Sonu DİKÇE ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "dikçe" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu dikçe ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında dikçe olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde dikçe olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

DİKÇE

Dik olarak, diklemesine.

  -   -   -  

Anlamında DİKÇE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DİKÇE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

PIRLAĞUÇ

Bostanlarda kuşları ürkütmek için kurulan ve rüzgârla dönerek ses çıkaran fırıldak. Ortasındaki iki deliğe bir sap iplik geçirilip uçları bağlandıktan sonra, iki taraftan çekildikçe dönen kurs şeklinde bir çocuk oyuncağı, fırıldak, topaç.

DÖYNEMEK

Telâşlı bir şekilde dolaşmak. Boşu boşuna gezip dolaşmaktan yorulmak. Devamlı hareket halinde olmak: Rüzgâr döynedikçe döynedi.

ÇAKILDAK

Bir çarkın yalnız bir yöne doğru işlemesine yol verip tersine dönmesini önleyen veya değirmen, su dolabı vb. makinelerin işleyişini çıkardığı sesle kontrole yarayan parça. Koyunların kuyrukları altındaki kıllara yapışıp kuruyan pislik. Elde çevrildikçe gürültülü ses çıkaran, değirmi biçiminde bir çocuk oyuncağı.

GAZOZAĞACI

Çok saçma söz. Oyunda yenildikçe rakibine ve izleyenlere sürekli içecek ısmarlayan oyuncu.

GELMEK

Ulaşmak, varmak. Kazanılmak, sağlanılmak. Akmak. Herhangi bir sırada bulunmak. Bir şeye sonradan inanmak, doğruluğuna hak vermek, eğilim göstermek, kabul etmek. Dayanmak, tahammül etmek. İsabet etmek. Ortaya çıkmak, doğmak. -dikçe, -esi biçiminde kullanılan sıfat-fiil eklerinden sonra geldiğinde önceki fiille ilgili olarak pekiştirilmiş bir istek ve sürerlik bildiren bir fiil. Kadar olmak. İzlemek, takip etmek. Katılmak, eklenmek. Oturmaya, ziyarete gitmek. Yönelme durumundaki bazı kelimelere getirilerek birleşik fiil yapar. İhtiyaç anlatan deyimler kurmaya yarayan bir fiil. Etkisini herhangi bir biçimde göstermek. Mal olmak. Belli bir süre dolmak. Biriyle birlikte gitmek. Uymak. Getirmek. Bir yerden alınıp bir yere ulaştırılmak. Varlığını sürdürmek, yaşamak, intikal etmek. Başlamak, ortaya çıkmak. Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Türemek. Belli bir zamana ulaşmak. Görünmek, sanılmak. Düşmek, rast gelmek. Çıkmak, yönelmek. -mez, -mezlik ile birlikte yapmacık anlatan deyimler yapar. Daha önce üzerinde durulmuş olan bir konuya yeniden dönmek. Uygun düşmek. Kendine yapılmış olan herhangi bir davranış veya durumu iyi karşılamak. Olmak, -e uğramak. Sonuç çıkmak.

ÖKROMATİN

Çekirdek içinde bulunan ve genellikle açık renkli görülen, hücre sentez fazında iken boyayı az emen, hücre bölünmesi ilerledikçe boyanma özelliği artan, bölünmenin sonuna doğru tekrar azalan, kromozomların aktif genleri kapsadığı düşünülen bölgesi. Çekirdek içinde bulunan ve genellikle açık renkli görülen, hücre sentez fazındayken boyayı az emen, hücre bölünmasi ilerledikçe boyanma özelliği artan, bölünmenin sonuna doğru tekrar azalan, kromozomların aktif genleri taşıdığı düşünülen bölgesi. Kromatin.

DİKİRAK

Az dik, dikçe. Az büyük, büyücek.

ÖYKROMATİN

Kromozomun faal genleri kapsadığı düşünülen bölgesi. Çekirdek dinlenme halinde iken az boya tutar. Bölünen çekirdekte, bölünme ilerledikçe boyanma özelliği artar, bölünmenin sonuna doğru tekrar azalır.

KORAŞ

Yakın arkadaş (çocuklar arasında). İçine yapılan küçük pencereli bir duvar ile bacasının daha iyi çekmesi sağlanmış olan ocak çeşidi ve bu duvarda bulunan küçük pencere. Bu tür ocaklarda ateş yakılacak yerin arkasından başlamak ve yükseldikçe öne doğru yaklaşmak üzere bir duvar yapılır. Duvarın üstü ocak bacasının ağzını tavan gibi kapatır. Bu duvarın yükselen yüzünün ortasında bırakılan bir küçük pencere baca boşluğuna açılır. Ocakta yakılan ateşin dumanı bu delikten bacaya geçer.

OLAM

Daha çok : Ben sus dedikçe olam bağırıyordu.

GİTTİKÇE

Zaman ilerledikçe, gitgide, giderek.

YOĞRUK

Çekildikçe uzayan, kuvvet kalkınca eski durumuna dönmeyen özdek. Isı ile ya da sıkıştırılarak işlenebilen ve bu etkiler kalkınca biçimini koruyan yapay reçineler ya da bunların karışımları.

BAYRAMBEYİ

Midesi bozulup geğirdikçe pis koku çıkaran kişi.

PİNTİŞMEK

Bir kimseyi çok rahatsız etmek, başına bela olmak: Ben kendisinden çekindikçe üstüme pin-tişiyor.

EŞDÖNÜŞÜR

Belirli bir öbeğe göre konsayı dizgesi değiştirildikçe görünümünü değiştirmeyen (gerey denklemleri), birlikte değişen (gerey bileşenleri). Yerlemler çatkısı değiştiğinde gergen birleşenleri birlikte değişen (öbekler).

DİKLEMESİNE

Dik olarak, dikçe.

GİTGİDE

Zaman ilerledikçe, giderek, gittikçe, ileride.

FIRFIRI

Fırıldak, rüzgâr gülü. Sözünde durmayan, dönek. Topaç. Ortasında delinmiş iki deliğe geçirilen iplik iki yana çekildikçe fırıl fırıl dönen ve değirmi şekilde kesilmiş kösele veya tahtadan yapılmış olan bir oyuncak.