Kelimeler arşivi içinde; sonunda "cül" olan, toplam 20 adet kelime bulunmaktadır. Sonu cül ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında cül olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde cül olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ECİLCÜCÜL
BÜTÜNCÜL, DÖNÜMCÜL
KÖTÜCÜL, ÖLÜMCÜL, SÜRÜCÜL, ÜÇÜNCÜL
GÖLCÜL, GÖKCÜL, CÜNCÜL, CÜLCÜL
ENCÜL, ÖNCÜL, KÜCÜL, OKCÜL, ONCÜL, ÖKCÜL, ÖVCÜL, ÖYCÜL
CÜL
CÜL
Mısır saplarından yapılan yığın. Şans.
ÖNCÜL
Önde giden, önde olan, artçıl karşıtı. Bir bilimsel çalışmada işe koyulurken, araştırmaya konu edilmeksizin doğru sayılan önerme. Bir çıkarımın öncüller kümesini oluşturan önermelerden herhangi biri, mukaddem. Bir tasımda sonucu hazırlayan ilk iki önermeden her biri, mukaddem. Kılavuz, öncü.
DÖNÜMCÜL
Bir oluşumun yerini bir başkasına bıraktığı, bir değerin yeni bir değere dönüştüğü dönüm noktasına ilişkin olan.
SÜRÜCÜL
Sürü durumunda yaşayan.
GÖKCÜL
Delikanlı.
GÖLCÜL
Göllerde, göl kıyılarında yetişen veya yaşayan.
BÜTÜNCÜL
Totaliter.
ECİLCÜCÜL
Küçük, işe yaramaz şeyler.
KÖTÜCÜL
Kötülük isteyen (kimse). Kötü huylu. Kötü niyetli.
ENCÜL
Birinci, ilk.
OKCÜL
Bir ot.
CÜNCÜL
Meyvelerin çok olduğu dal.
KÜCÜL
Sinsi, kurnaz, iki yüzlü.
CÜLCÜL
Eti yenecek çağa gelmiş horoz.
ÖLÜMCÜL
Ölümle sona erme ihtimali olan veya ölümle sona eren. Can çekişen.
ÜÇÜNCÜL
Organik bir birleşiğin formülünde öbür üç karbon atomuna bağlı olan (karbon atomu), tersiyer. Bir hastalığın belirli iki devresinden sonra oluşan (belirtiler).
Bu bölümde tanımı içerisinde CÜL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GERÇEKÜSTÜCÜ
Gerçeküstücülükten yana olan, sürrealist. Gerçeküstücülükle ilgili olan (görüş, eser vb.), sürrealist.
ÇÖPÇÜLÜK
Çöpçünün yaptığı iş, gübürcülük.
HUNHARLIK
Kan dökücülük, zalimlik.
DEKADAN
XIX. yüzyıl sonlarında Fransa'da natüralistlere karşı çıkan sembolizm akımına öncülük etmiş olan sanatçı. Edebiyatta, sanatta yozlaşma, gerileme.
ASTASIM
Öncüllerinden biri önceki tasımın vargısı durumunda olan bir ek tasım.
GÜRCÜCE
Gürcülerin kullandığı dil. Bu dille yazılmış olan.
AFSUNCULUK
Büyücülük.
HABİS
Kötü, alçak, soysuz (kimse). Kötücül (hastalık veya ur). Kötü, uğursuz.
DENEYCİLİK
Bilginin gözlem, deneme veya duyular ile elde edilebileceğini ileri süren geleneksel öğreti, görgücülük, ampirizm, akılcılık karşıtı. Organizma ile durum veya çevre arasında bir etkileşim olarak yaşantıya önem veren, bilgiyi, simgelerle iletişimi yapılmış olan denetimli ve yeniden düzenlenmiş yaşantı biçiminde düşünen çağdaş bir felsefe anlayışı, görgücülük, ampirizm.
FENOMENİZM
Görüngücülük.
GÜDÜMCÜ
Güdümcülükten yana olan kimse.
DOĞAÜSTÜCÜ
Doğaüstücülük yanlısı, tabiatüstücü, sürnatüralist.
GELECEKÇİLİK
İtalyan şairi Marinetti'nin 1909 yılında yayımladığı bildiri ile ortaya çıkan, yeni hayatı övme, geleneksel edebî kuralları yıkma amacını güden ve Dadacılık, gerçeküstücülük vb. akımlara öncülük etmiş olan edebiyat çığırı, fütüristlik, fütürizm.
DÖKMECİLİK
Dökümcülük.
İDEALİZM
Ülkücülük. Bilgide temel olarak düşünceyi alan ve varlığı insan düşüncesinin kurduğunu kabul eden öğretilerin genel adı.
ENTİMEM
Bir veya birden çok öncülü, önceden bilindiği varsayılarak kaldırılmış olan tasımsal çıkarım.
DÖNÜŞÜMCÜ
Dönüşümcülük yanlısı, transformist.
DİREKÇİ
Alamana kayıklarında direğe çıkarak gözcülük yapan kimse.
ÇARPIŞMA
Çarpışmak işi, müsademe, sadme. Öncülerin veya küçük birliklerin yaptıkları küçük savaşma.
FİRAR
Kaçma, kurtulma. Bir sanık, tutuklu veya hükümlünün gözcülerin elinden kurtulması.