Sonu DOLUSU ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "dolusu" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu dolusu ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında dolusu olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde dolusu olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

DOLUSU

Dolduracak kadar.

  -   -   -  

Anlamında DOLUSU bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DOLUSU geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AVHALAMAK

Avuç dolusu almak. El şakası yapmak. Örselemek, hırpalamak, ansızın altına almak. Öç almak. Öç almak için ele geçirmek, yakalamak. Birini beklemek. Hak aramak.

ÇEYNEM

Bir kere çiğnenecek kadar. Bir ağız dolusu.

CANSIN

"Sevgi dolusun, sevilmeye değersin, dostsun, sevgilisin" anlamında kullanılan bir isim".

MUT

Mutluluk. Mersin iline bağlı ilçelerden biri. Yaklaşık iki avuç dolusu tahılı içine alan ölçek.

GOÇAM

Bir ya da iki avuç dolusu.

GOŞA

Çift, çifte. Yuvarlak mertek. Bir ya da iki avuç dolusu. Çift, eş, benzer. Yan yana.

FASDAK

İki avuç dolusu. Çabuk ve ansızın anlamında kullanılır: İşi anlar anlamaz fasdak kayboldu.

AVHINLAMAK

Avuç dolusu almak.

APAS

Avuç, avuç dolusu: Bir apas şeker verdi.

AVSINLAMAK

Kestirmeden gitmek. Avuç dolusu almak. Masaj yapmak. Afsun yapmak. Hasta bir kimseyi ya da hayvanı din yoluyla, okuyarak iyileştirmek. Aldatmak, kandırmak, oyalamak, gafil avlamak.

KOŞAM

Avuç. İki avuç dolusu.

ÇENİZ

Çeyiz. Çeyiz, çeniz, çeyiz. Cihaz. Gelin çeyizi. Çeyiz: Ayşa'nın çenizi dört urgan dolusu.

APIŞLAMAK

Avuçlamak, avuç dolusu almak. Bağdaş kurmak. Duraklamak. Bacakları ayırmak. Geniş adımlarla hızlı hızlı yürümek. Adımlamak.

CELGİ

Bir ip dolusu (çamaşır hakkında): Bir celgi yunah yudum.

AVSUNLAMAK

Avuç dolusu almak. Hasta bir kimseyi ya da hayvanı din yoluyla, okuyarak iyileştirmek. Aldatmak, kandırmak, oyalamak, gafil avlamak. Fındık kabuklarını kabartmak, sıkışık durumdan kurtarmak. Hastaları iyileştirmek için okuyup üflemek, bir takım göreneksel işlemler yapmak. Zehirli hayvan sokmalarına karşı okuyup üfleyerek bağışıklık kazandırmak, şerbetlemek. Hastalık bulaştırmak. Kaba biçimde vurarak okşamak.

FASDAKLAMAK

Herhangi bir şeyden iki avuç dolusu almak. Bir işi baştan savma yapmak.

KAVRAM

Bir nesnenin veya düşüncenin zihindeki soyut ve genel tasarımı, mefhum, fehva, konsept, nosyon. Karın zarı, periton. Nesnelerin veya olayların ortak özelliklerini kapsayan ve bir ortak ad altında toplayan genel tasarım, mefhum, konsept, nosyon. Tutam, avuç dolusu.

GANGAL

Kangal. Eğrilmiş, kirman dolusu ipin yumağı. Çile halinde ip. Bir tutam, demet: Bir gangal ot ver. Simit: Çocuğa gangal alıverdim. Çengel. Pamuğu çıkarılmış koza. Eğri. Dallı budaklı. Kurutulmak üzere ipliğe dizilerek asılan tütün yaprağının büyük demeti. Dikenli bir çeşit ot. Deve dikeni. Yabani enginar. Çok zayıf insan ya da hayvan. Kangal dikeni. Yaprakları haşlanarak yenebilen, mor çiçekli bir bitki, devedikeni. Birbirine bağlanıp asılan mısır koçanları. Yarım ay şekli (boynuz için): Gangal boynuzlu öküzümüz var.

ELÇIN

Avuç dolusu didiklenmiş pamuk. (Yenikent Aksaray Niğde). Orakla ekin biçme sırasında elle tutulan ekin tutamı. (Dumlupınarköy Kütahya).

AŞK

Aşk hakkında çok fazla tanımlama yapılmıştır. Burada hepsinden bahsedersek, sayfalar dolusu metinler yazmamız gerekir. O yüzden, bu sayfada, diğer sayfalardaki tanımlamalardan farklı olarak, sadece aşk ve aşka benzer kelimelerin tanımını vererek, esas anlamını size bırakıyoruz.