Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ddu" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ddu ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında ddu olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ddu olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
DDU
Malın, dışalımın yapılacağı ülkede, sözleşmede belirlenen yerde gümrük vergisi ödenmemiş olarak alıcıya ulaştırılmasını öngören D grubu teslim biçimi ve buna dayalı fiyatı.
CODDU
Çopur, çiçekbozuğu yüzlü. Kısa boylu.
HUDDU
Tek kulplu küçük çömlek.
Bu bölümde tanımı içerisinde DDU geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BEDOVA
Beddua, kargış.
AHLI
Duygulu, içli kimse. Ah almış, ilençli, beddualı kimse.
LANET
Tanrı'nın sevgi ve ilgisinden yoksun olma, beddua. Kötü, berbat, çok kötü. Bir ilenme sözü.
GARGIŞ
İlenç. Beddua: gargış gargamak. Beddua. Kargış, beddua.
BEYDAVA
Beddua, ilenç.
İNTİZAR
Birinin gelmesini, bir şeyin olmasını bekleme, gözleme. İlenme, beddua, inkisar.
KARGIŞ
Kargıma işi veya bu maksatla söylenen sözler, lanet, telin, beddua, ilenç, alkış karşıtı.
DAVU
Konu, konuşulan şey. Beddua, ilenç.
İLENMEK
Birinin kötü bir duruma düşmesi dileğini gönlünden geçirmek veya açıkça söylemek, beddua etmek.
TUTMAK
Elde bulundurmak, ele almak. Herhangi bir durumda kalmasını sağlamak. Ulaşmak, varmak. Otobüs, vapur, uçak vb. hasta etmek. Uygun gelmek, çelişmez olmak. Bir şey düşünmek. Alacağa ya da vereceğe saymak. Hedef olarak almak. Kapatmak, sarmak. Hürriyetinden yoksun bırakıp bir yere kapamak, tevkif etmek. Avlamak. Yapışarak veya sokularak çıkmaz olmak. Bırakmamak. Beddua, dua, ah vb. etkisini göstermek, gerçekleşmek, yerine gelmek, varmak. Bir işe herhangi bir anlayışla girişmek. Herhangi bir durumda bulundurmak. Beklenen sonucu vermek. Askerlikte, bankacılıkta durdurmak, blokaj. Gereğini yapmak, yerine getirmek. Başlamak. Sarmak, bürümek. Denetimi ve yetkisi altına almak. Hizmetine almak veya kiralamak. Yaklaştırmak. Bağlamak. İşgal etmek. Kaplamak. İzlemek. Bir kimsenin yerini almak. Benimsemek, beğenmek. Asılmak, kuvvetlice sarılmak. Biriktirmek, tasarruf etmek. Takım oyunlarında karşı takımdaki bir oyuncuyu yakından izlemek, markaja almak. Bir sanat eseri geniş ilgi görmek. Desteklemek, birinden yana çıkmak. Para toplamı ...-e varmak, değeri olmak. Sunmak. Kullanmak. Varsaymak, farz etmek. Bir şeyi kullanması için uzatmak. Yanında bulundurmak, alıkoymak. Bir yerde kalmasını sağlamak. Ele geçirmek, yakalamak. Sürmek, zaman almak. Kırağı, çiğ veya kar bir yüzeyde görünür durumda olmak, kalmak. İş görebilmek. Uğramak.
BEDDAA
Beddua, ilenç.
LANETLEMEK
Kargımak, beddua etmek, lanet etmek. Dinden kovmak. Tanrı, merhametinden yoksun bırakmak.
AH
İlenme, beddua. (a:h) Ağrı, acı duyulduğunda söylenen bir söz. (a:h) Sesin tonuna göre pişmanlık, öfke, özlem, beğenme, sevgi vb. duygular anlatan bir söz.
İLENÇ
Beddua, kargış.
BEDVA
Beddua, ilenç. Beddua, bk. bedduva.
BEDDA
Beddua, ilenç.
BEDUVA
Beddua, ilenç. Beddua.
BEYDEVA
Beddua, ilenç.
KAHRETMEK
Ezmek, perişan etmek. Kendine dert etmek, içlenmek, çok üzülmek. İlenmek, beddua etmek. Çok üzmek.
GARĞILAMAK
Beddua etmek.