Sonu DAY ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "day" olan, toplam 34 adet kelime bulunmaktadır. Sonu day ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında day olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde day olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

MENCEKİBUĞDAY, KINDIRIBUĞDAY

12 harfli kelimeler

YAZLIKBUĞDAY, ÜVEYİKBUĞDAY

11 harfli kelimeler

ZERİNBUĞDAY, SÜTLÜBUĞDAY, MİSLİBUĞDAY, GELİNBUĞDAY

10 harfli kelimeler

KARABUĞDAY, SARIBUĞDAY, DELİBUĞDAY

9 harfli kelimeler

ALABUĞDAY

8 harfli kelimeler

AKBUĞDAY, AHBUĞDAY

7 harfli kelimeler

FARADAY

6 harfli kelimeler

CILDAY, ÇINDAY, BUĞDAY, DAYDAY, BUYDAY, BULDAY, KANDAY, BUGDAY, KORDAY, ABUDAY, BOYDAY, ÖGEDAY

5 harfli kelimeler

CODAY, DADAY, ARDAY, KUDAY, HODAY

Bazı kelimelerin anlamları

DAY

Gibi anlamında kullanılır. Dul kadın evlenirken yanında götürdüğü ilk kocasından olma çocuk. At, eşek yavrusu. Çıplak, sivri. Tay.

YAZLIKBUĞDAY

İlkbaharda ekilen, küçük taneli, sert bir çeşit buğday.

KARABUĞDAY

Karabuğdaygillerden, tohumları için yetiştirilen, bir yıllık bitki (Fagopyrum).

MİSLİBUĞDAY

Kırmızı buğday.

DELİBUĞDAY

Kunduru denilen buğday çeşidi, kırmızı buğday.

ZERİNBUĞDAY

Güzün ekilen kılçıksız buğday.

AHBUĞDAY

Sonbaharda ekilen kabuğu beyaz, yumuşak bir çeşit buğday.

AKBUĞDAY

Kurak iklime dayanıklı, beyaz kabuklu, ekmeklik buğday.

GELİNBUĞDAY

Gaziantep kenti, Araban ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

MENCEKİBUĞDAY

İri taneli ve başağı kırmızı bir çeşit buğday.

ÜVEYİKBUĞDAY

Ekmeği lezzetli, sert buğday.

SARIBUĞDAY

Ağrı ili, Hamur ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Amasya ili, Sarıbuğday bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Diyarbakır ili, Bağdere nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Elâzığ şehri, Kovancılar ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Gaziantep ilinde, Yavuzeli ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

FARADAY

6,022x1023 elektronun elektrik yükü miktarı.

SÜTLÜBUĞDAY

İki gün süreyle süte yatırılmış buğday.

ALABUĞDAY

Diyarbakır şehrinde, Yoğun nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

KINDIRIBUĞDAY

Yeğlenen bir çeşit buğday.

  -   -   -  

Anlamında DAY bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DAY geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ABANMAK

Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak. Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak. Bir şeyin veya bir kimsenin üzerine çöküp çullanmak. Birine yük olarak onun sırtından geçinmeye çalışmak. Boksta karşılaşma sırasında rakibine yaslanmak. Futbolda topa olanca gücüyle vurmak.

AÇILMA

Açılmak işi. Bir grupta, sıraların jimnastik alıştırmaları için dağınık düzene girmesi. Bir film çekiminde karanlıkta başlayıp gittikçe aydınlanarak görüntülerin belirmesine dayanan noktalama. Çatlama.

AKTÜER

İstatistiklere dayanarak sigorta primlerini, risklerini hesaplayan kimse.

AKTÜERYAL

Sigorta risklerine ve istatistiklere dayanan.

AKRABA

Kan bağıyla birbirine bağlı olan kimseler. Oluşma yönünden aynı kaynağa dayanan şeyler. Biri, diğerinin doğurduğu sonuç veya olgular.

AĞIRLIK

Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.

AKILSALLAŞTIRMA

Akılsallaştırmak işi. Bilinç dışı olayların mantık ve akla dayalı olarak açıklanması.

AMYANT

Kolayca bükülen ve ateşe dayanan liflerden oluşmuş bir ak asbest türü.

ADAYLIK

Aday olma durumu, namzetlik. Bir görevde yetiştirilme.

ANAERKİL

Anaerki temeline dayanan, maderşahi, matriarkal.

ALPAKA

Çift parmaklılar takımının devegiller sınıfından, Güney Amerika'da yaşayan, uzun tüylü, memeli bir hayvan (Lama glama pacos). Bu yünden dokunan kumaş. Alman gümüşü. Bu hayvanın yumuşak, hafif, dayanıklı ve parlak olan yünü.

ALDATMACA

Aldatmaya dayanan davranış, aldatıcı oyun, dubara.

AİLE

Evlilik ve kan bağına dayanan, karı, koca, çocuklar, kardeşler arasındaki ilişkilerin oluşturduğu toplum içindeki en küçük birlik. Eş, karı. Aynı gaye üzerinde anlaşan ve birlikte çalışan kimselerin bütünü. Temel niteliği bir olan dil, hayvan veya bitki topluluğu, familya. Aynı soydan gelen veya aralarında akrabalık ilişkileri bulunan kimselerin tümü. Birlikte oturan hısım ve yakınların tümü.

ACENTE

Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.

AFAKİ

Gereksiz, önemsiz (söz). Bir kaynağa dayanmayan, hayalî.

AİLEVİ

Aileye dayalı. Aile ile ilgili.

ADAMSIZ

Adam olmadan. Güvenecek kimsesi olmayan, dayanağı bulunmayan, arkasız. Erkeksiz, kocasız.

AKILCILIK

Akla dayanan, doğruluğun ölçütünü duyularda değil, düşünmede ve tümdengelimli çıkarmalarda bulan öğretilerin genel adı, usçuluk, akliye, rasyonalizm, deneycilik karşıtı. Akla ve akıl yolu ile varılan yargıya inanma, akla aykırı veya akıl dışı hiçbir şeyi tanımama davranışı ve tutumu, akliye, rasyonalizm. Bilginin evrensellik ve zorunluluğunun deneyden ve deneye dayanan genellemeden değil, yalnızca akıldan çıkartılabileceğini savunan öğreti, rasyonalizm.

AHİLİK

Cömertlik. Kökleri eski Türk törelerine dayanan ve Anadolu'da yüksek bir gelişim gösteren esnaf, zanaatçı, çiftçi vb. bütün çalışma kollarını içine alan ocak.

ALIŞTIRMA

Alıştırmak işi. Vücudun gücünü ve dayanıklılığını artırmak için yapılmış olan uygulama, hazırlık çalışması, idman, egzersiz, antrenman. Bir beceriyi, bilgiyi kazanmak için yapılmış olan tekrar, temrin, talim, egzersiz. Bir araç motorundan tam verim elde edilebilmesi için ilk dönemlerinde yüksek devirde düşük hızda çalıştırılması, rodaj.