Kelimeler arşivi içinde; başında "böle" olan, toplam 17 adet kelime bulunmaktadır. böle ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu böle ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde böle olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
BÖLEBİLMEK
BÖLEBİLME, BÖLENECEK, BÖLELİKLE
BÖLENMEK, BÖLENMAH
BÖLEKEN, BÖLEKLİ, BÖLEMEK
BÖLEKİ, BÖLENE, BÖLECE
BÖLEK, BÖLEM, BÖLEN, BÖLEÇ
BÖLE
BÖLE
Teyze kızı. Amca, dayı, hala çocuğu.
BÖLEK
Kundak, çocuk bezi. Sığırları rahatsız eden bir çeşit sinek, gübre sineği. Hediye. Bir borcun belirli bir sürede ödenebilmesi için verilmesi gerekli bölümlerinden her biri. Bir nesnenin parça parça yapılması. Bir şarkıyı meydana getiren ve bir bağlama ile sona eren kısımlardan her biri. Genellikle topluluklar ve örgütler içindeki çatışma durumlarından doğan, yan tutmaya yönelik, az örgütlü ve akışkan çatışma kümesi.
BÖLEMEK
Çocuğu kundaklamak, sarmak, beşiğe bağlayarak, sararak yatırmak.
BÖLECE
Böylece.
BÖLEN
Bir bölme işleminde bölünen sayının kaç eşit parçaya ayrıldığını gösteren sayı.
BÖLEKİ
Keşke (dilek ifade eden cümle başlarında kullanılır). Az kaldı, olsaydı.
BÖLEBİLME
Bölebilmek işi.
BÖLEBİLMEK
Bölme imkânı veya olasılığı bulunmak.
BÖLEM
Bu biçimde, bu yolda.
BÖLENMAH
Değirmene girdim una belendim.
BÖLENE
Issız, kimsesiz yer. Böyle, böylece.
BÖLEKLİ
Van ili, Albayrak bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
BÖLENMEK
Değirmene girdim una belendim. Boyanıp süslenmek.
BÖLENECEK
Bölünceye kadar.
BÖLELİKLE
Böylelikle.
BÖLEKEN
Böler iken.
Bu bölümde tanımı içerisinde BÖLE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BİYLE
Böyle, karşılığı bele, beyle, beyne, biyle, böle.
DÖRTTEBİRLİK
Bir dağılımın toplam sıklığını dört eşit parçaya bölen değişken değerlerinden her biri. Birincisi alt dörttebirlik, ikincisi ortanca, üçüncüsü üst dörttebirlik olarak bilinir. Bir eksenler dizgesinde yatay ve düşey eksenlerin kesişmesiyle oluşan.dört bölümlü alandan her biri.
TİLLEMEK
Sigara tellendirmek. Parçalara bölerek dağıtmak.
KARTİLLER
Bir sıklık veya olasılık dağılımını dört eşit parçaya bölen değerler.
NASIF
Ekmek. Bir şeyi iki eşit parçaya bölen.
TRİAD
Cl, Br, I üçlü topluluğu gibi üç benzer element veya bileşiklerin grubu. Üç değerlikli atom. Yaklaşık olarak simetri ekseni etrafında 360° döndürüldüğünde üç benzer yüzey gösteren bir kristal. Eski Yunan şairi Pindaros'un odlarını meydana getiren üç çeşit böleğin bütününe verilen ad.
ÜÇLETME
Kareyi dörde bölen çizgiler üstünde üçer taşla oynanan bir çeşit oyun.
ONDABİRLİK
Toplam sıklığı on eşit parçaya bölen dokuz değerden her biri.
TÜMBÖLNIEZ
Bir tümsayıyı kalansız bölemeyen tümsayı.
TÜMBÖLEN
Bir tümsayıyı kalansın bölen tümsayı; bir bütünde tüm kez bulunan çokluk, nicelik.
ÜÇEBÖLEN
Açının üç eşit açıya bölünmesi probleminin çözümünde yardımcı eğri. Üçgenin iç açısını üç eşit parçaya bölen doğrulardan her biri.
BEYLE
Böyle. Böyle, karşılığı bele, beyne, biyle, böle.
EKSEN
Bir cismi iki eşit parçaya bölen çizgi, mihver. Çizgi. Üzerinde bir pozitif yön varsayılan sonsuz doğru. Dingil.
EŞLEK
Ekvator. Yeryuvarı özeğinden, yer eksenine dik geçen düzlemin yeryuvarı ile arakesiti olan ve yeri iki eşit yarımyuvara bölen çember. Yer merkezinde dönme eksenine dik olan düzlemin yeryuvarlağı ile arakesiti, kimi zaman eşlek çemberi denir.
ORTAY
Bir düzlem şeklin aynı yöndeki paralel bütün kirişlerini eşit parçalara bölen (çizgi). Bir uzayı, bir yüzeyi eşit iki parçaya bölen (düzlem, çizgi).
BÖLÜCÜ
Bölme işini yapan, bölen. Bir topluluğu, birliği parçalama, bölme amacında olan, fesatçı, münafık.
AĞ
İplik, sicim, tel vb. ince şeylerden kafes biçiminde yapılmış örgü. Ulaşım ve iletişim gibi alanlarda ülkenin her yerine yaygınlaştırılmış şebeke. Örümcek vb. hayvanların salgılarıyla oluşturdukları örgü. Çaprazlama örgü ile yapılmış olan ve kale direkleri arkasına gerilen örgü, file. Pantolon veya külotun apış arasına gelen yeri, apışlık. Tuzak. Oyun alanını ortadan ikiye bölen iple yapılmış örgü, file.
TÜMDOLAM
olan ve sıfır bölenleri var olmayan birimli ve değişmeli dolam.
SİNEMA
Herhangi bir hareketi düzenli aralıklarla parçalara bölerek bunların resimlerini belirleme ve sonra bunları gösterici yardımıyla karanlık bir yerde, bir ekran veya perde üzerinde yansıtarak hareketi yeniden oluşturma işi. Film göstermeye yarayan özel bir makineyle görüntülerin beyaz perdeye yansıtıldığı salon veya yapı. Güzel sanatların dalı olarak yansıtılmaya uygun olan filmleri gerçekleştirme ve yaratma sanatı, beyaz perde, yedinci sanat.
BELE
Yüzü beyaz koyun. İki kardeş çocukları, kuzen. Teyze, hala. Böyle. Belâ. Kundak, çocuk bezi. Böyle, bk. böle. Teyze çocuğu, karşılığı böle. Böyle, bk. böle, böyle. Böyle, şu şekilde.