Kelimeler arşivi içinde; sonunda "dirlik" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. Sonu dirlik ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında dirlik olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde dirlik olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
EĞİNDİRLİK, KARADİRLİK
KENDİRLİK
GADİRLİK, KEDİRLİK
DİRLİK
DİRLİK
Yaşayış, hayat, sağlık, varlık, geçim. Huzur, erinç. Osmanlı Devleti'nde bir hizmete karşılık olmak üzere bir kimseye devletçe verilen aylık veya bir yere bağlı gelir.
EĞİNDİRLİK
Elbise, gömlek gibi şeylerin çabuk eskimemesi için yakanın ön ve arka taraflarına konan astar.
KARADİRLİK
İçel kenti, Tarsus ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
GADİRLİK
Kıygı, gadir.
KENDİRLİK
Manisa şehrinde, Adala bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
KEDİRLİK
Saygı, kıymet bilme.
Bu bölümde tanımı içerisinde DİRLİK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DİLLİK
Kadının cinsiyet organının üst kısmında bulunan pek duygun küçük bir organ, bızır. Dirlik, rahatlık, düzenlik, huzur. Yemek. Kışın arı kovanlarına konulan pekmez. Dirlik düzenlik, huzur. Bireyler arasında anlaşmaya yanyan her çeşit işaret dizgesi. Bu işaretler beş duyumuzdan herhangi biri için olabilir. Fakat dilbilimin başlıca konusu, işaret olarak sesin kullanılmasına dayanan İŞİTMELİ DİLLİK (Langage auditif) olup buna SÖZLÜ DİLLİK veya KONUŞMA DİLLİĞİ (L. articulé ou parlé) de denir.
HASLILAR
Kendilerine timar ve zeamet yoluyla dirlik olarak toprak ayrılmış olan kimseler.
EMEZE
Mızmız, yaramaz, dirliksiz (çocuk).
HÖZEN
Geçimsiz, dirliksiz kişi.
DEDİRGİN
Rahatsız, dirliksiz. Tedirgin.
HUZUR
Dirlik, baş dinçliği, gönül rahatlığı, rahatlık, erinç. Ön, yan, kat, makam, yamaç. Bir yerde bulunma. Padişah katı.
HARÇLIKÇI
Savaşta bulunan timarlı sipahilerin, dirliklerinden elde edilmiş geliri alıp kendilerine getirmek üzere izinli gönderdikleri kimse.
ERİNÇ
Hiçbir eksiği, üzüntüsü ve acısı olmama durumu, dirlik, rahat, huzur.
SİNER
Dirlik, düzen, rabat : Ayşe'nin kocasından hiç sineri yok.
SEYREKLİK
Seyrek olma durumu, nadirlik.
CEBELİ
Osmanlı Devleti'nde, savaş sırasında tımar, zeamet sahiplerinin dirlikleri oranına göre yanlarında götürmekle yükümlü bulundukları atlı asker. Aynı dönemde illerdeki atlı inzibat kuvveti.
TATDIŞLIK
Rahatlık, dirlik, erinç : Şu evdeki tatdışılığa bayılırım.
DİRSİZLİK
Dirlik düzenlikten uzak durum.
DIRĞA
Düzen, dirlik. Erzak, yiyecek, içecek.
BARINMAK
Doğa etkilerinden korunmak için kapalı bir yere sığınmak. Bir yerde yatarak geceyi geçirmek. Yerleşmek, yaşamak için uygun şartlar bularak oturmak. Çevresiyle uyumlu, dirlik içinde yaşamak. Soyut kavram bir yerde etkili olmak, gelişecek ortamı bulmak.
SUYURGAL
İhsan, atiyye, hükümdar tarafından bağışlanan dirlik.
DİDİRGİN
Rahatsız, dirliksiz.
ERKLİLİK
Erkli olma durumu, muktedirlik, nüfuzluluk.
DÜZENLİK
Geçim, uyuşma. Rahat, asayiş, barışıklık, dirlik, intizam.
GEÇİMSİZ
Çevresindekilerle iyi geçinemeyen, kavga çıkaran, dirliksiz.