Sonu DARGIN ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "dargın" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu dargın ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında dargın olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde dargın olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

DARGIN

Darılmış olan, küskün. Soğuk, ilgisiz.

  -   -   -  

Anlamında DARGIN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DARGIN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DAMUŞMAK

Somurtmak, sessiz ve dargın durmak.

SOĞUKLUK

Soğuk olma durumu, soğuk bir etki yapan şeyin özelliği, bürudet. Kırgınlığa, dargınlığa yol açabilen sevgi azalması. Yemeğin sonunda yenen meyve, hoşaf, komposto vb. şeyler. Soğuk, sevimsiz ve ilgisiz davranış, ilgisizlik. Hamamlarda yıkanılan yerle giyinilen yer arasındaki az ısıtılan yer. Cinsel istek duymama durumu. Sevimsiz olma durumu, antipati.

KÜSÜLÜ

Aralarında dargınlık, küskünlük bulunan.

KONUŞMAK

Bir dilin kelimeleriyle düşüncesini sözlü olarak anlatmak. Flört etmek. Becermek, uzman gibi yapabilmek. Şık ve zarif görünmek. Belli bir konudan söz etmek. Dargın bulunmamak. Söylev vermek, konuşma yapmak. Konuşma dili olarak kullanmak. Bir konuda karşılıklı söz etmek, sohbet etmek. Geçerli olmak, etkin olmak. Düşüncesini herhangi bir araç kullanarak anlatmak. Oyuncak, hayvan vb. konuşmaya benzeyen birtakım sesler çıkarmak. İlişki kurmak ya da ilişkiyi sürdürmek. Gizli bir şeyi açığa vurmak, ele vermek.

CAL

Çorap şişi. Birbirine dargın olanların söyledikleri sözler. Bedel. Gündelik. Arabanın yanlarındaki direklere bağlanan sırık. Ala renk.

BARIŞMAK

İki taraf, aralarındaki dargınlığı kaldırmak, uzlaşmak, anlaşmak. Sevmek, zevk almak.

DOMUŞMAG

Somurtmak, sessiz ve dargın durmak.

DARGINLAŞMA

Dargınlaşmak işi.

DARĞINNIK

Dargınlık.

EKŞİMEK

Ekşi duruma gelmek. Kaşlarını çatıp yüzüne küskün veya dargın bir anlam vermek, somurtmak. Utanmak, mahcup olmak. Mayalanmak. Bozulmak. Sırnaşmak, ısrar etmek.

KAVGALI

Kavgayla yapılmış olan veya içine kavga karışan. Birisiyle kavga ederek darılmış olan, dargın.

ATIŞMAK

Tartışmak. Çocuk oyunlarında ebeyi veya takımda olanları belirlemek için karşılıklı olarak adım atmak. Kendisine dargın olan bir kimseye barışıkmış gibi söz söylemek.

ACİŞ

Küs, dargın, gücenik: Biz Ayşe ile acişiz.

BİNGİN

Dargın, kavgalı.

ANAKODOS

Dargın, somurtkan. Sıkıntı, keder.

ASURLU

Hiddetli, küskün, dargın.

DARGINLIK

Dargın olma durumu.

BARIŞIK

Başkası ile barış durumunda bulunan, dargın veya düşman olmayan.

ŞİŞİNMEK

Surat asmak, dargın durmak. Başkalarına yüksekten bakar gibi bir tavır takınmak, böbürlendiğini davranışlarıyla belli etmek, kabarmak, gururlanmak. Bazı böcekler, saldırıya uğradıklarında bütün uzantı ve eklentilerini, düşmanını korkutup ürkütecek biçimde yayarak genişletmek.

DARGINLAŞMAK

Dargın bir durum almak.