Kelimeler arşivi içinde; sonunda "dirge" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. Sonu dirge ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında dirge olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde dirge olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
DİRGE
Demet.
ÇİLDİRGE
Davula vurulan küçük değnek. Kasapların kestikleri koyunu üfürmek için kullandıkları ince değnek.
GEDİRGE
Süs, ziynet. Bıçak ve benzerleri şeylerde girinti çıkıntı, tırtık.
BİLDİRGE
Beyanname.
Bu bölümde tanımı içerisinde DİRGE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ADANAT
Ekin demetlerini arabaya yüklemekte kullanılan üç çatallı alet, dirgen, anadut.
ADANAK
Ekin demetlerini arabaya yüklemekte kullanılan üç çatallı alet, dirgen, anadut.
DİRENLEMEK
Dirgenle yaymak.
İRCA
Eski biçimine sokma, çevirme. İndirgeme. Döndürme.
DİRGENLEMEK
Dirgenle yaymak.
İNDİRGEME
İndirgemek işi, irca, redüksiyon.
DİREN
Dirgen.
İNDİRGENME
İndirgenmek işi.
IRKÇILIK
İnsanların toplumsal özelliklerini biyolojik, ırksal özelliklerine indirgeyerek bir ırkın başka ırklara üstün olduğunu öne süren öğreti, rasizm.
ALDEHİT
Alkolleri oksitlendirme veya asitleri indirgeme yolu ile elde edilen uçucu bir sıvı.
İNDİRGENLİK
İndirgen olma durumu.
İNDİRGEYİCİ
İndirgeme işini yapan, yapabilecek özellikleri taşıyan madde.
ÇATAL
İki veya daha çok kola ayrılan değnek. Dirgen. Bir tür olta iğnesi. Ucu kollara ayrılmış. İki anlamlı, iki türlü anlaşılabilir. Dallı olan şeylerin her kolu. Yemek yerken kullanılan iki, üç veya dört uzun dişli çoğunlukla metal araç. İki taraflı. Yol, ağaç gibi kollara ayrılan şeylerin ayrılma yeri.
DOLDURMAK
Dolmasını sağlamak, dolu duruma getirmek. Ses, koku yayılıp kaplamak. Belirli bir süreyi kaplamak, almak. Bildirge, çizelge, fiş vb. basılı kâğıtların boş yerlerini tamamlamak. Araç deposunu akaryakıtla tamamen dolu duruma getirmek. Yaşını, yılını bitirmek. Ateşli silahların içine mermi sürmek. Birini, başkası için kötü düşünecek bir duruma getirmek. Canlılık kazandırmak.
TOPLA
Üç parmaklı dirgen.
İNDİRGENMEK
İndirgeme işi yapılmak.
BEYANNAME
Bir kimsenin resmî bir kuruluşa herhangi bir durumu bildirmek için verdiği çizelge, bildirge. Vergi yükümlülerinin belli zamanlarda, bağlı oldukları vergi dairelerine verdikleri gelir bildirme belgesi.
AKROSİYANOZ
İnsanlarda, kanda oksijen azalması veya indirgenmiş hâlde hemoglobin bulunması nedeniyle, ayak ve bacaklarda deri renginin bakışımlı olarak mavi veya mor renkte boyanması. Septisemiden ölen veya iyileşen buzağılarda genellikle kangrenle birlikte görülür.
REDÜKSİYON
İndirgeme.
MANTIKÇILIK
Mantık biliminin her şeyin üstünde olduğunu benimseyen felsefe. Bütün bilimleri matematik biçime indirgeyen ve matematiği mantığın bir uygulaması durumuna getiren öğreti.