Kelimeler arşivi içinde; sonunda "daba" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu daba ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında daba olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde daba olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
DABA
Toprak damların kenarına konulan eğri, köşeli ağaç. Arapça kökenli debbâğ: Deri terbiye eden kimse, ham deriyi işleyen.
Bu bölümde tanımı içerisinde DABA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ORBAN
Dabakcılıkta derinin emdiği kireci çıkarmak için kullanılan araç. (Maraş).
ŞEKERGÜBRESİ
Dabakların deri temizlemekte kullandıkları madde. (Yalvaç-Isparta).
DEVEDABANI
İri, yassı bir çeşit üzüm. Sarı, beyaz renkte büyük kır papatyası. İlkbaharda kırlarda, tarlalarda kendiliğinden yetişen, pembe çiçekli, çiğdeme benzeyen yumru kökleri yenilebilen yabani bir bitki. Kırlarda yetişen ve rozet şeklindeki yaprakları salataya konulan, yenilebilen bir ot. Biçimi deve tabanına benzeyen, yere yayılmış olarak yetişen az dikenli ve turşusu yapılabilen bir ot. Kabak yaprağına benzeyen geniş yaprakları, tüylü ve yapışkan bir ot: Sıcak geçen insanların sırtına devedabanı koymalıdır.
DABANNARI
Tabanları anlamında kullanılır: Burası sana yaramaz dabannarı yağla.
KIRDABAN
Verimliliği orta olan toprak: Kırdabanın kavunu tatlı olur.
DABANNAMAK
Kovalamak: Babam beni dövmek için çok dabannadı ama tutamadı.
ARZAĞALARI
Hasoda görevlilerinden padişaha arz iletmeye yetkili en kıdemli dördü: hasodabaşı, silahtarağa, çuhadar, rikâbdar.
TABAH
Şap hastalığı. Hayvanlarda görülen şap hastalığı; bk. ayrıca dabah. Tabak. Bir hayvan hastalığı.
GAVELETE
Dabaklıkta üzerinde deri kazınan kütük. (Yalvaç Isparta).
HUMBA
Bodrum. Duvarda daba çok ocak başlarında olan oyuklar:-Humbada biber kutusu var.
ELLİBAŞI
Ulufeli humbaracı bölüklerinde odabaşından sonra gelen subayın sanı.
ELTAŞI
El değirmeni. Dabağlanmış derileri son olarak perdahlamaya yarayan araç. Beştaş oyunu. Küçük taş parçası.
GARADABAK
Araç kullanmadan dabakcılık yapan kişi. (Yalvaç Isparta).
AFKURMAK
Köpek havlamak, ürümek. Birinin yüzüne karşı, edepsizce bağırmak, haykırmak. Saçma ve yersiz konuşmak. Havlamak; gereksiz ve adaba aykırı olarak bağırıp çağırmak.
SAMA
Köpek pisliği. Sünnet düğününde yapılan eğlence. Dabakların deriyi yumuşatmak ve deri üzerindeki pislikleri kabartmak amacıyla kullandıkları köpek pisliği. (Uşak).
KİRDİNEN
Dabakların, derilerin etini almakta kullandıkları araç. (Maraş).
DİPE
Dabaklıkta kullanılan çatal ağaç. (Bor Niğde).
SIYIRMADEMİRİ
Dabakların, deride kalmış etli kısımları kazımakta kullandıkları araç. (Maraş).
SİLE
Ağzına değin dolu, tam. Bataklıkta çıkan dikenli bir çeşit ot. Derilerin işlenmesi için yatırılan harç kuyusu. Başparmakla işaret parmağı arasındaki uzunluk. Ağzına dek dolu. Bir ölçek dolusu tahıl, up, tuz ve benzerleri (üzeri cetvelle silinerek düzeltilmiş olacaktır). Dabakların deri ıslatmak amacıyla kullandıkları beton havuz. (Uşak). İçine manda derisi atılan dabaklama çukuru. (Yalvaç Isparta). Silme, ağzına kadar dolu, lebabep.
DAZITMAK
Koşmak, seğirtmek: Bu av merakı sende varken daha çok daban dazıtırsın. Kaçmak. Kaçırmak.