Kelimeler arşivi içinde; başında "dirge" olan, toplam 11 adet kelime bulunmaktadır. dirge ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu dirge ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde dirge olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
DİRGENLEMEK
DİRGENLEME
DİRGENLER, DİRGENMEK, DİRGEŞMEK
DİRGEMEK, DİRGENDE
DİRGEN, DİRGET, DİRGEZ
DİRGE
DİRGE
Demet.
DİRGEŞMEK
Karşılıklı ayak diremek. Karşı gelmek.
DİRGEZ
Az pişmiş, diri. Unun içindeki iri taneler. Sert, dik.
DİRGET
Harmanda sapları yaymaya yarayan demir ya da tahtadan yapılmış ucu çatallı tarım aygıtı.
DİRGEMEK
Havale etmek.
DİRGENLEME
Dirgenlemek işi.
DİRGENLER
Antalya ilinde, Kaş ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
DİRGENDE
Çatal.
DİRGENMEK
Dayanmak, istinat etmek.
DİRGEN
Genellikle harmanda sapları yaymaya yarayan demirden, çatallı bir tarım aracı, diren.
DİRGENLEMEK
Dirgenle yaymak.
Bu bölümde tanımı içerisinde DİRGE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
İNDİRGEME
İndirgemek işi, irca, redüksiyon.
İNDİRGENLİK
İndirgen olma durumu.
ADANAK
Ekin demetlerini arabaya yüklemekte kullanılan üç çatallı alet, dirgen, anadut.
ÇATAL
İki veya daha çok kola ayrılan değnek. Dirgen. Bir tür olta iğnesi. Ucu kollara ayrılmış. İki anlamlı, iki türlü anlaşılabilir. Dallı olan şeylerin her kolu. Yemek yerken kullanılan iki, üç veya dört uzun dişli çoğunlukla metal araç. İki taraflı. Yol, ağaç gibi kollara ayrılan şeylerin ayrılma yeri.
İNDİRGENME
İndirgenmek işi.
İRCA
Eski biçimine sokma, çevirme. İndirgeme. Döndürme.
AKTARACAK
Sacın üzerindeki yufkayı çevirmeye yarıyan, yassı demir veya tahta aygıt. Dirgen: Akratacağı harmana gönderiver.
İNDİRGENMEK
İndirgeme işi yapılmak.
DOLDURMAK
Dolmasını sağlamak, dolu duruma getirmek. Ses, koku yayılıp kaplamak. Belirli bir süreyi kaplamak, almak. Bildirge, çizelge, fiş vb. basılı kâğıtların boş yerlerini tamamlamak. Araç deposunu akaryakıtla tamamen dolu duruma getirmek. Yaşını, yılını bitirmek. Ateşli silahların içine mermi sürmek. Birini, başkası için kötü düşünecek bir duruma getirmek. Canlılık kazandırmak.
DİREN
Dirgen.
IRKÇILIK
İnsanların toplumsal özelliklerini biyolojik, ırksal özelliklerine indirgeyerek bir ırkın başka ırklara üstün olduğunu öne süren öğreti, rasizm.
DİRENLEMEK
Dirgenle yaymak.
AKROSİYANOZ
İnsanlarda, kanda oksijen azalması veya indirgenmiş hâlde hemoglobin bulunması nedeniyle, ayak ve bacaklarda deri renginin bakışımlı olarak mavi veya mor renkte boyanması. Septisemiden ölen veya iyileşen buzağılarda genellikle kangrenle birlikte görülür.
ADANAT
Ekin demetlerini arabaya yüklemekte kullanılan üç çatallı alet, dirgen, anadut.
MANTIKÇILIK
Mantık biliminin her şeyin üstünde olduğunu benimseyen felsefe. Bütün bilimleri matematik biçime indirgeyen ve matematiği mantığın bir uygulaması durumuna getiren öğreti.
TOPLA
Üç parmaklı dirgen.
REDÜKSİYON
İndirgeme.
ALDEHİT
Alkolleri oksitlendirme veya asitleri indirgeme yolu ile elde edilen uçucu bir sıvı.
BEYANNAME
Bir kimsenin resmî bir kuruluşa herhangi bir durumu bildirmek için verdiği çizelge, bildirge. Vergi yükümlülerinin belli zamanlarda, bağlı oldukları vergi dairelerine verdikleri gelir bildirme belgesi.
İNDİRGEYİCİ
İndirgeme işini yapan, yapabilecek özellikleri taşıyan madde.