DANIŞ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "danış" olan, toplam 23 adet kelime bulunmaktadır. danış ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu danış ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde danış olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

DANIŞILABİLMEK

13 harfli kelimeler

DANIŞILABİLME

12 harfli kelimeler

DANIŞMENTLER, DANIŞABİLMEK

11 harfli kelimeler

DANIŞABİLME, DANIŞMANLIK

10 harfli kelimeler

DANIŞIKLIK, DANIŞIKSIZ, DANIŞILMAK

9 harfli kelimeler

DANIŞIKLI, DANIŞIKCI, DANIŞMENT, DANIŞILMA

8 harfli kelimeler

DANIŞTAY, DANIŞMAN, DANIŞMAK, DANIŞMAH

7 harfli kelimeler

DANIŞMA, DANIŞIM, DANIŞAN, DANIŞIH, DANIŞIK

5 harfli kelimeler

DANIŞ

Bazı kelimelerin anlamları

DANIŞ

Önemli bir konuda birkaç kişinin bir arada konuşması, müşavere.

DANIŞABİLME

Danışabilmek işi.

DANIŞABİLMEK

Danışma imkânı veya olasılığı bulunmak.

DANIŞMANLIK

Danışmanın yaptığı görev, müşavirlik.

DANIŞMENTLER

Bolu şehri, Gerede ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.

DANIŞIKLI

Gerçekte olmadığı hâlde bir anlaşma sonunda öyle gösterilen, muvazaalı.

DANIŞIKSIZ

Müşaviri olmayan.

DANIŞILABİLMEK

Danışılma imkânı veya olasılığı bulunmak.

DANIŞTAY

Hükümetçe hazırlanarak verilen yasalar ve ayrıcalı sözleşmeler üzerinde irdeleme yaparak bu yöndeki düşüncelerini açıklayan, tüzükleri inceleyen, yasaların ve tüzüklerin gösterdiği işleri gören, hükümetçe yapılan her çeşit soruları cevaplandıran, yönetim davalarını yürüten, karara bağlayan en yüksek yargı kurulu.

DANIŞIKLIK

Danışıklı olma durumu, muvazaa.

DANIŞMAN

Bilgi ve düşüncesi alınmak için kendisine danışılan görevli kimse, müşavir.

DANIŞILMA

Danışılmak işi.

DANIŞILMAK

Danışma işi yapılmak.

DANIŞIKCI

Müşavir.

DANIŞMENT

Adana ilinde, Doğankent bucağına bağlı bir bölge. Çorum şehrinde, Osmancık belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

DANIŞILABİLME

Danışılabilmek işi.

  -   -   -  

Anlamında DANIŞ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DANIŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BABIALİ

Osmanlı Devleti'nde İstanbul'da sadaret (Başbakanlık), dâhiliye ve hariciye nezaretleri (İçişleri ve Dışişleri bakanlıkları) ile Şûrayıdevlet (Danıştay) dairelerinin bulunduğu yapı. Osmanlı hükûmeti. İstanbul'da bu çevredeki basın.

KANIŞ

Kanma işi. Kanı, kanaat. Aldanış, kanma.

KULUÇKALIK

Kuluçka olma durumu. Küçük işletmeleri büyümelerine zemin hazırlamak amacıyla altyapı hizmetleri yanında danışmanlık ve çeşitli destek hizmetleri sağlamak üzere genellikle üniversiteler veya kamu araştırma kuruluşlarınca oluşturulmuş birimler, inkübatör. Kuluçkada kullanılmaya elverişli. Kuluçka döneminin geçirildiği yer, kuluçkahane.

KONUŞMA

Konuşmak işi. Görüşme, danışma, müzakere. Dinleyicilere bilim, sanat, edebiyat vb. konularda bilgi vermek için yapılmış olan söyleşi, konferans.

BAŞDANIŞMANLIK

Başdanışman olma durumu, başmüşavirlik. Başdanışmanın yaptığı iş, başmüşavirlik.

KONT

Roma imparatorunun danışman olarak seçtiği kimse. Derebeyi. Batı toplumunda erkekler için kullanılan bir soyluluk unvanı.

BÜRO

Çalışma odası, yazıhane. Danışma ve yazı işlerinin yürütüldüğü iş yeri. Bölüm, şube. Yazı masası.

DURULMAK

Duru duruma gelmek. Gürültü, kımıldanış, karışıklık, yağış, yel dinmek, sükûn bulmak. Sakinleşmek. Durma işi yapılmak.

HODBEHOT

Kendi kendine, kendi kafasıyla, kendiliğinden, kimseye danışmadan.

MEŞVERET

Bir konu hakkında birinin düşüncesini sorma, danışma. İki veya daha fazla kişinin birbiriyle fikir alışverişinde bulunması.

AÇMAK

Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.

MUVAZAA

Danışık, danışıklık.

ECZACILIK

Eczacının yaptığı iş. İlaçların ve kozmetik ürünlerin üretimi, çözümlenmesi, etkinlik ve güvenilirliği ile ilgili çalışmaları yürüten, bu ürünlerin kullanıcılara iletilmesini sağlayan, ilaç ve sağlıkla ilgili konularda danışmanlık hizmeti veren sağlık mesleği.

MİMİK

Yüz, el, kol hareketleriyle düşünceyi anlatma sanatı. Duyguları, düşünceleri belirtecek biçimde yüzde beliren kımıldanışlar, hareketler.

BAĞIL

Görece. Kendine özgü bir kımıldanışı olduğu hâlde başka bir cisme uyarak sürüklenen cismin görünürdeki kımıldanışının niteliği.

İSTİŞARE

Danışma.

DRAMATURG

Tiyatro için oyun seçmek, oyunları irdelemek, sahnelenmesi işine yardım etmek, oyuncu seçmede, malzemelerin hazırlanmasında danışmanlık yapmak gibi görevleri bulunan kimse.

DANIŞMA

Danışmak işi, müşavere, istişare, müzakere, meşveret. Danışılan yer, müracaat, enformasyon.

KARDİNAL

Papayı seçen, danışmanlığını yapan başpapazlardan her biri.

ENFORMASYON

Danışma, tanıtma. Haber alma, haber verme, haberleşme.