Kelimeler arşivi içinde; sonunda "cuğun" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu cuğun ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında cuğun olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde cuğun olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
CUĞUN
CUĞUN
Çay demliği. (Bölükbaşı Selim Kars) (çuğun) : (Kayalık Susuz Kars).
Bu bölümde tanımı içerisinde CUĞUN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BAĞIRDAK
Beşikteki çocuğun düşmemesi için beşiğe sarılıp bağlanan, kumaştan yapılmış enli bağ, bağıldak. Kadınların âdet zamanında bağladıkları bez, bağıldak. Yaklaşık 30 santimetre eninde bir metre boyunda, uçlarında birer metre kaytanı olan, astarlı, ipek ve sırma işlemeli kumaş, bağıldak.
TORUN
Bir kimseye göre çocuğunun çocuğu. Acemi er. Aynı soydan gelenlerden her biri. Takip eden, benimseyen, seven kimse.
KİRVE
Sünnet olan çocuğun bütün masraflarını üstlendikten sonra sünnet sırasında çocuğu kucağına alarak elini, kolunu tutan ve bütün hayatı boyunca çocuk üzerinde babasına yakın hak taşıyan kimse.
AGUCUK
Süt çocuğunu sevmek için söylenen bir söz.
BABA
Çocuğu olan erkek, peder. Kazılarda çıkarılan toprağın miktarını hesaplayabilmek için yer yer bırakılan toprak dikme. Çok kaliteli, üstün nitelikli. Tarikatların bazısında tekke büyüğü. Çocuğun dünyaya gelmesinde etken olan erkek. Koruyucu, babalık duyguları ile dolu kimse. Çatı merteği. Bir ülkeye veya bir topluluğa yararlı olmuş kimse. Gemi veya iskelede halatın takıldığı yuvarlak başlı iri demir, ağaç veya beton dikme. Anlayışlı, iyi huylu erkek. Silah kaçakçılığı, kara para aklama ve uyuşturucu madde ticareti vb. kirli ve gizli işler yapan çetenin başı. Ata. Bir merdivende, tırabzanın sahanlıkla birleştiği yerde bulunan dikey öge. Bu gibi kimselere verilen unvan.
ADAGÖDE
İnsan ve hayvan vücudunun aşırı derecede şiştiğini anlatır: Arı sokunca çocuğun yüzü adagöde şişmiş.
DÖLÜT
Oğulcuğun gelişimini büyük ölçüde tamamladığı, bütün organ taslaklarının oluştuğu üçüncü aydan doğuma kadarki durumu, cenin, fetüs.
SÜTANNE
Bir çocuğun, annesi dışında sütünü emmiş olduğu kadın, sütana, sütnine.
YETİŞTİRMEK
Birini, bir şeyi gitmekte veya gitmek üzere olan bir kimse veya şeye ulaştırmak, ulaşmasını sağlamak. Aceleyle ulaştırmak. İletmek, duyurmak. Sağlayıp vermek. Vaktinde hazır olmasını sağlamak, tamamlamak, bitirmek. Yetmesini sağlamak. Birini gerekli bir iş için tam zamanında bir yere götürmek. Söylenmemesi gereken bir şeyi birine hemen söylemek. Üretmek, büyütmek, geliştirmek. Çocuğun gelişip büyümesine özen göstermek. Eğitim, öğrenim sağlamak.
İNTİKAL
Bir yerden başka bir yere geçme, geçiş. Miras olarak babadan çocuğuna kalma. Anlama, kavrama. Öteleme. Geçişim.
EMZİKLİ
Emziği olan. Çocuğunu emziren (kadın).
ANANIN
Annenin çocuğuna hitabı.
MÜREBBİ
Bir çocuğun eğitim ve bakımıyla görevlendirilmiş erkek.
AĞABABA
Dede, ata. Bir yerde, bir topluluk içinde etkili olan, sözü geçen, ileri gelen (kimse). Sanı "ağa" olan babaya çocuğunun sesleniş sözü.
ADEŞAŞI
Çocuğun adeş olması nedeniyle çağrılılara verilen yemek. (Yağcılar Yalvaç Isparta).
LALA
Çocuğun bakım, eğitim ve öğretimiyle görevli kimse. Şehzadelerin özel eğitmenleri. Padişahların vezirlerine seslenirken kullandıkları bir söz.
EMBRİYOLOJİ
Dölüt durumuna gelinceye kadar oğulcuğun geçirdiği gelişim evrelerini inceleyen biyoloji kolu.
MÜREBBİYE
Bir çocuğun eğitim ve bakımıyla görevlendirilmiş kadın.
BEZLEMEK
Bez, kumaş vb. ile örtmek veya kaplamak. Çocuğun altına bez koymak, çocuğu belemek.
AMNİYOSENTEZ
Hamileliğin ilk aylarında fetüsün bulunduğu amniyon sıvısından alınan örneklerde, kromozom ve biyokimyasal analizler yapılarak, doğacak çocuğun hem cinsiyetinin hem de genlere bağlı kusurların belirlenmesi metodu. Transabdominal yolla uzun bir kanül kullanarak amniyon kesesinden amniyon sıvısı örneği alma işlemi.