Kelimeler arşivi içinde; başında "cilt" olan, toplam 26 adet kelime bulunmaktadır. cilt ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu cilt ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde cilt olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
CİLTİLLENDİRMEK
CİLTLEYEBİLMEK, CİLTLENEBİLMEK, CİLTLETEBİLMEK
CİLTLEYEBİLME, CİLTLETEBİLME, CİLTLENEBİLME
CİLTIRARAMAK, CİLTİLLENMEK
CİLTİLLEMEK
CİLTLETMEK, CİLTLENMEK
CİLTLETME, CİLTÇİLİK, CİLTLEMEK, CİLTLENME
CİLTBENT, CİLTLEME
CİLTEVİ, CİLTLİK, CİLTSİZ
CİLTİN, CİLTÇİ, CİLTLİ
CİLTE
CİLT
CİLT
Ten. Bir eserin ayrı ayrı basılan bölümlerinden her biri. Formaları, yaprakları birbirine dikerek veya yapıştırarak kitap, defter, dergi vb.ne geçirilen deri, bez veya kâğıtla kaplı kapak.
CİLTİLLENDİRMEK
Kıvılcımlandırmak.
CİLTLENEBİLME
Ciltlenebilmek işi.
CİLTLEMEK
Kitaba cilt yapmak.
CİLTİLLENMEK
Kıvılcımlanmak. Kızdırmak, öfkelendirmek.
CİLTIRARAMAK
Parlamak.
CİLTLEYEBİLME
Ciltleyebilmek işi.
CİLTLENEBİLMEK
Ciltlenme imkânı veya olasılığı bulunmak.
CİLTLETEBİLMEK
Ciltletme imkânı veya olasılığı bulunmak.
CİLTİLLEMEK
Kıvılcımlanmak.
CİLTLETME
Ciltletmek işi.
CİLTLEYEBİLMEK
Ciltleme imkânı veya olasılığı bulunmak.
CİLTLETMEK
Ciltleme işini yaptırmak.
CİLTÇİLİK
Ciltçinin yaptığı iş, mücellitlik.
CİLTLENMEK
Ciltleme işi yapılmak.
CİLTLETEBİLME
Ciltletebilmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde CİLT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
MÜCELLİT
Ciltçi.
ANSİKLOPEDİ
Belli bir yönteme göre düzenlenen, bilim, sanat ve uğraş dallarının tüm bilgilerini ayrıntılı olarak bir arada bulunduran, genellikle birkaç ciltten oluşan kitap, bilgilik.
DERİ
İnsan ve hayvan vücudunu kaplayan tüy, kıl veya pulla kaplı tabaka, cilt, ten. Bu tabakadan yapılmış. Pazar veya panayır kurulan gün, dernek. İşlenerek kullanılır duruma getirilmiş hayvan postu. Toplantı, düğün.
CİLTLEME
Ciltlemek işi.
GERGİN
Gerilmiş durumda olan. Buruşuğu, kırışığı olmayan (cilt). Bozulacak duruma gelmiş olan (ilişki). Huzursuz, sinirli.
CİLTLENME
Ciltlenmek işi.
KİTAP
Ciltli ve ciltsiz olarak bir araya getirilmiş, basılı veya yazılı kâğıt yaprakların bütünü. Herhangi bir konuda yazılmış eser. Kutsal kitap.
BORDÜR
Kaldırımların kenarlarında bulunan taşlar. Cilt kapağındaki kalın çizgiler. Genellikle giyim kuşam malzemesindeki kenar süsü. Banyo, tuvalet, mutfak vb. ıslak zeminlerde duvar döşemeleri arasına konan motifli bir fayans türü.
KALAMAZO
Banka, ticarethane vb. yerlerde kullanılan ve cilt kapakları özel bir düzen ve anahtarla gevşetilip sıkıştırılabilen defter.
KAPLI
Kaplanmış olan. Kabı olan. Ciltli.
KAP
İçi gaz, sıvı veya katı herhangi bir maddeyi alabilen oyuk nesne. Türlü şeylerin taşınması veya saklanması için kullanılan torba, kılıf, çanta, sepet, sandık vb. Kadınların giydiği kolsuz üstlük. Kapak, cilt. Kap kacak. Gövdeyi omuzların üstünden çepeçevre saracak biçimde yapılmış olan bir tür üst giysisi.
CİLTSİZ
Ciltlenmemiş olan.
MIKLEP
Ciltli kitapların sol cilt kapağında bulunan ve okunmakta olan yeri belli eden, ucu üçgenimsi, katlanabilir parça.
CİLTLİK
Cilt yapmaya yarayan malzeme. Ciltlerden oluşan.
KARTON
Kâğıt hamuruyla yapılan, ayrıca içinde bir veya birkaç lif tabakası bulunan kalın ve sert kâğıt. Kamu kurum veya kuruluşlarında imzaya sunulan evrakın yerleştirildiği ciltli büyük defter. On paket sigarayı bir araya getiren ambalaj. Seri hâlinde canlandırılan, karakterleri hayvan olan çizgi film. Tombala oyununda çekilen numaraların işaretlendiği kart.
KAMBURA
Kitapların ciltlenmesiyle sırt bölümünde oluşan yuvarlaklık.
BURUŞUKLUK
Buruşuk olma durumu. Ciltte oluşmuş kırışık.
KALİKO
Pamuk iplikleriyle yapılmış olan ilk cilt bezi.
CİLTLİ
Ciltlenmiş olan.
CİLTÇİ
Kitapları ciltleyen kimse, mücellit. Ciltevi.