DARGIN ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "dargın" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. dargın ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu dargın ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde dargın olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

DARGIN

Darılmış olan, küskün. Soğuk, ilgisiz.

DARGINLAŞMA

Dargınlaşmak işi.

DARGINLIK

Dargın olma durumu.

DARGINLAŞMAK

Dargın bir durum almak.

  -   -   -  

Anlamında DARGIN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DARGIN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ACİŞ

Küs, dargın, gücenik: Biz Ayşe ile acişiz.

KONUŞMAK

Bir dilin kelimeleriyle düşüncesini sözlü olarak anlatmak. Flört etmek. Becermek, uzman gibi yapabilmek. Şık ve zarif görünmek. Belli bir konudan söz etmek. Dargın bulunmamak. Söylev vermek, konuşma yapmak. Konuşma dili olarak kullanmak. Bir konuda karşılıklı söz etmek, sohbet etmek. Geçerli olmak, etkin olmak. Düşüncesini herhangi bir araç kullanarak anlatmak. Oyuncak, hayvan vb. konuşmaya benzeyen birtakım sesler çıkarmak. İlişki kurmak ya da ilişkiyi sürdürmek. Gizli bir şeyi açığa vurmak, ele vermek.

ANAKODOS

Dargın, somurtkan. Sıkıntı, keder.

ATIŞMAK

Tartışmak. Çocuk oyunlarında ebeyi veya takımda olanları belirlemek için karşılıklı olarak adım atmak. Kendisine dargın olan bir kimseye barışıkmış gibi söz söylemek.

KÜSÜLÜ

Aralarında dargınlık, küskünlük bulunan.

DONUŞMAK

Somurtmak, sessiz ve dargın durmak. Hayrette kalmak, dona kalmak. Hasta iyileşmeye başlamak. Küsmek.

DAMUŞMAK

Somurtmak, sessiz ve dargın durmak.

DÖNGÜN

Dargın. Bir tarafa dost görünüp de onlardan aldığı havadisleri karşı tarafa götüren, satılmış kimse: Veli döngün, onun yanında gizli söz söylemen. Tadı değişmiş, ekşimiş (yemek): Yemeğin tadında döngünlük var. Hastalığı iyiliğe dönmüş durumda olan: Çok şükür hasta döngün durumda. Sözünde durmayan, dönek.

DOMUŞMAK

Somurtmak, sessiz ve dargın durmak. Sırıtmak. Soğuktan üşüyen insan ve hayvan büzülmek, büzülerek oturmak. Çömelmek. Ölmek. Somurtmak.

KAVGALI

Kavgayla yapılmış olan veya içine kavga karışan. Birisiyle kavga ederek darılmış olan, dargın.

ŞİŞİNMEK

Surat asmak, dargın durmak. Başkalarına yüksekten bakar gibi bir tavır takınmak, böbürlendiğini davranışlarıyla belli etmek, kabarmak, gururlanmak. Bazı böcekler, saldırıya uğradıklarında bütün uzantı ve eklentilerini, düşmanını korkutup ürkütecek biçimde yayarak genişletmek.

DARĞINNIK

Dargınlık.

BİNGİN

Dargın, kavgalı.

CAL

Çorap şişi. Birbirine dargın olanların söyledikleri sözler. Bedel. Gündelik. Arabanın yanlarındaki direklere bağlanan sırık. Ala renk.

SOĞUKLUK

Soğuk olma durumu, soğuk bir etki yapan şeyin özelliği, bürudet. Kırgınlığa, dargınlığa yol açabilen sevgi azalması. Yemeğin sonunda yenen meyve, hoşaf, komposto vb. şeyler. Soğuk, sevimsiz ve ilgisiz davranış, ilgisizlik. Hamamlarda yıkanılan yerle giyinilen yer arasındaki az ısıtılan yer. Cinsel istek duymama durumu. Sevimsiz olma durumu, antipati.

BARIŞIK

Başkası ile barış durumunda bulunan, dargın veya düşman olmayan.

EKŞİMEK

Ekşi duruma gelmek. Kaşlarını çatıp yüzüne küskün veya dargın bir anlam vermek, somurtmak. Utanmak, mahcup olmak. Mayalanmak. Bozulmak. Sırnaşmak, ısrar etmek.

BARIŞMAK

İki taraf, aralarındaki dargınlığı kaldırmak, uzlaşmak, anlaşmak. Sevmek, zevk almak.

ASURLU

Hiddetli, küskün, dargın.

DOMUŞMAG

Somurtmak, sessiz ve dargın durmak.