Kelimeler arşivinde; içinde "deyi" olan, toplam 47 tane kelime bulunuyor. İçerisinde deyi bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu deyi ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında deyi olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
DEYİMLEŞTİRMEK
SEYHDEYİGELB, HIRTDEYİNNEN
GENGİLDEYİK, ÖDEYİVERMEK, BÜNGÜLDEYİK, DEYİMLEŞMEK
DEYİVERMEK, CİVİRDEYİK, ÇEPİLDEYİK, DEYİTLEMEK, ÖZALTDEYİM, DEYİŞİKLİK, ÖDEYİVERME, DEYİŞBİLİM
HADEYİNCE, DEYİVERME, DEYİŞLEME, UZDEYİLER, DEYİŞETCİ
DEYİŞEYH, DEYİRMEN, DEYİRMEK, MÜDDEYİM, DEYİŞMEK, DEYİRMAN, ALTDEYİM, SONDEYİŞ, TERSDEYİ
ÖNDEYİŞ, SAĞDEYİ, UZDEYİŞ, GİZDEYİ, DEYİŞME, DEYİŞİK, DEYİŞET, DEYİŞAT, DEYİRME, DEYİRGİ, AMADEYİ, ÖZDEYİŞ
ENDEYİ, ÖNDEYİ
DEYİZ, DEYİŞ, DEYİM
DEYİ
DEYİ
Dil, söz, işaret, mimik vb. anlatım araçlarının bütünü, logos. Hristiyan felsefesinde Tanrı kelamını insanlara ulaştıran oğul, logos.
ÇEPİLDEYİK
Çok konuşan, geveze.
DEYİVERMEK
Çabucak veya ansızın demek. Diyivermek.
DEYİTLEMEK
Şiir veya söylev gibi bir edebiyat parçasını konunun gerektirdiği ses ve tavırlarla başkalarının önünde okumak (DEYİT, DEYİTLEME, İnşat, Déclamation; DEYİTLEMELİ, Déclamatoire).
DEYİŞİKLİK
Değişiklik.
ÖDEYİVERME
Ödeyivermek işi.
ÖZALTDEYİM
Bir düzgün deyimin kendinden başka olan altdeyimi. Her dolaysız altdeyim özaltdeyim olup, her özaltdeyim dolaysız altdeyim değildir. Örn. p önermesi, p=>(q=>p) nin özaltdeyimidir, ama aynı önermenin özalt deyimi olmakla birlikte; dolaysız altdeyimi değildir.
SEYHDEYİGELB
Kalp sektesi.
DEYİŞBİLİM
Bir gözlem aracını oluşturacak sorunların dile getiriliş kurallarını gösteren bilgiler dizgesi.
GENGİLDEYİK
Geveze, saygısız kişi.
ÖDEYİVERMEK
Çabucak veya kısa sürede ödemek.
BÜNGÜLDEYİK
Kaynak, pınar.
HIRTDEYİNNEN
Gırtlağından.
DEYİMLEŞMEK
Deyim özelliği kazanmak.
CİVİRDEYİK
Mayası gelmemiş ekmeğin üzerindeki ince kabarcıklar.
DEYİMLEŞTİRMEK
Deyim durumuna getirmek, deyim özelliği kazandırmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde DEYİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AĞDALI
Ağdalanmış. Karmaşık. Bilinmeyen kelimelerden, anlaşılması güç sözlerden oluşan (deyiş).
BASKI
Bir eserin basılış biçimi veya durumu. Bası sayısı. Belirli ruhsal etkinlik ve süreçleri, kişinin isteği dışında bilinçaltına itmesi veya bu itilenlerin bilince çıkmasını önleme durumu. Giysinin içine kıvrılıp dikilen kenarı. Bir maddeyi sıkıp ezen alet, pres. Top oyunlarında karşı takım oyuncusunun hareketini ve sonuç almasını engellemek amacıyla uygulanan yakın savunma durumu, pres. Bir eserin tekrarlanarak yapılmış olan baskı işlemlerinden her biri, edisyon. Hak ve özgürlükleri kısıtlayarak zor altında bulundurma durumu, tahakküm.
ARKAİK
Güzel sanatlarda klasik çağ öncesinden kalan. Konuşulan ve yazılan dilde, kullanımdan düşmüş olan (eski söz veya deyim).
AFORİZM
Özdeyiş.
BAYİLİK
Bir maddeyi sürekli satma işi. Bu işin yapıldığı yer.
ASKI
Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne. Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül. İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı. Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye. Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması. Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat. Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç. Gelinin odasına asılan süs. Yeni yapılmış olan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş. Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ. Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener. Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk.
ASETON
Birçok organik maddeyi eritmekte kullanılan uçucu, kolayca alev alır, eter kokusunda bir sıvı.
BANYO
Yapılarda, içinde yıkanılan bölüm. Vücudun bir bölümünü veya bütününü, fiziksel veya kimyasal bir etki altında bir süre bulundurma işlemi. Tedavi amacı ile hazırlanan ilaçlı su. Film ve fotoğraf kâğıdını bu sıvıya batırma. Fotoğrafçılıkta ve filmcilikte duyarlı yüzeylerin işlenmesinde belirli bir işlemin gerektirdiği maddeyi erimiş olarak içinde bulunduran sıvı. Banyo küvetinde yıkanma işi.
AGOP
"Aptal aptal bakmak" anlamındaki Agop'un kazı gibi bakmak deyiminde geçen bir söz.
BULGURLU
"Bu kadar süslenmeye gerek yok"anlamındaki Bulgurlu'ya gelin mi gidecek deyiminde geçen bir söz. Bulguru olan.
ATIŞMA
Atışmak işi. Saz şairleri, belli bir ayak üzerine karşılıklı deyiş söyleme.
BAĞDAT
"Karnını doyurmak" anlamındaki Bağdat'ı tamir etmek deyiminde geçen bir söz.
ABBAS
"Yola çıkacak veya ölümü yaklaşan kimse" anlamlarındaki Abbas yolcu deyiminde geçen bir söz.
ARGO
Her yerde ve her zaman kullanılmayan veya kullanılmaması gereken çoklukla eğitimsiz kişilerin söylediği söz veya deyim. Serserilerin, külhanbeylerinin kullandığı söz veya deyim.
CUK
"Tam yerine denk gelmek, uygun gelmek, yakışmak" anlamlarındaki cuk oturmak deyiminde geçen bir söz.
ALİ
Yüce, yüksek. "Kurnazca ve haince düzen" anlamında Ali Cengiz oyunu, "çok zorba" anlamında Ali kıran baş kesen, "bir kimse birinden aldığını ötekine, ötekinden aldığını bir başkasına vererek işini yürütmek" anlamında Ali'nin külahını Veli'ye, Veli'nin külahını Ali'ye giydirmek deyimlerinde geçen bir söz.
ASALET
Soyluluk. Yazıda veya sözde bayağı söz ve deyim bulunmaması durumu. Asillik. Bir görevi yüklenmiş olma, o görevin sahibi olma, vekillik karşıtı.
BAYMAK
Yiyecek baygınlık vermek, mideyi bulandırmak, midede ezinti yapmak. Can sıkıntısı vermek, sıkmak, bunaltmak. Aldatmak, kandırmak, etki altında bırakmak.
AHFEŞ
"Söylenen sözü anlamadan kafa sallayarak onaylamak" anlamında Ahfeş'in keçisi gibi başını sallamak deyiminde geçen bir söz.
AFORİZMA
Özdeyiş.