Kelimeler arşivi içinde; başında "devletle" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. devletle ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu devletle ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde devletle olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
DEVLETLEŞTİRİLMEK
DEVLETLERBİRLİĞİ, DEVLETLEŞTİRİLME
DEVLETLEŞTİRMEK
DEVLETLEŞTİRME
DEVLETLE
DEVLETLE
"Güle güle" anlamında kullanılan bir esenleme sözü.
DEVLETLEŞTİRİLME
Kamulaştırılma.
DEVLETLEŞTİRME
Kamulaştırma.
DEVLETLERBİRLİĞİ
Küçük devletlerin bağlaşmaları ile oluşan büyük devlet: Germanya Devletlerbirliği.
DEVLETLEŞTİRMEK
Kamulaştırmak.
DEVLETLEŞTİRİLMEK
Kamulaştırılmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde DEVLETLE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DÜŞMAN
Birinin kötülüğünü isteyen, ondan nefret eden, ona zarar vermeye çalışan kimse, yağı, hasım, antagonist, dost karşıtı. Aralarında birbirleriyle çatışmaya varacak ölçüde anlaşmazlık olan taraflar. Bir şeyi büyük ölçüde kullanıp tüketen kimse. Birbirleriyle savaşan devletler ve bu devletlerin asker, sivil bütün uyrukları. Bazı şeylerden nefret eden, tiksinen kimse. Bir şeyin yaşamasına, barınmasına engel olan (güç, tutum vb.).
FATİH
Zafer kazanan, fetheden (kimse). İslam devletlerinde bir ülkeyi veya bir şehri savaşarak alan hükümdar ve komutanlara verilen unvan. İstanbul iline bağlı ilçelerden biri. Büyük ve önemli bir iş bitiren (kimse).
ÇÖKÜŞ
Çökme işi. Çömelip yere oturuş. Devletlerin veya uygarlıkların son bulması, mahvolması, inhitat, dekadans. Yıkılma.
BAĞLAŞIM
Eşleme. Bir dizgenin veya alt dizgenin başka bir dizge üzerindeki etkisi. Aralarında ortak çıkar bulunan devletler ilişkisi.
BEYLİK
Bey olma durumu. Bir tür küçük ve ince asker battaniyesi. Hükûmet. Devletle ilgili, devlete özgü olan, devlet malı olan, mirî. Rahat yaşama. Merkeze tam bağlı olmayarak bir beyin yönetimi altındaki ülke, emîrlik, emaret, mirlik. Basmakalıp. Herkesin kullandığı, herkesin bildiği.
BÜROKRAT
Devlet kurumlarında çalışan üst düzey yönetici. Devletle ilgili işlerin yürütülmesinde, kırtasiye işlerini öne sürerek işlemleri zorlaştıran, kırtasiyeci, şekilci, formalist.
DÜVEL
Devletler.
HİTİT
MÖ XX-XII. yüzyıllar arasında Anadolu'da, XII-VIII. yüzyıllar arasında Hatay ve Kuzey Suriye'de devletler kurmuş olan eski bir ulus, Eti.
KAMULAŞTIRILMAK
Kamulaştırma işi yapılmak, devletleştirilmek.
İMAM
Cemaate namaz kıldıran kimse. Hz. Muhammed'den sonra onun vekilliği görevini üzerine alan halifelere verilen unvan. Bazı küçük İslam devletlerinde devlet başkanı. En önde bulunan kimse, önder. Müslümanlıkta mezhep kuran kimse.
AMERİKANCA
Amerika Birleşik Devletleri'nde kullanılan İngilizce, Amerikan İngilizcesi. Bu dille yazılmış olan.
İNGİLİZCE
Hint-Avrupa dil ailesinden, İngiltere'de, biraz farklı biçimiyle Amerika Birleşik Devletleri, Kanada, Avustralya ve İngiliz uygarlığını benimsemiş olan ülkelerde kullanılan dil, İngiliz İngilizcesi. Bu dille yazılmış olan.
DOLAR
Amerika Birleşik Devletleri, Kanada vb. devletlerin para birimi.
ANLAŞMA
Anlaşmak durumu. Devletler arası siyasal, ekonomik, kültürel vb. alanlarda yapılmış olan uzlaşma ve bu uzlaşmanın tespit edildiği belge, uyuşma, itilaf, antant, konvansiyon. Sözleşme.
BLOK
Kocaman ve ağır kitle. İçine resim veya yazı kâğıtları konulan karton kap. Politik çıkarları sebebiyle birlik kuran devletler topluluğu. Voleybolda, file üstünde karşı oyuncunun topu sert vururken önünde iki veya üç kişinin elleri ile oluşturdukları perde. Yapı adası. Birden çok bölümü bir araya getirilmiş olan, bir bütün oluşturan.
AMERİKALI
Amerika Birleşik Devletleri halkından olan kimse.
AMANNAME
İslam devletlerinde düşmana güvenlik içinde olduğunu bildirmek üzere verilen belge.
ENTERNASYONAL
Uluslararası. Devletlerin proletaryasının katıldığı uluslararası topluluk.
ATABEY
Eski Türk devletlerinde, özellikle Selçuklularda şehzadelerin eğitimi veya bağımsız olarak bir eyaletin yönetimi ile görevli vezir. Isparta iline bağlı ilçelerden biri.
GÜÇ
Fizik, düşünce ve ahlak yönünden bir etki yapabilme veya bir etkiye direnebilme yeteneği, kuvvet, efor. Bir akarsuyun aşındırma ve taşıma yeteneği. Bir olaya yol açan her türlü hareket, kuvvet, takat. Sınırsız, mutlak nitelik. Bir toprağın verimlilik yeteneği. Ağır ve yorucu emekle yapılan, çetin, müşkül, kolay karşıtı. Yeterliliğini ve güvenilirliğini kanıtlamış kimse. Birim zamanda yapılmış olan iş. Bir cihazın, bir mekanizmanın iş yapabilme niteliği. Büyük etkinliği ve önemi olan nitelik. Siyasi, ekonomik, askerî vb. bakımlardan etki ve önemi büyük olan devlet, devletler topluluğu. Zorlukla. Bir ulus, bir ordu vb.nin ekonomik, endüstriyel ve askerî potansiyeli.