DALMAK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "dalmak" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. dalmak ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu dalmak ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde dalmak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

DALMAK

Suyun içine bütün vücuduyla ve hızla girmek. Bir yerin içine girmek. Başka bir şeyle uğraşamayacak veya başka bir şeyi düşünemeyecek biçimde kendini bir şeye kaptırmak. Kendini bilmez duruma gelmek, kendinden geçmek. Uyumak. Güreşte rakibinin belden aşağı bir yerini aniden tutmak.

  -   -   -  

Anlamında DALMAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DALMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

CUTMAK

Yutmak. Dalmak, düşünmek.

UYUKLAMAK

Oturduğu yerde hafif uykuya dalmak, ımızganmak.

DAPIHLAMAH

Uyuklamak, dalmak.

DAALMAK

Dağılmak, karşılığı dalmak.

DALIVERMEK

Çabucak veya ansızın dalmak.

BAYINMAK

Bayılmak: Akşam bizim çocuk bayındı. Uyumak. Kendini bir şeye vermek, dalmak. Hasta kendinden geçmek. Tahammül etmek: Burası çok sıcak hiç bayınamıyorum. Vermek, ödemek (argo): Bu tabancaya 250 lira bayındım. Büyümek, boylanmak. Bayılmak.

DALIPLAMAK

Uyuklamak, dalmak.

DALDIRMAK

Dalma işini yaptırmak, dalmasına sebep olmak. Dalmak.

CUMMAK

Yıkanmak. Eski türkçe çummak: suya dalmak.

DALDURMAK

Dalmak. Bir dalı kökünden koparmadan orta kısmını toprağa gömerek köklendirmek.

UÇMAK

Kuş, kanatlı böcek vb. hareketli kanatları yardımıyla havada düşmeden durmak, havada yol almak. Sıvı, gaz ya da buhar durumuna geçmek. Gerçek hayattan uzaklaşıp düşlere dalmak. Hava yolu ile gitmek. Patlayıcı madde ile parçalanmak. Çok sevinmek. Rüzgâr veya başka bir itici güçle yerinden ayrılıp uzağa gitmek. Çok hızlı gitmek. Cennet. Dinî inanışa göre ruh ölümden sonra göğe yükselmek. Aşırılmak. Uçar gibi dalgalanmak. Yok olmak, ortadan kaybolmak. Yüksek yerden düşmek veya yuvarlanmak. Keyif verici veya uyuşturucu madde aldıktan sonra kendinden geçmek. Rengi solmak. Uçak vb. araçlar özel mekanizma ile yerden yükselmek, havada yol almak. Belirmek.

DALMA

Dalmak işi. Güreşçinin ayaktayken birden eğilerek rakibinin bacaklarını kapması.

DALDALANMAK

Gölgeli yere saklanmak. Gölgeli yere ya da bir adamın himayesine sığınmak. Sinmek. Bir şeyle fazla meşgul olmak, dalmak: Oyuna daldalanıp vakti unutmuş. Sığınmak, barınmak. Duldalanmak.

GİRMEK

Dışarıdan içeriye geçmek. İncelemek, ayrıntılara inmek. İyice anlamak, iyice bilmek. Erişmek, ulaşmak. Yemek yemek. Sulu bir şeyin veya su dolu bir yerin içine batmak veya dalmak. Sığmak. Tecavüz etmek, geçmek. Ağrı, sancı başlamak, saplanmak. Zaman anlamlı kavramlar için gelmek. Girişmek, başlamak. Kavgaya tutuşmak. Yeni bir duruma geçmek, dönüşmek. Yüklenmek. Bir şeyin yapımında, birleşiminde yer almak. Bulaşmak. Almak, fethetmek. Yazılmak, başlamak. Katılmak.

CUVUTMAK

Kendinden geçmek, dalmak.

DAPIKLAMAK

Uyuklamak, dalmak.

DALGAÇLAMAK

Giyecek ve yiyecekleri yıkayıp temizledikten sonra, son defa çalkalamak. Dalmak: Suyun içine dalgaçlayınca ne hoş olur.

UYUMAK

Uyku durumunda olmak. İşlem görmemek, durgun kalmak, el sürülmemek. İlaç etkisiyle ağrı duymayacak kadar derin uykuya dalmak. Çevresindeki olayları fark etmemek, görmemek.

DAPILAMAK

Uyuklamak, dalmak. At, eşek gibi hayvanların ön ayakları sık sık bükülmek: Bizim eşek çok dapılayor. Keşfetmek, meydana çıkarmak.

COZLAMAK

Suya gömülmek, dalmak. Yanan kömür suda söndürülürken ses çıkarmak.