Kelimeler arşivi içinde; sonunda "dirsek" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu dirsek ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında dirsek olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde dirsek olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
DİRSEK
DİRSEK
Kol ile ön kol arasındaki eklemin arka yanı. Bir direği veya başka bir şeyi sağlamlaştırmak için yanına eğik olarak yerleştirilen ağaç, makas. Giysi kolunda bu organa denk gelen bölüm. Boruların doğrultusunu değiştirmekte kullanılan bağlantı parçası.
Bu bölümde tanımı içerisinde DİRSEK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
TRUAKAR
Kısa manto. Kol boyu dirsek ile bilek arasında olan (kadın giysisi).
DİRSEKLEME
Dirseklemek işi.
MAKAS
Bir eksen çevresinde dönebilecek biçimde çapraz eklemlenmiş, birbirine bakan yüzleri keskin iki çelik lamadan oluşmuş, arasına yerleştirilen herhangi bir şeyi kesmeye yarayan araç, sındı. Birbirine komşu iki demir yolu hattını hemen bunların uzantısındaki üçüncü hatta bağlamaya yarayan alet. Mobilyalarda yukarıdan aşağıya doğru açılan kapakları yatay konumda tutmak amacıyla yapılmış mafsallı, kollu kapak aracı. Su topunda iki ayağın teker teker yarım daire biçiminde çevrilmesiyle yapılmış olan bir hareket. Çatı ve köprülerde genellikle ağaç veya çelikten yapılan, ağırlığı karşılıklı iki ayağa veya duvara aktaran çatılmış kiriş sistemi. Üst uçları birbirine bağlı, alt uçları açık olan iki direkten kurulmuş, ağırlık kaldırma düzeni. Dirsek. Çalma, kırpma. Bazı araçlarda üst üste konulmuş birkaç yassı çelikten yay. Bazı eklem bacaklı hayvanların ön ayaklarında bulunan, savunma ve saldırmada kullanılan kıskaç. Birbirini kesen demir yolu kavşağı.
DÜMSÜK
Yumruk. Dirsekle vuruş.
SİLKME
Silkmek işi. İri doğranmış kabak, patlıcan vb. sebzelerle yapılmış olan et yemeği. Halterde ayakları açarak halteri önce omuz üstüne sonra baş üstüne, dirsekleri bükmeden kaldırma biçimi.
DİRSEKLEMEK
Dirsekle vurmak, dirsekle itmek.
ANKON
Dirsek.
DİDAK
Kolun dirsek kısmı. Gaga.
DÜMSÜKLEMEK
Dirsekle vurmak.
KOLÇAK
Yalnız başparmağı ayrı, diğer dört parmağı bir örülmüş yün eldiven. Kola geçirilen işaretli bağ, pazubent. Kadınların dirseklerine kadar taktıkları basmadan yapılmış olan süs eşyası. Koltuk veya iskemlenin kol konacak parçası. Ceket veya gömlek kollarının kirlenmesine engel olmak için bilekten dirseğe kadar geçirilen eğreti kolluk. Zırhın kola geçirilen parçası.
DİRSEKLİK
Koltuk, kanepe vb.nde dirsekleri dayamaya elverişli bölüm. Ceket kolunun dirsek bölümünü korumak veya yamamak için kullanılan (kumaş vb.). Dirsek olarak kullanılmaya uygun olan (ağaç, boru vb.).
KOPARMA
Koparmak işi. Halterde ayakları açarak halteri bir çırpıda baş üstüne, dirsekleri bükmeden kaldırma biçimi.
DÜMSÜYH
Dirsekle vuruş. İleriye doğru atılan yumruk.
ÇINAÇIK
Dirsek.
DORSOFLEKSİYO
Gebe döl yatağının üstten geriye doğru dirseklenmesi.
ARIŞ
Kolun dirsekten parmaklara kadar olan bölümü. Çözgü.
ÇINA
Dirsek.
DİRSEKLENMEK
Dirsek biçiminde kıvrılmak, dirsek oluşturmak. Dirsekle itilmek.
PAZI
Ispanakgillerden, yaprakları sebze olarak kullanılan bir bitki, yaban pancarı, yabani ıspanak (Beta vulgaris varcicla). Bir ekmeklik hamur topağı, beze. Kolun omuz ile dirsek arasındaki bölümünde bulunan, şişkince kas kitlesi.
DİRSEKLENME
Dirseklenmek işi.