Kelimeler arşivi içinde; sonunda "dince" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu dince ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında dince olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde dince olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
DİNCE
Dinî bakımdan, dine göre.
KENDİNCE
Kendine göre, kendi bakımından.
Bu bölümde tanımı içerisinde DİNCE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ENGÜÇ
Elbette, şüphesiz, her halde, her ne olursa olsun, nasıl olsa, ister istemez. Kırmızı toprak. Doğal olarak: Oğlum okula gidince engüç pekiyle geçecek.
TASİTMAK
Beklenmedik bir şey karşısında şaşırmak, neye uğradığını bilememek : Parasını kaybedince tasitti.
EKDİ
Oğlak. Yetim çocuk. Yanaşma, piç, öksüz. Anası başka bir kocaya gidince babasının evinde kalan çocuk. Serseri, başıboş. İki yüzlü, yüze gülücü. Kurnaz, açıkgöz (insan). Anası ölüp de başka bir koyuna alıştırılan ya da elde beslenen kuzu. Önüne gelen koyunu emen kuzu. Alışkın, evcil. Asalak, başkalarının sırtından geçinen. Arsız, yüzsüz, görgüsüz. Hizmetçi. Halk dilinde Mezbaha.
KENDİSİNCE
Kendince.
ANRAMAK
Hayvanlar toprakta yatıp yuvarlanmak. Boşalmak, sessizleşmek: Komşular gidince evimiz anradı kaldı. Sağırlaşmak, dilsiz kalmak (ilenç olarak), inşallah anrarsın. Çoğalmak, gürleşmek. Homurtulu ses çıkarmak, haykırmak, kükremek.
DİNCELTME
Dinceltmek işi.
DİNCELME
Dincelmek işi.
GİDİŞLİ
Gidince.
GAYGANA
Yumurta ve un, yağda kızartılarak yapılan bir çeşit omlet. Yumurta un ve benzerleri şeyler, yağda kızartılarak yapılan bir çeşit tatlı. Yumurtaya batırılarak yağda kızartılan ekmek. Yağda kızartılarak yapılan bir çeşit börek. Toprağın sertleşmesi hali: Tarla, su görüpte havalar kurak gidince kaygana gibi kaldı. Bahçıvan tırmığı. Yağda kızartılarak yapılan ince mısır ekmeği. Küçük, demir tırmık. (Satılmış Eskişehir). Un, yumurta ve yağla yapılan aş. Pekmez, un ve yağla yapılan tatlı.
GERÇEKÜSTÜCÜLÜK
Aklın, geleneklerin, alışkanlıkların denetiminden uzak bilinçaltı gerçeklerini yansıtan yani bilinen gerçekle bağını kesip kendince bir gerçek yaratmak amacını güden edebiyat ve sanat akımı, sürrealizm.
İÇİN
Amacıyla, maksadıyla. Düşüncesince, kendince, göre. Özgü, ayrılmış. Ant deyimleri yapan bir söz. Karşılığında, karşılık olarak. Oranla, göz önünde tutulursa. Uğruna, yoluna. -den dolayı, -den ötürü. Neden ve sonuç belirten bir söz. Hakkında. Süre belirten bir söz.
KİŞİSİZ
Kişi fikri vermiyen fiil şekli. Gitmek, giden, gidince, giderek gibi.
STERKOBİLİN
Dışkıdaki sterkobilinojenin havayla temas edince oksitlenmesi sonucu meydana gelen ve dışkının rengini veren portakal sarısı rengindeki madde.
ÜROBİLİN
Dışkı ve idrarla atılan ürobilinojenin havayla temas edince oksitlenmesi sonucu meydana gelen, dışkı ve özellikle idrara rengini veren madde.