Kelimeler arşivi içinde; başında "cibe" olan, toplam 19 adet kelime bulunmaktadır. cibe ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu cibe ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde cibe olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
CİBERTLEMEK
CİBELENMEK
CİBERTMEK, CİBELEMEK, CİBELTMEK
CİBERMEK, CİBELGEÇ, CİBELLİK, CİBELMEK
CİBECİK, CİBERİK, CİBENEK, CİBEMEK, CİBELÜK, CİBELİK, CİBELEK
CİBEK, CİBEZ
CİBE
CİBE
Çorap şişi. Çiçek bozuğu. Dokumacılıkta kullanılan gergi aleti. Su musluğu. Kül içine gömülerek pişirilmiş kestane. Oğlak. Ucu kıvrık örgü tığı. (Bayramlı, Mahmutören Ordu).
CİBEMEK
Şımarmak, yersiz davranmak.
CİBECİK
Kibar, zarif endamlı.
CİBELMEK
Sevmek. Şımarmak, yersiz davranmak. Kendini beğenmek. Huysuzlanmak. Yiğitlik taslamak. Şımarmak.
CİBELGEÇ
Terbiyesiz, şımarık.
CİBERTLEMEK
İncelemek, yeniden karıştırmak.
CİBELTMEK
Şımartmak, yüz vermek.
CİBELENMEK
Nazlanmak, cilvelenmek. Şımarmak, yersiz davranmak.
CİBELÜK
Terbiyesiz, şımarık.
CİBENEK
Sinek.
CİBERİK
Sulanmış yara. Sulu yer.
CİBELEMEK
Sevmek. Hırçınlaşmak. Şımartmak, yüz vermek.
CİBERMEK
Dövülmekten cilt kabarmak. Şımarmak, yersiz davranmak. Bırakmak. Getirmek. Yara sulanmak.
CİBELLİK
Temelli: Cibellik mi gelecek?.
CİBELİK
Terbiyesiz, şımarık. Temelli, büsbütün: Cibelik geldi. (başkalarına verilen nesneler için) Geri almamak üzere, tamamen.
CİBERTMEK
Çıplak vücuda değnek vurarak şişirmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde CİBE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÖDEV
Yapılması, yerine getirilmesi, insanlık duygusu, töre ve yasa bakımından gerekli olan iş veya davranış, vazife, vecibe. Öğretmenin öğrencilere okul dışında yapmaları için verdiği çalışma.
KIRDARLI
Ölçülü davranan, sakıngan : Necibe hanım çok kırdarlıdır, evlerinde yaz mevsimine kadar taze yemiş saklar. Ölçülü, sakıngan kimse.
BORÇ
Geri verilmek üzere alınan veya ödenmesi gerekli para veya başka bir şey. Birine karşı bir şeyi yerine getirme yükümlülüğü, vecibe.
GEREKÇE
Gerektirici sebep, esbabımucibe. Bir yasanın önerilmesi ve hazırlanmasında, yasa tasarısının hazırlanış ve maddelerin düzenleniş sebepleri. Bir önermenin kendiliğinden var kıldığı gereklik, lazıme. Mahkeme kararlarının dayandığı kanuni ve hukuki sebepler.