DABA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "daba" olan, toplam 31 adet kelime bulunmaktadır. daba ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu daba ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde daba olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

DABANMISIRDANI

11 harfli kelimeler

DABANDEMİRİ, DABANDORUYA

10 harfli kelimeler

DABANNAMAK, DABAKLAMAK, DABANLAMAK, DABALLAMAK

9 harfli kelimeler

DABALAMAK, DABANDORU, DABANDARI, DABANBAĞI, DABANNARI, DABANSURA

8 harfli kelimeler

DABAHANA, DABANCIK, DABANSIZ

7 harfli kelimeler

DABALAK, DABANLI, DABANCA, DABANÇA, DABANÇE

6 harfli kelimeler

DABACA, DABAKA

5 harfli kelimeler

DABAN, DABAL, DABAK, DABAH, DABAĞ, DABAÇ, DABAR

Bazı kelimelerin anlamları

DABA

Toprak damların kenarına konulan eğri, köşeli ağaç. Arapça kökenli debbâğ: Deri terbiye eden kimse, ham deriyi işleyen.

DABAKLAMAK

Hayvan derilerini sepileyip meşin, kösele, sahtiyan haline getirmek.

DABANDEMİRİ

Hazırlanan ayakkabı ile terliği kalıblarına geçirmeğe yarayan bir ayakkabı aracı. (Tokat).

DABANDARI

Zamanla ortası çukurlaşmış toprak yol.

DABANLAMAK

Bağ çubuklarının uçlarını sivrilterek toprağa gömmek. Acemice, şaşkın şaşkın iş yapmak. Bir eşya ya da hayvan satılırken ilk söylenen fiyatta direnmek. Yürümek. Geniş adımla yürümek. Bastığı yeri bilmeden uluorta yürümek. Ayakla çiğnemek. Kuvvetli olarak itmek, sıkıştırmak.

DABANSURA

El yıkamada kullanılan leğen.

DABANCIK

Ayakkabı.

DABALLAMAK

Azarlamak, hakir görmek. Çabalamak, uğraşmak.

DABALAMAK

Telâş göstermek. Hastalıktan kalkan bir kimse ya da yeni yürümeye başlayan çocuk sallanarak ve sendeleyerek yürümek. Gürültü yapmak. Çabalamak, uğraşmak.

DABANDORU

Yayan, yürüyerek.

DABANMISIRDANI

Bakır eşya yapılırken tabanları pekiştirmek için kullanılan araç. (Maraş).

DABANNARI

Tabanları anlamında kullanılır: Burası sana yaramaz dabannarı yağla.

DABANDORUYA

Yayan, yürüyerek.

DABAHANA

Arapça kökenli Far. debbâğ-hâne: tabakhane.

DABANBAĞI

Sulanması olanağı varken susuz bırakılan bağ. (Kursarı Yalvaç Isparta).

DABANNAMAK

Kovalamak: Babam beni dövmek için çok dabannadı ama tutamadı.

  -   -   -  

Anlamında DABA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DABA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

GAVELETE

Dabaklıkta üzerinde deri kazınan kütük. (Yalvaç Isparta).

ZIĞALA

Dabakların kullandığı kireç çukuru. (Yalvaç Isparta).

DAZITMAK

Koşmak, seğirtmek: Bu av merakı sende varken daha çok daban dazıtırsın. Kaçmak. Kaçırmak.

TABAKHANETAHTASI

Dabakların üzerinde deri kazıdıkları tahta. (Yalvaç Isparta).

SIYIRMADEMİRİ

Dabakların, deride kalmış etli kısımları kazımakta kullandıkları araç. (Maraş).

KİRDİNEN

Dabakların, derilerin etini almakta kullandıkları araç. (Maraş).

TABAH

Şap hastalığı. Hayvanlarda görülen şap hastalığı; bk. ayrıca dabah. Tabak. Bir hayvan hastalığı.

HUMBA

Bodrum. Duvarda daba çok ocak başlarında olan oyuklar:-Humbada biber kutusu var.

SAMA

Köpek pisliği. Sünnet düğününde yapılan eğlence. Dabakların deriyi yumuşatmak ve deri üzerindeki pislikleri kabartmak amacıyla kullandıkları köpek pisliği. (Uşak).

ELLİBAŞI

Ulufeli humbaracı bölüklerinde odabaşından sonra gelen subayın sanı.

GARADABAK

Araç kullanmadan dabakcılık yapan kişi. (Yalvaç Isparta).

ELTAŞI

El değirmeni. Dabağlanmış derileri son olarak perdahlamaya yarayan araç. Beştaş oyunu. Küçük taş parçası.

DİPE

Dabaklıkta kullanılan çatal ağaç. (Bor Niğde).

ORBAN

Dabakcılıkta derinin emdiği kireci çıkarmak için kullanılan araç. (Maraş).

ARZAĞALARI

Hasoda görevlilerinden padişaha arz iletmeye yetkili en kıdemli dördü: hasodabaşı, silahtarağa, çuhadar, rikâbdar.

ŞEKERGÜBRESİ

Dabakların deri temizlemekte kullandıkları madde. (Yalvaç-Isparta).

AFKURMAK

Köpek havlamak, ürümek. Birinin yüzüne karşı, edepsizce bağırmak, haykırmak. Saçma ve yersiz konuşmak. Havlamak; gereksiz ve adaba aykırı olarak bağırıp çağırmak.

DEVEDABANI

İri, yassı bir çeşit üzüm. Sarı, beyaz renkte büyük kır papatyası. İlkbaharda kırlarda, tarlalarda kendiliğinden yetişen, pembe çiçekli, çiğdeme benzeyen yumru kökleri yenilebilen yabani bir bitki. Kırlarda yetişen ve rozet şeklindeki yaprakları salataya konulan, yenilebilen bir ot. Biçimi deve tabanına benzeyen, yere yayılmış olarak yetişen az dikenli ve turşusu yapılabilen bir ot. Kabak yaprağına benzeyen geniş yaprakları, tüylü ve yapışkan bir ot: Sıcak geçen insanların sırtına devedabanı koymalıdır.

KIRDABAN

Verimliliği orta olan toprak: Kırdabanın kavunu tatlı olur.

SİLE

Ağzına değin dolu, tam. Bataklıkta çıkan dikenli bir çeşit ot. Derilerin işlenmesi için yatırılan harç kuyusu. Başparmakla işaret parmağı arasındaki uzunluk. Ağzına dek dolu. Bir ölçek dolusu tahıl, up, tuz ve benzerleri (üzeri cetvelle silinerek düzeltilmiş olacaktır). Dabakların deri ıslatmak amacıyla kullandıkları beton havuz. (Uşak). İçine manda derisi atılan dabaklama çukuru. (Yalvaç Isparta). Silme, ağzına kadar dolu, lebabep.