Kelimeler arşivi içinde; sonunda "cuz" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. Sonu cuz ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında cuz olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde cuz olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
CUZ
Saklambaç oyununda sayı. Sırta asılan ekmek torbası.
UCUZ
Fiyatı yüksek olmayan, pahası az, düşük fiyatlı, pahalı karşıtı. Bayağı. Az emekle elde edilen.
BERDELACUZ
Halk takvimine göre 11-17 Mart arasında görülen kocakarı soğuğu.
MAHCUZ
Hacizli.
Bu bölümde tanımı içerisinde CUZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
HACİZLİ
Haciz altına alınmış, mahcuz.
UCUZLATILMA
Ucuzlatılmak işi.
MASRAFSIZ
Masraf gerektirmeyen veya az masrafı olan, ucuza mal olan. Külfeti az bir biçimde.
UCUZCA
Ucuz olarak, ucuz bir biçimde.
KÜPLÜ
Küpü olan. Rakısı bol, ucuz meyhane. Ayyaş.
BESBEDAVA
Pek ucuz.
FERAHİ
Bolluk, genişlik. Ucuzluk. Polis ve inzibat görevlilerinin boyunlarına taktıkları ayça biçiminde üstü yazılı metal arma. II. Mahmut devrinde feslerin tepesine püskülü tutturmak için takılan metal tepelik.
EHVEN
Zararı az, en zararsız. Ucuz.
KAVAF
Ucuz, özenmeden ve bayağı cins ayakkabı, kemer, cüzdan yapan veya satan esnaf.
UCUZLAMA
Ucuzlamak durumu.
DÜŞÜRÜM
Düşürme işi. Mallarda yapılmış olan genel ucuzluk.
HASTEL
Daha ziyade gençlerin ve araştırmacıların konaklaması için yapılmış ve belirli kurallara göre yönetilen ucuz tesisler.
PARTİ
Ortak düşünce ve görüşteki kişilerin oluşturdukları siyasal topluluk, fırka. İnsan topluluğu. Bir bütünün parçası, kısım. Bazı oyunlarda bir kez. Çok ucuza elde edilen şey, kelepir. Armoniyi oluşturan ezgilerden her biri. Bir araya gelinerek tavla, konken, okey vb. oynanan oyunlardan her biri. Tutam. Vurgun, kazanç. Herhangi bir ürünün tek seferde bir yerden başka bir yere gönderilen bölümü. Bir kişi, bir kuruluş veya bir topluluğun, çoğu belli bir şeyi kutlamak amacıyla düzenledikleri eğlence. Bir yere bölümler hâlinde gönderilmekte olan bir malın veya bir bütünün parçası.
DÜŞÜRMEK
Düşmesine yol açmak, düşmesine sebep olmak. Uğratmak. Değerini, fiyatını indirmek. Değerli bir şeyi ucuz veya kolay elde etmek. Zayıf bırakmak, gücünü azaltmak. Azaltmak. Görevi bıraktırmak. Vücuttan yavru, çocuk, taş, solucan vb. atmak.
BEDAVA
Karşılıksız, parasız. Herhangi bir bedel ödemeden. Çok ucuz. Bedavadan. Emeksiz, caba.
EKSİLTME
Eksiltmek işi. Bir işin kimin tarafından daha ucuz yapılacağının anlaşılması için istekliler arasında açılan fiyat kırma işi, ihale.
UCUZLATILMAK
Ucuzlatma işi yapılmak.
UCUZCULUK
Ucuzcu olma durumu.
PAHALI
Fiyatı yüksek olan, ucuz karşıtı.
UCUZCU
Malını ucuz satan. Her şeyin ucuzunu arayan.