Kelimeler arşivi içinde; başında "dikçe" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. dikçe ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu dikçe ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde dikçe olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
DİKÇE
DİKÇE
Dik olarak, diklemesine.
Bu bölümde tanımı içerisinde DİKÇE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÖKROMATİN
Çekirdek içinde bulunan ve genellikle açık renkli görülen, hücre sentez fazında iken boyayı az emen, hücre bölünmesi ilerledikçe boyanma özelliği artan, bölünmenin sonuna doğru tekrar azalan, kromozomların aktif genleri kapsadığı düşünülen bölgesi. Çekirdek içinde bulunan ve genellikle açık renkli görülen, hücre sentez fazındayken boyayı az emen, hücre bölünmasi ilerledikçe boyanma özelliği artan, bölünmenin sonuna doğru tekrar azalan, kromozomların aktif genleri taşıdığı düşünülen bölgesi. Kromatin.
DİKİRAK
Az dik, dikçe. Az büyük, büyücek.
GAZOZAĞACI
Çok saçma söz. Oyunda yenildikçe rakibine ve izleyenlere sürekli içecek ısmarlayan oyuncu.
KORAŞ
Yakın arkadaş (çocuklar arasında). İçine yapılan küçük pencereli bir duvar ile bacasının daha iyi çekmesi sağlanmış olan ocak çeşidi ve bu duvarda bulunan küçük pencere. Bu tür ocaklarda ateş yakılacak yerin arkasından başlamak ve yükseldikçe öne doğru yaklaşmak üzere bir duvar yapılır. Duvarın üstü ocak bacasının ağzını tavan gibi kapatır. Bu duvarın yükselen yüzünün ortasında bırakılan bir küçük pencere baca boşluğuna açılır. Ocakta yakılan ateşin dumanı bu delikten bacaya geçer.
PİNTİŞMEK
Bir kimseyi çok rahatsız etmek, başına bela olmak: Ben kendisinden çekindikçe üstüme pin-tişiyor.
OLAM
Daha çok : Ben sus dedikçe olam bağırıyordu.
EŞDÖNÜŞÜR
Belirli bir öbeğe göre konsayı dizgesi değiştirildikçe görünümünü değiştirmeyen (gerey denklemleri), birlikte değişen (gerey bileşenleri). Yerlemler çatkısı değiştiğinde gergen birleşenleri birlikte değişen (öbekler).
ÖYKROMATİN
Kromozomun faal genleri kapsadığı düşünülen bölgesi. Çekirdek dinlenme halinde iken az boya tutar. Bölünen çekirdekte, bölünme ilerledikçe boyanma özelliği artar, bölünmenin sonuna doğru tekrar azalır.
GİTGİDE
Zaman ilerledikçe, giderek, gittikçe, ileride.
GELMEK
Ulaşmak, varmak. Kazanılmak, sağlanılmak. Akmak. Herhangi bir sırada bulunmak. Bir şeye sonradan inanmak, doğruluğuna hak vermek, eğilim göstermek, kabul etmek. Dayanmak, tahammül etmek. İsabet etmek. Ortaya çıkmak, doğmak. -dikçe, -esi biçiminde kullanılan sıfat-fiil eklerinden sonra geldiğinde önceki fiille ilgili olarak pekiştirilmiş bir istek ve sürerlik bildiren bir fiil. Kadar olmak. İzlemek, takip etmek. Katılmak, eklenmek. Oturmaya, ziyarete gitmek. Yönelme durumundaki bazı kelimelere getirilerek birleşik fiil yapar. İhtiyaç anlatan deyimler kurmaya yarayan bir fiil. Etkisini herhangi bir biçimde göstermek. Mal olmak. Belli bir süre dolmak. Biriyle birlikte gitmek. Uymak. Getirmek. Bir yerden alınıp bir yere ulaştırılmak. Varlığını sürdürmek, yaşamak, intikal etmek. Başlamak, ortaya çıkmak. Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Türemek. Belli bir zamana ulaşmak. Görünmek, sanılmak. Düşmek, rast gelmek. Çıkmak, yönelmek. -mez, -mezlik ile birlikte yapmacık anlatan deyimler yapar. Daha önce üzerinde durulmuş olan bir konuya yeniden dönmek. Uygun düşmek. Kendine yapılmış olan herhangi bir davranış veya durumu iyi karşılamak. Olmak, -e uğramak. Sonuç çıkmak.
DİKLEMESİNE
Dik olarak, dikçe.
ÇAKILDAK
Bir çarkın yalnız bir yöne doğru işlemesine yol verip tersine dönmesini önleyen veya değirmen, su dolabı vb. makinelerin işleyişini çıkardığı sesle kontrole yarayan parça. Koyunların kuyrukları altındaki kıllara yapışıp kuruyan pislik. Elde çevrildikçe gürültülü ses çıkaran, değirmi biçiminde bir çocuk oyuncağı.
FIRFIRI
Fırıldak, rüzgâr gülü. Sözünde durmayan, dönek. Topaç. Ortasında delinmiş iki deliğe geçirilen iplik iki yana çekildikçe fırıl fırıl dönen ve değirmi şekilde kesilmiş kösele veya tahtadan yapılmış olan bir oyuncak.
YOĞRUK
Çekildikçe uzayan, kuvvet kalkınca eski durumuna dönmeyen özdek. Isı ile ya da sıkıştırılarak işlenebilen ve bu etkiler kalkınca biçimini koruyan yapay reçineler ya da bunların karışımları.
DÖYNEMEK
Telâşlı bir şekilde dolaşmak. Boşu boşuna gezip dolaşmaktan yorulmak. Devamlı hareket halinde olmak: Rüzgâr döynedikçe döynedi.
PIRLAĞUÇ
Bostanlarda kuşları ürkütmek için kurulan ve rüzgârla dönerek ses çıkaran fırıldak. Ortasındaki iki deliğe bir sap iplik geçirilip uçları bağlandıktan sonra, iki taraftan çekildikçe dönen kurs şeklinde bir çocuk oyuncağı, fırıldak, topaç.
GİTTİKÇE
Zaman ilerledikçe, gitgide, giderek.
BAYRAMBEYİ
Midesi bozulup geğirdikçe pis koku çıkaran kişi.