Kelimeler arşivi içinde; başında "cuk" olan, toplam 14 adet kelime bulunmaktadır. cuk ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu cuk ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde cuk olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
CUKURDATMAK
CUKURDAMAK
CUKCURUK, CUKLAMAK
CUKULAK
CUKCUK, CUKLAP, CUKLUK
CUKGA, CUKKA, CUKKU, CUKUN
CUKU
CUK
CUK
"Tam yerine denk gelmek, uygun gelmek, yakışmak" anlamlarındaki cuk oturmak deyiminde geçen bir söz.
CUKKU
Hindi.
CUKCUK
Hindi. Çocuk gerdanı. Çok cılız tavuk. Kara tavuk kuşu. Düdük. Zurnanın üst kısmı. Topu havaya atarak oynanılan bir çeşit oyun. Soğanın tohum veren uzun sert yaprağı.
CUKLUK
Yakınlık.
CUKUN
Büyük çaydanlık.
CUKURDATMAK
İstekle yutkunmak.
CUKGA
Hayvan ve insan memesi.
CUKLAMAK
Uyuklamak.
CUKLAP
Uyku.
CUKULAK
Obruk, su doldurulan çukur.
CUKURDAMAK
İstekle yutkunmak.
CUKU
Kümes hayvanlarının yavrusu, civciv.
CUKCURUK
Kara tavuk kuşu.
CUKKA
Hayvan ve insan memesi.
Bu bölümde tanımı içerisinde CUK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ANAOKULU
Öğrenim çağına henüz gelmemiş 2-6 yaş arasındaki çocukları okul düzenine hazırlayan eğitim kuruluşu, ana mektebi.
ATKI
Soğuğa karşı omuzlara, başa, sırta veya boyna alınan örtü, bürgü. Büyük yaba. Dokuma tezgâhlarında mekikle enine atılan iplik, argaç. Bazı kadın ayakkabılarında ve çocuk patiklerinde ayağın üstünden geçen, yandan iliklenen ince uzun parça. Kapı ve pencerelerin yapımında üst tarafa konan ağaç, taş veya beton destek, üst eşik.
AİLE
Evlilik ve kan bağına dayanan, karı, koca, çocuklar, kardeşler arasındaki ilişkilerin oluşturduğu toplum içindeki en küçük birlik. Eş, karı. Aynı gaye üzerinde anlaşan ve birlikte çalışan kimselerin bütünü. Temel niteliği bir olan dil, hayvan veya bitki topluluğu, familya. Aynı soydan gelen veya aralarında akrabalık ilişkileri bulunan kimselerin tümü. Birlikte oturan hısım ve yakınların tümü.
AKKELEBEK
Hemen bütün meyve ağaçları için tomurcuk düşmanı sayılan, iri ak kanatları kalın, kara damarlı bir kelebek (Aporia crataegi).
AFACAN
Zeki ve yaramaz (çocuk).
BACAKSIZ
Bacağı olmayan. Bacakları kısa olan, kısa boylu, bodur. Yaramaz. Yaşından büyük işlere kalkışan çocuklara söylenen bir söz.
ATIŞMAK
Tartışmak. Çocuk oyunlarında ebeyi veya takımda olanları belirlemek için karşılıklı olarak adım atmak. Kendisine dargın olan bir kimseye barışıkmış gibi söz söylemek.
ASKERCİLİK
Askerci olma durumu. Bir tür çocuk oyunu.
ALTIZ
Altısı bir arada doğan (çocuk).
ATLAMBAÇ
Çocukların atlama oyunu.
ANACIL
Anasına düşkün (çocuk).
AGU
Süt çocuklarının neşelendikleri zaman çıkardıkları ses.
AYAKLANMAK
Çocuk yürümeye başlamak. Hasta iyileşip yürüyebilir duruma gelmek. Ayağa kalkıp gitmeye davranmak. Toplu bir biçimde zor ve şiddet kullanarak devlet güçlerine karşı gelmek, başkaldırmak, isyan etmek. Uyanmak, uyanıp kalkmak.
AZGIN
Azmış olan, azılı. Çok yaramaz (çocuk). Çabuk iltihaplanan, yarası hemen kapanmayan (ten). Coşmuş, taşmış. Cinsel istekleri aşırı olan. Gözü hiçbir şeyden yılmayan.
ADAKLAMAK
Küçük çocuk yürümeye başlamak.
ARAROT
Sıcak iklimlerde yetişen maranta adlı kamıştan ve başka bitkilerin kökünden çıkarılan, çocuk maması yapmaya yarayan un.
AYAKÇAK
Merdiven, merdiven basamağı. Çocukların, cambazların ayaklarına takıp yürüdükleri çifte sırık. Dokuma tezgâhı ayaklığı, ayaklık.
ADESE
Mercek. Kovucuk.
ATAERKİL
Soyda, temel olarak babayı alan ve ailede çocukları baba soyuna mal eden (topluluk), pederşahi, patriarkal.
APALAK
Tombul, gürbüz, iri (bebek veya küçük çocuk).