Sonu DALMAK ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "dalmak" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. Sonu dalmak ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında dalmak olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde dalmak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

FISDALMAK, GAYDALMAK, HINDALMAK

8 harfli kelimeler

ANDALMAK, ARDALMAK, GIDALMAK

6 harfli kelimeler

DALMAK

Bazı kelimelerin anlamları

DALMAK

Suyun içine bütün vücuduyla ve hızla girmek. Bir yerin içine girmek. Başka bir şeyle uğraşamayacak veya başka bir şeyi düşünemeyecek biçimde kendini bir şeye kaptırmak. Kendini bilmez duruma gelmek, kendinden geçmek. Uyumak. Güreşte rakibinin belden aşağı bir yerini aniden tutmak.

ANDALMAK

Açlıktan içi geçmek, içi ezilmek: Açlıktan andaldım.

FISDALMAK

Balon, lastik top ve araba lastiği gibi cisimler hava kaçırıp boşalmak, sönmek, patlamak.

GAYDALMAK

Sekerek yürümek.

ARDALMAK

Zayıflamak, çökmek.

HINDALMAK

Kızmak, hırslanmak.

GIDALMAK

Kıtlaşmak.

  -   -   -  

Anlamında DALMAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DALMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DALDIRMAK

Dalma işini yaptırmak, dalmasına sebep olmak. Dalmak.

DALIVERMEK

Çabucak veya ansızın dalmak.

UYUMAK

Uyku durumunda olmak. İşlem görmemek, durgun kalmak, el sürülmemek. İlaç etkisiyle ağrı duymayacak kadar derin uykuya dalmak. Çevresindeki olayları fark etmemek, görmemek.

CUMMAK

Yıkanmak. Eski türkçe çummak: suya dalmak.

GİRMEK

Dışarıdan içeriye geçmek. İncelemek, ayrıntılara inmek. İyice anlamak, iyice bilmek. Erişmek, ulaşmak. Yemek yemek. Sulu bir şeyin veya su dolu bir yerin içine batmak veya dalmak. Sığmak. Tecavüz etmek, geçmek. Ağrı, sancı başlamak, saplanmak. Zaman anlamlı kavramlar için gelmek. Girişmek, başlamak. Kavgaya tutuşmak. Yeni bir duruma geçmek, dönüşmek. Yüklenmek. Bir şeyin yapımında, birleşiminde yer almak. Bulaşmak. Almak, fethetmek. Yazılmak, başlamak. Katılmak.

DALDURMAK

Dalmak. Bir dalı kökünden koparmadan orta kısmını toprağa gömerek köklendirmek.

DAPIHLAMAH

Uyuklamak, dalmak.

CUVUTMAK

Kendinden geçmek, dalmak.

CUTMAK

Yutmak. Dalmak, düşünmek.

DALGAÇLAMAK

Giyecek ve yiyecekleri yıkayıp temizledikten sonra, son defa çalkalamak. Dalmak: Suyun içine dalgaçlayınca ne hoş olur.

DALMA

Dalmak işi. Güreşçinin ayaktayken birden eğilerek rakibinin bacaklarını kapması.

COZLAMAK

Suya gömülmek, dalmak. Yanan kömür suda söndürülürken ses çıkarmak.

DALIPLAMAK

Uyuklamak, dalmak.

UYUKLAMAK

Oturduğu yerde hafif uykuya dalmak, ımızganmak.

DAPILAMAK

Uyuklamak, dalmak. At, eşek gibi hayvanların ön ayakları sık sık bükülmek: Bizim eşek çok dapılayor. Keşfetmek, meydana çıkarmak.

DAALMAK

Dağılmak, karşılığı dalmak.

DALDALANMAK

Gölgeli yere saklanmak. Gölgeli yere ya da bir adamın himayesine sığınmak. Sinmek. Bir şeyle fazla meşgul olmak, dalmak: Oyuna daldalanıp vakti unutmuş. Sığınmak, barınmak. Duldalanmak.

UÇMAK

Kuş, kanatlı böcek vb. hareketli kanatları yardımıyla havada düşmeden durmak, havada yol almak. Sıvı, gaz ya da buhar durumuna geçmek. Gerçek hayattan uzaklaşıp düşlere dalmak. Hava yolu ile gitmek. Patlayıcı madde ile parçalanmak. Çok sevinmek. Rüzgâr veya başka bir itici güçle yerinden ayrılıp uzağa gitmek. Çok hızlı gitmek. Cennet. Dinî inanışa göre ruh ölümden sonra göğe yükselmek. Aşırılmak. Uçar gibi dalgalanmak. Yok olmak, ortadan kaybolmak. Yüksek yerden düşmek veya yuvarlanmak. Keyif verici veya uyuşturucu madde aldıktan sonra kendinden geçmek. Rengi solmak. Uçak vb. araçlar özel mekanizma ile yerden yükselmek, havada yol almak. Belirmek.

DAPIKLAMAK

Uyuklamak, dalmak.

BAYINMAK

Bayılmak: Akşam bizim çocuk bayındı. Uyumak. Kendini bir şeye vermek, dalmak. Hasta kendinden geçmek. Tahammül etmek: Burası çok sıcak hiç bayınamıyorum. Vermek, ödemek (argo): Bu tabancaya 250 lira bayındım. Büyümek, boylanmak. Bayılmak.