CİBE ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "cibe" olan, toplam 19 adet kelime bulunmaktadır. cibe ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu cibe ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde cibe olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

CİBERTLEMEK

10 harfli kelimeler

CİBELENMEK

9 harfli kelimeler

CİBERTMEK, CİBELEMEK, CİBELTMEK

8 harfli kelimeler

CİBERMEK, CİBELGEÇ, CİBELLİK, CİBELMEK

7 harfli kelimeler

CİBECİK, CİBERİK, CİBENEK, CİBEMEK, CİBELÜK, CİBELİK, CİBELEK

5 harfli kelimeler

CİBEK, CİBEZ

4 harfli kelimeler

CİBE

Bazı kelimelerin anlamları

CİBE

Çorap şişi. Çiçek bozuğu. Dokumacılıkta kullanılan gergi aleti. Su musluğu. Kül içine gömülerek pişirilmiş kestane. Oğlak. Ucu kıvrık örgü tığı. (Bayramlı, Mahmutören Ordu).

CİBEMEK

Şımarmak, yersiz davranmak.

CİBECİK

Kibar, zarif endamlı.

CİBELMEK

Sevmek. Şımarmak, yersiz davranmak. Kendini beğenmek. Huysuzlanmak. Yiğitlik taslamak. Şımarmak.

CİBELGEÇ

Terbiyesiz, şımarık.

CİBERTLEMEK

İncelemek, yeniden karıştırmak.

CİBELTMEK

Şımartmak, yüz vermek.

CİBELENMEK

Nazlanmak, cilvelenmek. Şımarmak, yersiz davranmak.

CİBELÜK

Terbiyesiz, şımarık.

CİBENEK

Sinek.

CİBERİK

Sulanmış yara. Sulu yer.

CİBELEMEK

Sevmek. Hırçınlaşmak. Şımartmak, yüz vermek.

CİBERMEK

Dövülmekten cilt kabarmak. Şımarmak, yersiz davranmak. Bırakmak. Getirmek. Yara sulanmak.

CİBELLİK

Temelli: Cibellik mi gelecek?.

CİBELİK

Terbiyesiz, şımarık. Temelli, büsbütün: Cibelik geldi. (başkalarına verilen nesneler için) Geri almamak üzere, tamamen.

CİBERTMEK

Çıplak vücuda değnek vurarak şişirmek.

  -   -   -  

Anlamında CİBE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde CİBE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÖDEV

Yapılması, yerine getirilmesi, insanlık duygusu, töre ve yasa bakımından gerekli olan iş veya davranış, vazife, vecibe. Öğretmenin öğrencilere okul dışında yapmaları için verdiği çalışma.

KIRDARLI

Ölçülü davranan, sakıngan : Necibe hanım çok kırdarlıdır, evlerinde yaz mevsimine kadar taze yemiş saklar. Ölçülü, sakıngan kimse.

BORÇ

Geri verilmek üzere alınan veya ödenmesi gerekli para veya başka bir şey. Birine karşı bir şeyi yerine getirme yükümlülüğü, vecibe.

GEREKÇE

Gerektirici sebep, esbabımucibe. Bir yasanın önerilmesi ve hazırlanmasında, yasa tasarısının hazırlanış ve maddelerin düzenleniş sebepleri. Bir önermenin kendiliğinden var kıldığı gereklik, lazıme. Mahkeme kararlarının dayandığı kanuni ve hukuki sebepler.