DEME ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "deme" olan, toplam 35 adet kelime bulunmaktadır. deme ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu deme ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde deme olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

DEMETKÜFLER, DEMETLENMEK, DEMENBÖCESİ, DEMETLETMEK

10 harfli kelimeler

DEMETLENİŞ, DEMETLEMEK, DEMETLENME, DEMETLEŞME, DEMETLETİŞ, DEMETLETME, DEMETLEYİŞ, DEMEKOLOJİ, DEMEKARYUM, DEMEZCELİK, DEMEZCİLİK

9 harfli kelimeler

DEMEKKİNE, DEMETEKEN, DEMETLEME

8 harfli kelimeler

DEMERSAL, DEMETÇİK

7 harfli kelimeler

DEMETLİ, DEMEZEK, DEMETÇİ

6 harfli kelimeler

DEMENT, DEMEME, DEMELİ, DEMEDE, DEMEVİ, DEMEYH, DEMECE

5 harfli kelimeler

DEMET, DEMEN, DEMEL, DEMEÇ

4 harfli kelimeler

DEME

Bazı kelimelerin anlamları

DEME

Demek işi. Anlam. Atasözü. Genellikle Alevi şairlerin tarikatlarıyla ilgili konuları işleyen şiirlerine, kendilerince verilen ad. Halk edebiyatında şiir. Ağıt.

DEMETKÜFLER

Yer yer, boncuk dizilmiş tüylerle süslü bir taç ya da bir demet görünüşünde dalcıklarına rastlanan, gerek insan gerekse hayvan vücudunda iç, ya da dışasalak yaşama uymuş birçok türü içine alan asklımantarlar familyası.

DEMEZCELİK

(Söz sanatı terimi) Bir şeyden bahsetmek istemezmiş gibi davranma suretiyle ondan bahsetme.

DEMETLEŞME

Koşut kıvrımların ya da kıvrım demetlerinin, bir yelpazede olduğu gibi birbirinden ayrılması.

DEMETLEYİŞ

Demetleme işi.

DEMENBÖCESİ

Hanımböceği.

DEMETLEMEK

Demet yapmak, demet durumunda ayırıp bağlamak.

DEMETLETMEK

Demet yaptırmak.

DEMETLETİŞ

Demetletme işi.

DEMETLETME

Demetletmek işi.

DEMEKARYUM

Asetil kolin esterazın etkinliğini engelleyerek etkiyen, dolaylı etkili bir parasempatik sistemini uyarıcı ilaç.

DEMEZCİLİK

Bir konudan söz etmek istenmezmiş gibi davranarak ondan söz etme.

DEMETLENMEK

Demet yapılmak.

DEMEKOLOJİ

Popülasyon dinamiği.

DEMETLENME

Demetlenmek işi.

DEMETLENİŞ

Demetlenme işi.

  -   -   -  

Anlamında DEME bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DEME geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BATAKÇI

Borcunu ödememeyi alışkanlık edinmiş (kimse). Eline geçen parayı batıran (kimse).

ANLAM

Bir kelimeden, bir sözden, bir davranış veya olgudan anlaşılan şey, bunların hatırlattığı düşünce veya nesne, mana, meal, fehva, deme, mazmun, medlul, valör. Bir önermenin, bir tasarının, bir düşüncenin veya eserin anlatmak istediği şey.

AŞAMALI

Aşaması olan, kademeli.

AKONT

Bir borca karşılık, hesabı daha sonra görülmek üzere yapılmış olan kısmi ödeme.

APEL

Anonim ortaklıklarda sermaye artırımı için yapılmış olan ödeme çağrısı.

BELEŞTEN

Para ödemeden veya karşılık olarak, beleşe.

AVAL

Ticari senetlerde, ödemeden sorumlu olanların ödememesi durumunda üçüncü bir kişinin alacaklılara senet bedelini ödeyeceğine ilişkin verdiği güvence. Saflığı sersemlik derecesine varan (kimse).

BAŞAKÇIK

Çiçeklerde başağı oluşturan çiçek demeti veya topluluğu.

AVADANCI

Osmanlı sarayında bir sınıf hademe.

BAĞ

Bir şeyi başka bir şeye veya birçok şeyi topluca birbirine tutturmak için kullanılan ip, sicim, şerit, tel vb. düğümlenebilir nesne. Meyve bahçesi. Üzüm kütüklerinin dikili bulunduğu toprak parçası. Bir halat üzerine atılan sağlam, düzgün ve istendiğinde kolayca çözülebilen her türlü düğüm. Kemikleri birbirine bağlamaya, iç organları yerinde tutmaya yarayan lif demeti. Nota yazarken yan yana gelen aynı veya farklı değerdeki notaların birbirine bağlanarak çalınacağını belirtmek için yapılmış olan yay biçimindeki işaret. İlgi, ilişki, rabıta. Bağlam, deste, demet. Sargı.

ANLAMAK

Bir şeyin ne demek olduğunu, neye işaret ettiğini kavramak. Sorup öğrenmek. Yarar sağlamak. Birinin duygularını, istek ve düşüncelerini sezebilmek. Yeni bilgileri eskileriyle bir araya getirerek sonuç niteliğinde başka bir bilgi edinmek. Bir şey hakkında bilgisi bulunmak. Doğru ve yerinde bulmak.

BENİLDEME

Benildemek işi.

BEYANAT

Demeç, bildiri.

ATASÖZÜ

Uzun deneme ve gözlemlere dayanılarak söylenmiş ve halka mal olmuş, öğüt verici nitelikte söz, deme, mesel, sav, darbımesel.

BEVVAP

Kapıcı. Mahalle okullarında hademe.

BEDAVA

Karşılıksız, parasız. Herhangi bir bedel ödemeden. Çok ucuz. Bedavadan. Emeksiz, caba.

BADEMSİ

Bademi andıran, bademe benzeyen, badem gibi.

ANADUT

Ekin ve ot demetlerini arabaya yüklemeye veya harmanı aktarmaya yarayan uzun saplı, üç dişli, ahşap araç.

BAYILMAK

Baygın duruma girmek, uyur gibi olmak, kendinden geçmek, kendini kaybetmek. Vermek, ödemek. Sıcak, açlık, susuzluk, yorgunluk vb. etkenlerle dayanma gücünü yitirmek. Çok hoşlanmak, çok sevmek.

BAKIMEVİ

Bakıma gereksinimi olan kimselerin bakıldıkları, barındıkları kuruluş. Belirli noktalarda özellikle kar mücadelesinde kullanılan araç ve gereçlerin barındırıldığı bina. Kurum ve kuruluşlarda motorlu araçların onarıldığı ve korunduğu yer veya birim. Kademe.