Kelimeler arşivi içinde; başında "dince" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. dince ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu dince ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde dince olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
DİNCERLEMEK
DİNCELTMEK
DİNCELMEK, DİNCELTME, DİNCETMEK
DİNCELME
DİNCE
DİNCE
Dinî bakımdan, dine göre.
DİNCELTMEK
Canlılığını, dinçliğini, zindeliğini sağlamak.
DİNCELMEK
Dinçleşmek.
DİNCELME
Dincelmek işi.
DİNCELTME
Dinceltmek işi.
DİNCERLEMEK
Bir malın alım satımında fiyat üzerinde direnmek.
DİNCETMEK
Tarlayı nadasa bırakmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde DİNCE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KİŞİSİZ
Kişi fikri vermiyen fiil şekli. Gitmek, giden, gidince, giderek gibi.
GAYGANA
Yumurta ve un, yağda kızartılarak yapılan bir çeşit omlet. Yumurta un ve benzerleri şeyler, yağda kızartılarak yapılan bir çeşit tatlı. Yumurtaya batırılarak yağda kızartılan ekmek. Yağda kızartılarak yapılan bir çeşit börek. Toprağın sertleşmesi hali: Tarla, su görüpte havalar kurak gidince kaygana gibi kaldı. Bahçıvan tırmığı. Yağda kızartılarak yapılan ince mısır ekmeği. Küçük, demir tırmık. (Satılmış Eskişehir). Un, yumurta ve yağla yapılan aş. Pekmez, un ve yağla yapılan tatlı.
ÜROBİLİN
Dışkı ve idrarla atılan ürobilinojenin havayla temas edince oksitlenmesi sonucu meydana gelen, dışkı ve özellikle idrara rengini veren madde.
EKDİ
Oğlak. Yetim çocuk. Yanaşma, piç, öksüz. Anası başka bir kocaya gidince babasının evinde kalan çocuk. Serseri, başıboş. İki yüzlü, yüze gülücü. Kurnaz, açıkgöz (insan). Anası ölüp de başka bir koyuna alıştırılan ya da elde beslenen kuzu. Önüne gelen koyunu emen kuzu. Alışkın, evcil. Asalak, başkalarının sırtından geçinen. Arsız, yüzsüz, görgüsüz. Hizmetçi. Halk dilinde Mezbaha.
STERKOBİLİN
Dışkıdaki sterkobilinojenin havayla temas edince oksitlenmesi sonucu meydana gelen ve dışkının rengini veren portakal sarısı rengindeki madde.
TASİTMAK
Beklenmedik bir şey karşısında şaşırmak, neye uğradığını bilememek : Parasını kaybedince tasitti.
ANRAMAK
Hayvanlar toprakta yatıp yuvarlanmak. Boşalmak, sessizleşmek: Komşular gidince evimiz anradı kaldı. Sağırlaşmak, dilsiz kalmak (ilenç olarak), inşallah anrarsın. Çoğalmak, gürleşmek. Homurtulu ses çıkarmak, haykırmak, kükremek.
GERÇEKÜSTÜCÜLÜK
Aklın, geleneklerin, alışkanlıkların denetiminden uzak bilinçaltı gerçeklerini yansıtan yani bilinen gerçekle bağını kesip kendince bir gerçek yaratmak amacını güden edebiyat ve sanat akımı, sürrealizm.
ENGÜÇ
Elbette, şüphesiz, her halde, her ne olursa olsun, nasıl olsa, ister istemez. Kırmızı toprak. Doğal olarak: Oğlum okula gidince engüç pekiyle geçecek.
İÇİN
Amacıyla, maksadıyla. Düşüncesince, kendince, göre. Özgü, ayrılmış. Ant deyimleri yapan bir söz. Karşılığında, karşılık olarak. Oranla, göz önünde tutulursa. Uğruna, yoluna. -den dolayı, -den ötürü. Neden ve sonuç belirten bir söz. Hakkında. Süre belirten bir söz.
KENDİSİNCE
Kendince.
GİDİŞLİ
Gidince.