Kelimeler arşivi içinde; başında "değini" olan, toplam 9 adet kelime bulunmaktadır. değini ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu değini ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde değini olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
DEĞİNİLEBİLMEK
DEĞİNİLEBİLME
DEĞİNİVERMEK
DEĞİNİVERME
DEĞİNİLMEK
DEĞİNİLİŞ, DEĞİNİLME
DEĞİNİŞ
DEĞİNİ
DEĞİNİ
Değinme.
DEĞİNİVERME
Değinivermek işi.
DEĞİNİLME
Değinilmek işi.
DEĞİNİŞ
Değinme işi.
DEĞİNİVERMEK
Çabucak değinmek.
DEĞİNİLEBİLME
Değinilebilmek işi.
DEĞİNİLİŞ
Değinilme işi.
DEĞİNİLEBİLMEK
Değinilme imkânı veya olasılığı bulunmak.
DEĞİNİLMEK
Değinme işine konu olmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde DEĞİNİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇEKİRDECİK
Hücre çekirdeğinin içinde tek veya birden çok bulunan yuvarlak cisim.
ÇEKİNCİK
Çekini oluşturan ılıncık ve önelcik taneciklerinin genel adı. Öğecik çekirdeğini oluşturan temel parçacıklardan her biri.
YÖNERGE
Herhangi bir konuda tutulacak yol için üst makamlardan alt makamlara belli bir esasa dayanarak verilen buyruk, talimat, direktif. Bu buyrukların yazılı olduğu belge. Yönetmeliklerde değinilmeyen konulara açıklık getirmek için düzenlenen resmî belge.
GÜRDÜK
Hayvanlarda çiftleşme zamanı. Çiftleşmek isteyen kedi. Yaban ördeğinin kuluçkaya yatma zamanı. Hoppa, isterik kadın. Ağaç yapraklarında ve bitkilerde olan ve kaşıntı yapan küçük böcek. Kısa boylu.
FALANJ
Eski Yunanlarda, özellikle Makedonya yayalarının çekirdeğini oluşturan mızraklı alay. Bazı ülkelerde yarı askerî, siyasi kuruluş.
CIRCIR
Pamuk kozalarının pamuğunu ve çekirdeğini birbirinden ayıran çıkrık. Ağustos böceği. Fermuar. Döven. Geveze. Suyu az akan çeşme. İshal, sürgün. Kapı gıcırtısı. Kolun bir doğrultudaki hareketinde cırıltılı bir ses çıkararak boşa gitmesini, öteki doğrultudaki hareketinde, gövdenin dönmesini sağlayan düzen. Demircilikte somun açmak için kullanılan araç. (Aksaray Niğde). Ekini saman durumuna getiren araç. (Yenikent Aksaray Niğde).
CIRTDAMAH
Karpuz ve kavun çekirdeğini dişler arasında kırarak yemek.
DOLANCA
Ağınım kuvveti etkisi altında bulunan bir gökcisminin, uzayda izlediği kapalı yörünge. Bir eksiciğin yük çekimi etkisinde öğecik çekirdeğinin çevresinde izlediği kapalı yörünge.
KROMOZOM
Karyokinez bölünme sırasında hücre çekirdeğinin içinde beliren ve kromatinin parçalara ayrılmasıyla oluşan, canlılarda bazı özelliklerin bireyden bireye aktarılmasında görevli olan, DNA içeren, kıvrık çubuk biçimindeki kalıtımsal yapı.
FİSYON
Ağır bir radyoaktif izotop çekirdeğinin nötron, proton ve benzerleri bir parçacıkla bombardıman edilerek, kütle numaraları birbirine yakın iki ayrı çekirdeğe dönüştürülmesi olayı. Nükleer santrallerde ve atom bombasında bu olaydan açığa çıkan enerjiden yararlanılır.
ETKİLENİM
Bir öğecik çekirdeğinin, uygun bir ışınımla dövülerek ışımetkin duruma getirilmesi.
YEDEKLEMEK
Bir şeyin yedeğini sağlamak. Yedekte çekmek, yedeğe almak.
BOZUNUM
Birleşik bir maddenin daha yalın bileşiklere veya bileşenlere tek yönlü olarak ayrılması, dejenerasyon. Işın etkin bir çekirdeğin ışınım salarak değişikliğe uğraması olayı, dejenerasyon. Bir öğecik çekirdeğinin kendiliğinden ya da çarpışma ile edindiği ışımetkinlik sonucu, bir ya da birden fazla parçacık ya da ışılcık salarak parçalanması. Özdeşlik dönüşümüne uzamdaş olan işlev. Metallerin, yoğruk bölgede biçim değiştirmeleri olayı.
NÜKLEON
Atom çekirdeğini oluşturan proton ve nötronun ortak adı.
APİKOPLAST
Sporozoanların hareketli ve enfektif çekirdeğinin önünde golgi aygıtına çok yakın olarak yerleşmiş tipik bir organel. Sporozoonların hareketli ve enfektif evrelerinde merozoitler ve sporozoitler gibi çekirdeğin önünde golgi aygıtına çok yakın olarak yerleşmiş tipik bir organel.
BÜRGÜLEME
Bir mıknatıssal ya da elektriksel alanın bir bölge içindeki etkisini bir metal bürgü ile kesme. Bir öğecik çekirdeğinin dış yörüngelerde dolanan aksicikler üzerindeki etkisinin aradaki eksiciklerle engellenmesi.
FARFARI
Yaban ördeğinin sürü sürü gelip gitmesi. Tutumsuz, savurgan. Herhangi bir yerde yerleşip oturamayan.
ÇİRÇİR
Pamuk kozalarının pamuğunu ve çekirdeğini birbirinden ayıran çıkrık. Suyu az akan çeşme. İdare lambası.
GEVŞÜRÜK
Unla karıştırılmış, ezilmiş meyve çekirdeğini külde pişirerek yapılan bir çeşit çörek.
ANDROGENEZ
Dişi gametin çekirdeğinin döllenmeye katılmaması ile sadece babadan gelen kromozomları taşıyan embriyonun gelişmesi; erkek gametin gelişmesi.