CUĞUN ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "cuğun" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. cuğun ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu cuğun ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde cuğun olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

CUĞUN

Çay demliği. (Bölükbaşı Selim Kars) (çuğun) : (Kayalık Susuz Kars).

  -   -   -  

Anlamında CUĞUN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde CUĞUN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

SÜTANNE

Bir çocuğun, annesi dışında sütünü emmiş olduğu kadın, sütana, sütnine.

BEZLEMEK

Bez, kumaş vb. ile örtmek veya kaplamak. Çocuğun altına bez koymak, çocuğu belemek.

AĞABABA

Dede, ata. Bir yerde, bir topluluk içinde etkili olan, sözü geçen, ileri gelen (kimse). Sanı "ağa" olan babaya çocuğunun sesleniş sözü.

BAĞIRDAK

Beşikteki çocuğun düşmemesi için beşiğe sarılıp bağlanan, kumaştan yapılmış enli bağ, bağıldak. Kadınların âdet zamanında bağladıkları bez, bağıldak. Yaklaşık 30 santimetre eninde bir metre boyunda, uçlarında birer metre kaytanı olan, astarlı, ipek ve sırma işlemeli kumaş, bağıldak.

ADAGÖDE

İnsan ve hayvan vücudunun aşırı derecede şiştiğini anlatır: Arı sokunca çocuğun yüzü adagöde şişmiş.

İNTİKAL

Bir yerden başka bir yere geçme, geçiş. Miras olarak babadan çocuğuna kalma. Anlama, kavrama. Öteleme. Geçişim.

AMNİYOSENTEZ

Hamileliğin ilk aylarında fetüsün bulunduğu amniyon sıvısından alınan örneklerde, kromozom ve biyokimyasal analizler yapılarak, doğacak çocuğun hem cinsiyetinin hem de genlere bağlı kusurların belirlenmesi metodu. Transabdominal yolla uzun bir kanül kullanarak amniyon kesesinden amniyon sıvısı örneği alma işlemi.

AGUCUK

Süt çocuğunu sevmek için söylenen bir söz.

EMBRİYOLOJİ

Dölüt durumuna gelinceye kadar oğulcuğun geçirdiği gelişim evrelerini inceleyen biyoloji kolu.

BABA

Çocuğu olan erkek, peder. Kazılarda çıkarılan toprağın miktarını hesaplayabilmek için yer yer bırakılan toprak dikme. Çok kaliteli, üstün nitelikli. Tarikatların bazısında tekke büyüğü. Çocuğun dünyaya gelmesinde etken olan erkek. Koruyucu, babalık duyguları ile dolu kimse. Çatı merteği. Bir ülkeye veya bir topluluğa yararlı olmuş kimse. Gemi veya iskelede halatın takıldığı yuvarlak başlı iri demir, ağaç veya beton dikme. Anlayışlı, iyi huylu erkek. Silah kaçakçılığı, kara para aklama ve uyuşturucu madde ticareti vb. kirli ve gizli işler yapan çetenin başı. Ata. Bir merdivende, tırabzanın sahanlıkla birleştiği yerde bulunan dikey öge. Bu gibi kimselere verilen unvan.

ADEŞAŞI

Çocuğun adeş olması nedeniyle çağrılılara verilen yemek. (Yağcılar Yalvaç Isparta).

ANANIN

Annenin çocuğuna hitabı.

TORUN

Bir kimseye göre çocuğunun çocuğu. Acemi er. Aynı soydan gelenlerden her biri. Takip eden, benimseyen, seven kimse.

MÜREBBİYE

Bir çocuğun eğitim ve bakımıyla görevlendirilmiş kadın.

DÖLÜT

Oğulcuğun gelişimini büyük ölçüde tamamladığı, bütün organ taslaklarının oluştuğu üçüncü aydan doğuma kadarki durumu, cenin, fetüs.

YETİŞTİRMEK

Birini, bir şeyi gitmekte veya gitmek üzere olan bir kimse veya şeye ulaştırmak, ulaşmasını sağlamak. Aceleyle ulaştırmak. İletmek, duyurmak. Sağlayıp vermek. Vaktinde hazır olmasını sağlamak, tamamlamak, bitirmek. Yetmesini sağlamak. Birini gerekli bir iş için tam zamanında bir yere götürmek. Söylenmemesi gereken bir şeyi birine hemen söylemek. Üretmek, büyütmek, geliştirmek. Çocuğun gelişip büyümesine özen göstermek. Eğitim, öğrenim sağlamak.

EMZİKLİ

Emziği olan. Çocuğunu emziren (kadın).

MÜREBBİ

Bir çocuğun eğitim ve bakımıyla görevlendirilmiş erkek.

LALA

Çocuğun bakım, eğitim ve öğretimiyle görevli kimse. Şehzadelerin özel eğitmenleri. Padişahların vezirlerine seslenirken kullandıkları bir söz.

KİRVE

Sünnet olan çocuğun bütün masraflarını üstlendikten sonra sünnet sırasında çocuğu kucağına alarak elini, kolunu tutan ve bütün hayatı boyunca çocuk üzerinde babasına yakın hak taşıyan kimse.