Kelimeler arşivi içinde; sonunda "değini" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu değini ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında değini olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde değini olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
DEĞİNİ
DEĞİNİ
Değinme.
Bu bölümde tanımı içerisinde DEĞİNİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KROMOZOM
Karyokinez bölünme sırasında hücre çekirdeğinin içinde beliren ve kromatinin parçalara ayrılmasıyla oluşan, canlılarda bazı özelliklerin bireyden bireye aktarılmasında görevli olan, DNA içeren, kıvrık çubuk biçimindeki kalıtımsal yapı.
NÜKLEON
Atom çekirdeğini oluşturan proton ve nötronun ortak adı.
DEĞİNİLEBİLMEK
Değinilme imkânı veya olasılığı bulunmak.
YÖNERGE
Herhangi bir konuda tutulacak yol için üst makamlardan alt makamlara belli bir esasa dayanarak verilen buyruk, talimat, direktif. Bu buyrukların yazılı olduğu belge. Yönetmeliklerde değinilmeyen konulara açıklık getirmek için düzenlenen resmî belge.
APİKOPLAST
Sporozoanların hareketli ve enfektif çekirdeğinin önünde golgi aygıtına çok yakın olarak yerleşmiş tipik bir organel. Sporozoonların hareketli ve enfektif evrelerinde merozoitler ve sporozoitler gibi çekirdeğin önünde golgi aygıtına çok yakın olarak yerleşmiş tipik bir organel.
BOZUNUM
Birleşik bir maddenin daha yalın bileşiklere veya bileşenlere tek yönlü olarak ayrılması, dejenerasyon. Işın etkin bir çekirdeğin ışınım salarak değişikliğe uğraması olayı, dejenerasyon. Bir öğecik çekirdeğinin kendiliğinden ya da çarpışma ile edindiği ışımetkinlik sonucu, bir ya da birden fazla parçacık ya da ışılcık salarak parçalanması. Özdeşlik dönüşümüne uzamdaş olan işlev. Metallerin, yoğruk bölgede biçim değiştirmeleri olayı.
YEDEKLEMEK
Bir şeyin yedeğini sağlamak. Yedekte çekmek, yedeğe almak.
DEĞİNİLİŞ
Değinilme işi.
BÜRGÜLEME
Bir mıknatıssal ya da elektriksel alanın bir bölge içindeki etkisini bir metal bürgü ile kesme. Bir öğecik çekirdeğinin dış yörüngelerde dolanan aksicikler üzerindeki etkisinin aradaki eksiciklerle engellenmesi.
ÇİRÇİR
Pamuk kozalarının pamuğunu ve çekirdeğini birbirinden ayıran çıkrık. Suyu az akan çeşme. İdare lambası.
CIRCIR
Pamuk kozalarının pamuğunu ve çekirdeğini birbirinden ayıran çıkrık. Ağustos böceği. Fermuar. Döven. Geveze. Suyu az akan çeşme. İshal, sürgün. Kapı gıcırtısı. Kolun bir doğrultudaki hareketinde cırıltılı bir ses çıkararak boşa gitmesini, öteki doğrultudaki hareketinde, gövdenin dönmesini sağlayan düzen. Demircilikte somun açmak için kullanılan araç. (Aksaray Niğde). Ekini saman durumuna getiren araç. (Yenikent Aksaray Niğde).
ANDROGENEZ
Dişi gametin çekirdeğinin döllenmeye katılmaması ile sadece babadan gelen kromozomları taşıyan embriyonun gelişmesi; erkek gametin gelişmesi.
ÇEKİNCİK
Çekini oluşturan ılıncık ve önelcik taneciklerinin genel adı. Öğecik çekirdeğini oluşturan temel parçacıklardan her biri.
DEĞİNİLME
Değinilmek işi.
DEĞİNİLEBİLME
Değinilebilmek işi.
ÇEKİRDECİK
Hücre çekirdeğinin içinde tek veya birden çok bulunan yuvarlak cisim.
CIRTDAMAH
Karpuz ve kavun çekirdeğini dişler arasında kırarak yemek.
DEĞİNİVERME
Değinivermek işi.
DOLANCA
Ağınım kuvveti etkisi altında bulunan bir gökcisminin, uzayda izlediği kapalı yörünge. Bir eksiciğin yük çekimi etkisinde öğecik çekirdeğinin çevresinde izlediği kapalı yörünge.
FALANJ
Eski Yunanlarda, özellikle Makedonya yayalarının çekirdeğini oluşturan mızraklı alay. Bazı ülkelerde yarı askerî, siyasi kuruluş.