Kelimeler arşivi içinde; sonunda "cilt" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu cilt ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında cilt olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde cilt olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
CİLT
Ten. Bir eserin ayrı ayrı basılan bölümlerinden her biri. Formaları, yaprakları birbirine dikerek veya yapıştırarak kitap, defter, dergi vb.ne geçirilen deri, bez veya kâğıtla kaplı kapak.
Bu bölümde tanımı içerisinde CİLT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
CİLTLETME
Ciltletmek işi.
CİLTLEME
Ciltlemek işi.
ANSİKLOPEDİ
Belli bir yönteme göre düzenlenen, bilim, sanat ve uğraş dallarının tüm bilgilerini ayrıntılı olarak bir arada bulunduran, genellikle birkaç ciltten oluşan kitap, bilgilik.
CİLTLİ
Ciltlenmiş olan.
CİLTLİK
Cilt yapmaya yarayan malzeme. Ciltlerden oluşan.
CİLTLETMEK
Ciltleme işini yaptırmak.
KALAMAZO
Banka, ticarethane vb. yerlerde kullanılan ve cilt kapakları özel bir düzen ve anahtarla gevşetilip sıkıştırılabilen defter.
BORDÜR
Kaldırımların kenarlarında bulunan taşlar. Cilt kapağındaki kalın çizgiler. Genellikle giyim kuşam malzemesindeki kenar süsü. Banyo, tuvalet, mutfak vb. ıslak zeminlerde duvar döşemeleri arasına konan motifli bir fayans türü.
CİLTSİZ
Ciltlenmemiş olan.
DERİ
İnsan ve hayvan vücudunu kaplayan tüy, kıl veya pulla kaplı tabaka, cilt, ten. Bu tabakadan yapılmış. Pazar veya panayır kurulan gün, dernek. İşlenerek kullanılır duruma getirilmiş hayvan postu. Toplantı, düğün.
KALİKO
Pamuk iplikleriyle yapılmış olan ilk cilt bezi.
BURUŞUKLUK
Buruşuk olma durumu. Ciltte oluşmuş kırışık.
KAP
İçi gaz, sıvı veya katı herhangi bir maddeyi alabilen oyuk nesne. Türlü şeylerin taşınması veya saklanması için kullanılan torba, kılıf, çanta, sepet, sandık vb. Kadınların giydiği kolsuz üstlük. Kapak, cilt. Kap kacak. Gövdeyi omuzların üstünden çepeçevre saracak biçimde yapılmış olan bir tür üst giysisi.
CİLTÇİ
Kitapları ciltleyen kimse, mücellit. Ciltevi.
CİLTLEMEK
Kitaba cilt yapmak.
KAMBURA
Kitapların ciltlenmesiyle sırt bölümünde oluşan yuvarlaklık.
CİLTÇİLİK
Ciltçinin yaptığı iş, mücellitlik.
CİLTLENME
Ciltlenmek işi.
GERGİN
Gerilmiş durumda olan. Buruşuğu, kırışığı olmayan (cilt). Bozulacak duruma gelmiş olan (ilişki). Huzursuz, sinirli.
CİLTLENMEK
Ciltleme işi yapılmak.