Kelimeler arşivi içinde; sonunda "dadanma" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu dadanma ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında dadanma olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde dadanma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
DADANMA
DADANMA
Dadanmak işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde DADANMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DADANABİLMEK
Dadanma imkânı veya olasılığı bulunmak.
DUŞLANMAK
Bir şeyin üzerine düşmek, onu kendine iş edinmek, dadanmak.
DADANDIRMAK
Dadanmasına yol açmak.
DADAMIK
Birini oyalamak, kandırmak için söylenen tatlı söz, gösterilen iyilik, verilen yiyecek. Bir yiyeceğin tadına bakmak için yenilen parçası, tadımlık. Kuş, balık avlamak için av yerine konulan yem. Dağ hayvanlarını tuzağa düşürmek için konulan zehirli ya da zehirsiz yem. Dadanma, alışma.
GIDAKSINMAK
Bir ikramdan yüz bularak dadanmak: Yine mi istiyorsun gıdaksındın galiba. Hayvan yem veren kimseye ya da yere alışmak.
DUŞLANMAH
Bir şeyin üzerine düşmek, onu kendine iş edinmek, dadanmak.
DADANIŞ
Dadanma işi.
DÜŞLENMEK
Dadanmak, alışmak. Üzerine düşmek, fazlaca meşgul olmak.
KIDAKTIMAK
Alışmak, dadanmak.
DÜŞLEŞMEK
Dadanmak, alışmak. Bir şey üzerinde direnmek.
GİCİMİK
Uyuz hastalığı. Düşkünlük, dadanma: Hüseyin işrete gicimik oldu. Halk dilinde Uyuz hastalığı.
KIDAKMAK
Alışmak, dadanmak.
KIDAHMAH
Alışmak, dadanmak.
DADAN
Eski türkçe tatgan: Alışmak, sürekli gitmek (Erzincan Merkez). Dadanmak.
DÜĞÜLMEK
Memede süt pıhtılaşmak. Yenilen bazı yemekler midede erimeyip sert bir halde kalmak. İplik düğümlenmek. Dadanmak. Havada uçan kuş birden yere inmek. Merkezileşmek, bir noktada toplanmak. Düğümlenmek.
GİCİMÜK
Uyuz hastalığı. Düşkünlük, dadanma.
KINITMAK
Dadanmak, tutkunlaşmak. Bir şeyi, bilgiyi olduğu gibi ansımak, ezberlemek. Kovmak : Hasan şu öküzü oradan kınıt ta gel.
KİTLEŞMEK
Üzerine düşmek, dadanmak, bir şeye çok dalmak: Koyunlar ota, tavuklar arpaya kitleşmiş. Yapışmak, iyice bitişmek, sıkışmak.
ÖĞSE
Ucu yanmış odun parçası. Ökseotu. Asmalara böcek dadanmaması için sürülen yapışkan sıvı.
KIDAKSINMAK
Alışmak, dadanmak.