DOLUSU ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "dolusu" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. dolusu ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu dolusu ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde dolusu olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

DOLUSU

Dolduracak kadar.

  -   -   -  

Anlamında DOLUSU bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DOLUSU geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AVSUNLAMAK

Avuç dolusu almak. Hasta bir kimseyi ya da hayvanı din yoluyla, okuyarak iyileştirmek. Aldatmak, kandırmak, oyalamak, gafil avlamak. Fındık kabuklarını kabartmak, sıkışık durumdan kurtarmak. Hastaları iyileştirmek için okuyup üflemek, bir takım göreneksel işlemler yapmak. Zehirli hayvan sokmalarına karşı okuyup üfleyerek bağışıklık kazandırmak, şerbetlemek. Hastalık bulaştırmak. Kaba biçimde vurarak okşamak.

AŞK

Aşk hakkında çok fazla tanımlama yapılmıştır. Burada hepsinden bahsedersek, sayfalar dolusu metinler yazmamız gerekir. O yüzden, bu sayfada, diğer sayfalardaki tanımlamalardan farklı olarak, sadece aşk ve aşka benzer kelimelerin tanımını vererek, esas anlamını size bırakıyoruz.

GOŞA

Çift, çifte. Yuvarlak mertek. Bir ya da iki avuç dolusu. Çift, eş, benzer. Yan yana.

APAS

Avuç, avuç dolusu: Bir apas şeker verdi.

KOŞAM

Avuç. İki avuç dolusu.

CANSIN

"Sevgi dolusun, sevilmeye değersin, dostsun, sevgilisin" anlamında kullanılan bir isim".

AVHINLAMAK

Avuç dolusu almak.

AVHALAMAK

Avuç dolusu almak. El şakası yapmak. Örselemek, hırpalamak, ansızın altına almak. Öç almak. Öç almak için ele geçirmek, yakalamak. Birini beklemek. Hak aramak.

APIŞLAMAK

Avuçlamak, avuç dolusu almak. Bağdaş kurmak. Duraklamak. Bacakları ayırmak. Geniş adımlarla hızlı hızlı yürümek. Adımlamak.

ÇENİZ

Çeyiz. Çeyiz, çeniz, çeyiz. Cihaz. Gelin çeyizi. Çeyiz: Ayşa'nın çenizi dört urgan dolusu.

GOÇAM

Bir ya da iki avuç dolusu.

GANGAL

Kangal. Eğrilmiş, kirman dolusu ipin yumağı. Çile halinde ip. Bir tutam, demet: Bir gangal ot ver. Simit: Çocuğa gangal alıverdim. Çengel. Pamuğu çıkarılmış koza. Eğri. Dallı budaklı. Kurutulmak üzere ipliğe dizilerek asılan tütün yaprağının büyük demeti. Dikenli bir çeşit ot. Deve dikeni. Yabani enginar. Çok zayıf insan ya da hayvan. Kangal dikeni. Yaprakları haşlanarak yenebilen, mor çiçekli bir bitki, devedikeni. Birbirine bağlanıp asılan mısır koçanları. Yarım ay şekli (boynuz için): Gangal boynuzlu öküzümüz var.

ÇEYNEM

Bir kere çiğnenecek kadar. Bir ağız dolusu.

CELGİ

Bir ip dolusu (çamaşır hakkında): Bir celgi yunah yudum.

MUT

Mutluluk. Mersin iline bağlı ilçelerden biri. Yaklaşık iki avuç dolusu tahılı içine alan ölçek.

ELÇIN

Avuç dolusu didiklenmiş pamuk. (Yenikent Aksaray Niğde). Orakla ekin biçme sırasında elle tutulan ekin tutamı. (Dumlupınarköy Kütahya).

FASDAKLAMAK

Herhangi bir şeyden iki avuç dolusu almak. Bir işi baştan savma yapmak.

FASDAK

İki avuç dolusu. Çabuk ve ansızın anlamında kullanılır: İşi anlar anlamaz fasdak kayboldu.

AVSINLAMAK

Kestirmeden gitmek. Avuç dolusu almak. Masaj yapmak. Afsun yapmak. Hasta bir kimseyi ya da hayvanı din yoluyla, okuyarak iyileştirmek. Aldatmak, kandırmak, oyalamak, gafil avlamak.

KAVRAM

Bir nesnenin veya düşüncenin zihindeki soyut ve genel tasarımı, mefhum, fehva, konsept, nosyon. Karın zarı, periton. Nesnelerin veya olayların ortak özelliklerini kapsayan ve bir ortak ad altında toplayan genel tasarım, mefhum, konsept, nosyon. Tutam, avuç dolusu.