Kelimeler arşivi içinde; başında "dadanma" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. dadanma ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu dadanma ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde dadanma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
DADANMA
Dadanmak işi.
DADANMAH
Alışmak.
DADANMAK
Tadını aldığı, hoşlandığı bir şeyi sık sık istemek. Yarar, çıkar amacıyla veya alışkanlıkla bir yere sık uğramak, abone olmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde DADANMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DUŞLANMAK
Bir şeyin üzerine düşmek, onu kendine iş edinmek, dadanmak.
GİCİMİK
Uyuz hastalığı. Düşkünlük, dadanma: Hüseyin işrete gicimik oldu. Halk dilinde Uyuz hastalığı.
DADANABİLMEK
Dadanma imkânı veya olasılığı bulunmak.
KIDAKMAK
Alışmak, dadanmak.
KIDAHMAH
Alışmak, dadanmak.
DÜŞLENMEK
Dadanmak, alışmak. Üzerine düşmek, fazlaca meşgul olmak.
DADAN
Eski türkçe tatgan: Alışmak, sürekli gitmek (Erzincan Merkez). Dadanmak.
DADANDIRMAK
Dadanmasına yol açmak.
KIDAKTIMAK
Alışmak, dadanmak.
ÖĞSE
Ucu yanmış odun parçası. Ökseotu. Asmalara böcek dadanmaması için sürülen yapışkan sıvı.
KIDAKSINMAK
Alışmak, dadanmak.
KİTLEŞMEK
Üzerine düşmek, dadanmak, bir şeye çok dalmak: Koyunlar ota, tavuklar arpaya kitleşmiş. Yapışmak, iyice bitişmek, sıkışmak.
DADAMIK
Birini oyalamak, kandırmak için söylenen tatlı söz, gösterilen iyilik, verilen yiyecek. Bir yiyeceğin tadına bakmak için yenilen parçası, tadımlık. Kuş, balık avlamak için av yerine konulan yem. Dağ hayvanlarını tuzağa düşürmek için konulan zehirli ya da zehirsiz yem. Dadanma, alışma.
GIDAKSINMAK
Bir ikramdan yüz bularak dadanmak: Yine mi istiyorsun gıdaksındın galiba. Hayvan yem veren kimseye ya da yere alışmak.
DADANIŞ
Dadanma işi.
GİCİMÜK
Uyuz hastalığı. Düşkünlük, dadanma.
DUŞLANMAH
Bir şeyin üzerine düşmek, onu kendine iş edinmek, dadanmak.
KINITMAK
Dadanmak, tutkunlaşmak. Bir şeyi, bilgiyi olduğu gibi ansımak, ezberlemek. Kovmak : Hasan şu öküzü oradan kınıt ta gel.
DÜĞÜLMEK
Memede süt pıhtılaşmak. Yenilen bazı yemekler midede erimeyip sert bir halde kalmak. İplik düğümlenmek. Dadanmak. Havada uçan kuş birden yere inmek. Merkezileşmek, bir noktada toplanmak. Düğümlenmek.
DÜŞLEŞMEK
Dadanmak, alışmak. Bir şey üzerinde direnmek.