Sonu DEĞİNİ ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "değini" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu değini ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında değini olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde değini olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

DEĞİNİ

Değinme.

  -   -   -  

Anlamında DEĞİNİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DEĞİNİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

APİKOPLAST

Sporozoanların hareketli ve enfektif çekirdeğinin önünde golgi aygıtına çok yakın olarak yerleşmiş tipik bir organel. Sporozoonların hareketli ve enfektif evrelerinde merozoitler ve sporozoitler gibi çekirdeğin önünde golgi aygıtına çok yakın olarak yerleşmiş tipik bir organel.

CIRCIR

Pamuk kozalarının pamuğunu ve çekirdeğini birbirinden ayıran çıkrık. Ağustos böceği. Fermuar. Döven. Geveze. Suyu az akan çeşme. İshal, sürgün. Kapı gıcırtısı. Kolun bir doğrultudaki hareketinde cırıltılı bir ses çıkararak boşa gitmesini, öteki doğrultudaki hareketinde, gövdenin dönmesini sağlayan düzen. Demircilikte somun açmak için kullanılan araç. (Aksaray Niğde). Ekini saman durumuna getiren araç. (Yenikent Aksaray Niğde).

DEĞİNİLEBİLMEK

Değinilme imkânı veya olasılığı bulunmak.

ÇEKİRDECİK

Hücre çekirdeğinin içinde tek veya birden çok bulunan yuvarlak cisim.

DOLANCA

Ağınım kuvveti etkisi altında bulunan bir gökcisminin, uzayda izlediği kapalı yörünge. Bir eksiciğin yük çekimi etkisinde öğecik çekirdeğinin çevresinde izlediği kapalı yörünge.

ANDROGENEZ

Dişi gametin çekirdeğinin döllenmeye katılmaması ile sadece babadan gelen kromozomları taşıyan embriyonun gelişmesi; erkek gametin gelişmesi.

NÜKLEON

Atom çekirdeğini oluşturan proton ve nötronun ortak adı.

FALANJ

Eski Yunanlarda, özellikle Makedonya yayalarının çekirdeğini oluşturan mızraklı alay. Bazı ülkelerde yarı askerî, siyasi kuruluş.

CIRTDAMAH

Karpuz ve kavun çekirdeğini dişler arasında kırarak yemek.

DEĞİNİLEBİLME

Değinilebilmek işi.

DEĞİNİLİŞ

Değinilme işi.

YEDEKLEMEK

Bir şeyin yedeğini sağlamak. Yedekte çekmek, yedeğe almak.

ÇİRÇİR

Pamuk kozalarının pamuğunu ve çekirdeğini birbirinden ayıran çıkrık. Suyu az akan çeşme. İdare lambası.

DEĞİNİLME

Değinilmek işi.

BÜRGÜLEME

Bir mıknatıssal ya da elektriksel alanın bir bölge içindeki etkisini bir metal bürgü ile kesme. Bir öğecik çekirdeğinin dış yörüngelerde dolanan aksicikler üzerindeki etkisinin aradaki eksiciklerle engellenmesi.

BOZUNUM

Birleşik bir maddenin daha yalın bileşiklere veya bileşenlere tek yönlü olarak ayrılması, dejenerasyon. Işın etkin bir çekirdeğin ışınım salarak değişikliğe uğraması olayı, dejenerasyon. Bir öğecik çekirdeğinin kendiliğinden ya da çarpışma ile edindiği ışımetkinlik sonucu, bir ya da birden fazla parçacık ya da ışılcık salarak parçalanması. Özdeşlik dönüşümüne uzamdaş olan işlev. Metallerin, yoğruk bölgede biçim değiştirmeleri olayı.

KROMOZOM

Karyokinez bölünme sırasında hücre çekirdeğinin içinde beliren ve kromatinin parçalara ayrılmasıyla oluşan, canlılarda bazı özelliklerin bireyden bireye aktarılmasında görevli olan, DNA içeren, kıvrık çubuk biçimindeki kalıtımsal yapı.

DEĞİNİVERME

Değinivermek işi.

YÖNERGE

Herhangi bir konuda tutulacak yol için üst makamlardan alt makamlara belli bir esasa dayanarak verilen buyruk, talimat, direktif. Bu buyrukların yazılı olduğu belge. Yönetmeliklerde değinilmeyen konulara açıklık getirmek için düzenlenen resmî belge.

ÇEKİNCİK

Çekini oluşturan ılıncık ve önelcik taneciklerinin genel adı. Öğecik çekirdeğini oluşturan temel parçacıklardan her biri.