Kelimeler arşivi içinde; sonunda "deve" olan, toplam 9 adet kelime bulunmaktadır. Sonu deve ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında deve olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde deve olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
YUKARIAĞADEVE
AŞAĞIAĞADEVE
GÜMBÜRDEVE
KARADEVE, TÜLÜDEVE
AĞADEVE, KÖRDEVE
ELDEVE
DEVE
DEVE
Geviş getiren memelilerden, boynu uzun, sırtında bir veya iki hörgücü olan, yük taşımakta kullanılan hayvan (Camelus).
KÖRDEVE
Yozgat ili, Yerköy belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
ELDEVE
Sahtiyan yağlamaya yarayan bir çeşit araç.
KARADEVE
Ölüm, ecel.
TÜLÜDEVE
Tek hörgüçlü, iri deve.
AŞAĞIAĞADEVE
Ağrı kenti, Murat Bucağı.
AĞADEVE
Kars şehrinde, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
YUKARIAĞADEVE
Ağrı ili, Hamur belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
GÜMBÜRDEVE
Gök gürültüsü (çocuk dilinde).
Bu bölümde tanımı içerisinde DEVE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALPAKA
Çift parmaklılar takımının devegiller sınıfından, Güney Amerika'da yaşayan, uzun tüylü, memeli bir hayvan (Lama glama pacos). Bu yünden dokunan kumaş. Alman gümüşü. Bu hayvanın yumuşak, hafif, dayanıklı ve parlak olan yünü.
BÖĞÜRMEK
Öküz, manda, deve bağırmak. İnsan, anlaşılmaz bir biçimde yüksek sesle bağırmak.
HÖRGÜÇ
Devenin sırtındaki tümsek, çıkıntı. Bu çıkıntıya benzeyen tümsek, çıkıntı.
ÇÖKMEK
Bulunduğu düzeyden aşağı inmek, çukurlaşmak. Şakak, avurt vb. içeri doğru girmek, çukurlaşmak. Çömelmek. Basmak, yayılmak. Oturmak, birdenbire oturmak. Yoğun bir biçimde duymak. Son bulmak, yıkılıp dağılmak. Sarsılıp dinçliğini yitirmek. Deve, sığır vb. olduğu yere oturmak. Üzerinde bulunduğu yere yıkılmak. Sis, duman vb. inerek kaplamak. Tortu dibe inmek.
BOZLAMAK
Deve bağırmak. Çığlık koparmak.
HECİN
Çift parmaklılar takımının devegiller familyasından, uzunluğu 3, yüksekliği 2 metre kadar olan, sırtında besin depo etmeye yarayan tek hörgücü bulunan, hızlı yürüyen bir tür memeli (Camellus dromedarius).
ÇAKIRDİKEN
Maydanozgillerden, hekimlikte kullanılan bir bitki, deveelması (Arctium tomentosum).
DEVECİ
Deve sahibi, deve kiralayan kimse. Deve kervanını güden kimse, sarban. Çok sert ve kaba oynayan kimse.
DEVCE
Dev gibi. (de'vce) Deve benzer bir biçimde.
DAYLAK
Dişi deve. Çıplak.
DORUM
Deve yavrusu.
DEFNE
Defnegillerden, yaprakları güzel kokulu ve yaz kış yeşil olan bir ağaç, develik (Laurus nobilis).
HAVUT
Deve semeri.
DEVELİK
Özellikle Güneydoğu Anadolu'daki evlerin alt katında bulunan, develerin korunduğu veya bağlandığı bölüm. Defne.
HÖRGÜÇLÜ
Hörgücü olan (deve).
ÇATIŞMAK
Birbirine çatmak ya da çatılmak. Kavga etmek. Karşılıklı vuruşmak. Deve ve köpek çiftleşmek. Söz, iddia veya davranış birbirini tutmamak, birbirini çelmek, mütenakız olmak.
BESEREK
İki hörgüçlü deve ile boz devenin melezi olan tülü devenin erkeği.
BUĞRA
Erkek deve, iki hörgüçlü deve, buğur.
DEVECİLİK
Devecinin yaptığı iş. Deveci olma durumu. Deve kervanını gütme işi, sarbanlık.
ÇÖKERMEK
Devenin çökmesini sağlamak.