Kelimeler arşivi içinde; sonunda "deme" olan, toplam 33 adet kelime bulunmaktadır. Sonu deme ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında deme olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde deme olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
SEKKELDEME, HÜNGÜRDEME, GÜMBÜRDEME, FİNGİRDEME, YELPİRDEME
TÜPÜLDEME, BENİLDEME, İNGİŞDEME, TİRİLDEME, GÜRÜLDEME, KÜTÜRDEME
MÜSADEME, PÖRTDEME, EFİLDEME, İPİLDEME, İNİLDEME, İFİLDEME
DÖNDEME, KERDEME, GENDEME, GERDEME
HEDEME, KEDEME, HADEME, İNDEME, HÖDEME, KADEME, GADEME, ENDEME, ÇİDEME, ÇEDEME
DEME
Demek işi. Anlam. Atasözü. Genellikle Alevi şairlerin tarikatlarıyla ilgili konuları işleyen şiirlerine, kendilerince verilen ad. Halk edebiyatında şiir. Ağıt.
EFİLDEME
Efildemek işi.
SEKKELDEME
Tek ayak üstünde yürüme, seksek.
PÖRTDEME
Üzül, öl anlamında ilenç.
GÜMBÜRDEME
Gümbürdemek işi. Elektrikli kaplamadan önce, metal yüzeyleri temizleme işinde uygulanan özel bir yöntem.
MÜSADEME
Silahlı iki grup arasındaki kısa çatışma, çarpışma. Uğraşma.
TİRİLDEME
Tirildemek işi.
YELPİRDEME
Yelpirdemek işi.
GÜRÜLDEME
Gürüldemek işi.
FİNGİRDEME
Fingirdemek işi.
İPİLDEME
İpildemek işi.
BENİLDEME
Benildemek işi.
İNGİŞDEME
Dikiş yüksüğü.
KÜTÜRDEME
Kütürdemek işi.
HÜNGÜRDEME
Hüngürdemek işi.
TÜPÜLDEME
Yürek çarpması.
Bu bölümde tanımı içerisinde DEME geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BAYILMAK
Baygın duruma girmek, uyur gibi olmak, kendinden geçmek, kendini kaybetmek. Vermek, ödemek. Sıcak, açlık, susuzluk, yorgunluk vb. etkenlerle dayanma gücünü yitirmek. Çok hoşlanmak, çok sevmek.
ATASÖZÜ
Uzun deneme ve gözlemlere dayanılarak söylenmiş ve halka mal olmuş, öğüt verici nitelikte söz, deme, mesel, sav, darbımesel.
BAŞAKÇIK
Çiçeklerde başağı oluşturan çiçek demeti veya topluluğu.
APEL
Anonim ortaklıklarda sermaye artırımı için yapılmış olan ödeme çağrısı.
BELEŞTEN
Para ödemeden veya karşılık olarak, beleşe.
BEVVAP
Kapıcı. Mahalle okullarında hademe.
BEDAVA
Karşılıksız, parasız. Herhangi bir bedel ödemeden. Çok ucuz. Bedavadan. Emeksiz, caba.
BADEMSİ
Bademi andıran, bademe benzeyen, badem gibi.
AVAL
Ticari senetlerde, ödemeden sorumlu olanların ödememesi durumunda üçüncü bir kişinin alacaklılara senet bedelini ödeyeceğine ilişkin verdiği güvence. Saflığı sersemlik derecesine varan (kimse).
BOCALAMAK
Gemi rüzgâra karşı gidemeyerek sürüklenmek. Bir işte tutulması gereken yolu kestirememek, ne yapacağını bilememek, kararsız olmak.
ANLAMAK
Bir şeyin ne demek olduğunu, neye işaret ettiğini kavramak. Sorup öğrenmek. Yarar sağlamak. Birinin duygularını, istek ve düşüncelerini sezebilmek. Yeni bilgileri eskileriyle bir araya getirerek sonuç niteliğinde başka bir bilgi edinmek. Bir şey hakkında bilgisi bulunmak. Doğru ve yerinde bulmak.
ANADUT
Ekin ve ot demetlerini arabaya yüklemeye veya harmanı aktarmaya yarayan uzun saplı, üç dişli, ahşap araç.
BEYANAT
Demeç, bildiri.
ANLAM
Bir kelimeden, bir sözden, bir davranış veya olgudan anlaşılan şey, bunların hatırlattığı düşünce veya nesne, mana, meal, fehva, deme, mazmun, medlul, valör. Bir önermenin, bir tasarının, bir düşüncenin veya eserin anlatmak istediği şey.
AVADANCI
Osmanlı sarayında bir sınıf hademe.
BATAKÇI
Borcunu ödememeyi alışkanlık edinmiş (kimse). Eline geçen parayı batıran (kimse).
BAĞ
Bir şeyi başka bir şeye veya birçok şeyi topluca birbirine tutturmak için kullanılan ip, sicim, şerit, tel vb. düğümlenebilir nesne. Meyve bahçesi. Üzüm kütüklerinin dikili bulunduğu toprak parçası. Bir halat üzerine atılan sağlam, düzgün ve istendiğinde kolayca çözülebilen her türlü düğüm. Kemikleri birbirine bağlamaya, iç organları yerinde tutmaya yarayan lif demeti. Nota yazarken yan yana gelen aynı veya farklı değerdeki notaların birbirine bağlanarak çalınacağını belirtmek için yapılmış olan yay biçimindeki işaret. İlgi, ilişki, rabıta. Bağlam, deste, demet. Sargı.
AŞAMALI
Aşaması olan, kademeli.
BAKIMEVİ
Bakıma gereksinimi olan kimselerin bakıldıkları, barındıkları kuruluş. Belirli noktalarda özellikle kar mücadelesinde kullanılan araç ve gereçlerin barındırıldığı bina. Kurum ve kuruluşlarda motorlu araçların onarıldığı ve korunduğu yer veya birim. Kademe.
AKONT
Bir borca karşılık, hesabı daha sonra görülmek üzere yapılmış olan kısmi ödeme.