DİKİL ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "dikil" olan, toplam 15 adet kelime bulunmaktadır. dikil ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu dikil ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde dikil olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

DİKİLEBİLMEK, DİKİLİVERMEK

11 harfli kelimeler

DİKİLEBİLME, DİKİLİVERME, DİKİLTOKMAK

10 harfli kelimeler

DİKİLİKAYA

9 harfli kelimeler

DİKİLENTİ, DİKİLİTAŞ

8 harfli kelimeler

DİKİLGEN, DİKİLMEK

7 harfli kelimeler

DİKİLİK, DİKİLİŞ, DİKİLME

6 harfli kelimeler

DİKİLİ

5 harfli kelimeler

DİKİL

Bazı kelimelerin anlamları

DİKİL

Horoz. Alık.

DİKİLMEK

Dikme işi yapılmak. Dikme işi yapılmak. Ayakta durmak. Karşı koymak, engellemek. Dik duruma gelmek. Bazı üreme organları dokularına kan dolmasıyla sert ve dik bir duruma gelmek. Göz belli bir noktaya uzun süre bakmak.

DİKİLME

Dikilmek işi.

DİKİLEBİLMEK

Dikilme imkânı veya olasılığı bulunmak.

DİKİLİŞ

Dikilme işi.

DİKİLEBİLME

Dikilebilmek işi.

DİKİLİVERMEK

Ansızın veya çabucak dikilmek.

DİKİLİKAYA

Eskişehir ilinde, Çifteler belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

DİKİLİTAŞ

(Mimarlık) Önemli bir olayın ya da bir utkunun anısı için dikilmiş tek parça yüksek taş. Dikine yerleştirilmiş, tek parça taştan yapılmış anıt. Adana ilinde, Kozan ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Adana şehri, Kösreli nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Adıyaman şehri, Kızılin nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Ankara kenti, İkizce nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. İçel kenti, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Kayseri ilinde, Örenşehir bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Konya şehri, Seydişehir ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Manisa kenti, Demirci belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Niğde şehri. Sivas kenti, Yavu nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

DİKİLGEN

Yel, sancı. Sancı.

DİKİLENTİ

Yel, sancı.

DİKİLTOKMAK

Tepe taklak: Dikiltokmak düştü.

DİKİLİVERME

Dikilivermek işi.

DİKİLİ

Dikilmiş olan. İzmir iline bağlı ilçelerden biri.

DİKİLİK

Yün ve tiftikten bükülerek yapılan ince ip.

  -   -   -  

Anlamında DİKİL bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DİKİL geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇELİK

Su verilerek çok sert ve esnek bir duruma getirilebilen, birleşiminde az miktarda karbon bulunan demir ve karbon alaşımı, polat. Bir ağacı aşılamak amacıyla hazırlanmış dal. Bu alaşımdan yapılmış. Gemilerde, üzerine halat veya ip geçirip tutturmaya yarayan, ağaç veya metalden yapılmış kısa değnek. Çocukların çelik çomak oyununda ucuna çomakla vurarak havaya kaldırdıkları iki tarafı sivri, kısa değnek. Kısa kesilmiş dal. Kök salması için yere dikilen dal. Zayıf fakat güçlü (vücut).

BİÇMEK

Belli bir biçim vererek kesmek. Dikilecek kumaşı belli bir ölçüye ve modele uygun olarak makasla kesmek. Değer, paha, fiyat belirlemek. Tahmin etmek, kestirmek. Yaylım ateşiyle öldürmek. Ekin, ot vb.ni orakla, tırpanla, makine ile kesmek.

DUBLE

Belirli miktarın veya büyüklüğün iki katı. İçkide belirli olan tek ölçüsünün iki katı. Giysilerin iç bölümüne geçirilip kumaşla birlikte dikilen astar veya giysilerin içine ayrı olarak giyilen giyecek.

BÜZGÜLÜ

Büzgüsü olan, büzülerek dikilmiş olan.

BAĞ

Bir şeyi başka bir şeye veya birçok şeyi topluca birbirine tutturmak için kullanılan ip, sicim, şerit, tel vb. düğümlenebilir nesne. Meyve bahçesi. Üzüm kütüklerinin dikili bulunduğu toprak parçası. Bir halat üzerine atılan sağlam, düzgün ve istendiğinde kolayca çözülebilen her türlü düğüm. Kemikleri birbirine bağlamaya, iç organları yerinde tutmaya yarayan lif demeti. Nota yazarken yan yana gelen aynı veya farklı değerdeki notaların birbirine bağlanarak çalınacağını belirtmek için yapılmış olan yay biçimindeki işaret. İlgi, ilişki, rabıta. Bağlam, deste, demet. Sargı.

ÇIĞALANMAK

Atın kuyruğu horoz kuyruğu gibi dikilmek.

DİKİŞ

Dikme işi. Dikilecek şey. Dikilen yer. Giysi üzerinde gözle görülen dikilmiş iplik yolu. Giysi dikme işi, terzilik.

DAR

İçine alacağı şeye oranla ölçüleri yetersiz olan, geniş ve bol karşıtı. İdam mahkûmlarını asmak için dikilen direk. Yetersiz. Yurt. Güçlükle, ucu ucuna, ancak. Genişliği az veya yetersiz olan, ensiz, mikro. Sıkıntılı. Az, elverişsiz, sınırlı. Ev.

ARIK

Ark. Fide ya da fidan dikilen yer. Zayıf, cılız, kuru, sıska.

APLİKASYON

Uygulama. Bir kumaş üzerine başka bir kumaş parçası veya bir dantel dikilerek yapılmış olan süs. Eldeki haritaya göre arazi üzerinde bir parseli kazıklarla belirtme.

DOLMEN

İkisi dikili, üçüncüsü de bunların üzerine kapak gibi yatırılmış üç büyük taştan oluşturulmuş Taş Devri mezarı.

BALBAL

Eski Türklerde kişinin anılması için mezarının veya bazı kurganların etrafına dikilen taş.

DURMAK

Hareketsiz durumda olmak. Ara vermek. Varlığını sürdürmek. Birisinin malı olarak bulunmak ya da o malla ilişkisi olmak. İşlemez olmak, çalışmamak. Dinmek, kesilmek. Bir konuyla çok ilgilenmek, üstüne düşmek. Beklemek, dikilmek. Bir yerde olmak veya bulunmak. Yaşamak. Bir yerde bir süre oyalanmak, eğlenmek, eğleşmek, tevakkuf etmek. Kalmak. Belli bir durumda, bir görevde bulunmak. Var olmak. Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur: Çalışadurmak, bakadurmak, getiredurmak, yiyedurmak gibi.

DÜĞME

Giyecek, yorgan vb.nin bazı yerlerine ilikleyici veya süs olarak dikilen kemik, metal, sedef gibi sert maddelerden yapılmış küçük tutturma aracı. Çevrilmek veya üzerine basılmak yoluyla bir elektrik akımını açan, kapayan, herhangi bir makineyi işleten veya durduran parça. Üst deri altındaki kıkırdak ve yağdan oluşmuş düğme biçimindeki çıkıntı.

BASKI

Bir eserin basılış biçimi veya durumu. Bası sayısı. Belirli ruhsal etkinlik ve süreçleri, kişinin isteği dışında bilinçaltına itmesi veya bu itilenlerin bilince çıkmasını önleme durumu. Giysinin içine kıvrılıp dikilen kenarı. Bir maddeyi sıkıp ezen alet, pres. Top oyunlarında karşı takım oyuncusunun hareketini ve sonuç almasını engellemek amacıyla uygulanan yakın savunma durumu, pres. Bir eserin tekrarlanarak yapılmış olan baskı işlemlerinden her biri, edisyon. Hak ve özgürlükleri kısıtlayarak zor altında bulundurma durumu, tahakküm.

DİP

Oyuk veya çukur bir şeyin en alt bölümü. Kapalı bir yerin kapıya göre en uzak bölümü. Dikili duran bir şeyin yerle birleştiği nokta ve çevresi veya bir şeyin yanı başı. Taban. Arka, kıç.

AKÇAAĞAÇ

Akçaağaçgillerden, süs ağacı olarak da dikilen, tahtası hafif ve sağlam bir ağaç, isfendan (Acer).

DİKME

Dikmek işi. Fidan, yeni dikilmiş fidan. Yük kaldırmakta kullanılan bir direkli maçuna. Bir evde aileyi sürdürecek olan tek çocuk. Dikey olan doğru veya düzlem, amut. Ağaç, direk. Ahşap yapılarda pencere ve kapı yanlarına dikilen direklerden her biri.

ÇITÇIT

Üzerinde dikili bulundukları şeyin iki kenarını üst üste getirerek birleştirmeye ve tutturmaya yarayan, iki parçadan yapılmış metal nesne, fermejüp, kopça. Mobilya kapaklarını, kapıları kilitleme ve sürgülemenin dışında kapalı tutmaya yarayan ve az bir kuvvetle açılıp kapanmasını sağlayan iki parçalı metal veya plastik araç. Kadınların saçlarını daha uzun göstermek için taktıkları ek şaç.

ARDA

İşaret olarak yere dikilen çubuk. Maden üzerine kazıma yapmak ve çıkrıkta çevrilen şeyleri yontmak için kullanılan çelik kalem. Ardıl.