Kelimeler arşivinde; içinde "bölü" olan, toplam 106 tane kelime bulunuyor. İçerisinde bölü bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu bölü ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında bölü olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
BÖLÜŞTÜRÜLEBİLMEK
BÖLÜMLENDİRİLMEK, BÖLÜŞTÜRÜLEBİLME
BÖLÜMLENDİRİLİŞ, BÖLÜMLENDİRİLME, BÖLÜŞTÜREBİLMEK, BÖLÜŞTÜRÜVERMEK
BÖLÜMLENDİRMEK, BÖLÜŞTÜREBİLME, BÖLÜŞTÜRÜVERME, BÖLÜŞÜLEBİLMEK, YUKARIBÖLÜKLER
BÖLÜMLENDİRME, ALAPLIBÖLÜCEK, BÖLÜŞTÜRÜLMEK, BÖLÜŞÜLEBİLME, YERBÖLÜMCÜLÜK, YERBÖLÜMTASAR
BAŞBÖLÜKBAŞI, BÖLÜNEBİLMEK, BÖLÜNEMEZLİK, BÖLÜŞEBİLMEK, BÖLÜŞTÜRÜLME, BÖLÜŞÜVERMEK, KIZILCABÖLÜK, YERBÖLÜMLEME
BÖLÜMLENMEK, BÖLÜNEBİLME, BÖLÜNMEZLİK, BÖLÜŞTÜRMEK, BÖLÜCEKKAYA, BÖLÜKDAMLAR, BÖLÜNEBİLEN, BÖLÜNEBİLİR, BÖLÜNEMEYEN, BÖLÜŞEBİLME, BÖLÜŞÜVERME
BÖLÜMLEMEK, BÖLÜMLENİŞ, BÖLÜMLENME, BÖLÜŞTÜRME, BÖLÜTLENME, ALTINBÖLÜM, BÖLÜCEKOVA, BÖLÜKKONAK, BÖLÜKYAYLA, BÖLÜNTÜSÜZ, YERBÖLÜMCÜ
BÖLÜCÜLÜK, BÖLÜKBAŞI, BÖLÜMLEME, BÖLÜKÇALI, BÖLÜKELMA, BÖLÜKKAYA, BÖLÜKLEME, BÖLÜKÖREN, BÖLÜKTEPE, BÖLÜKYAZI, BÖLÜNTÜLÜ, BÖLÜTLEME, DÖRTBÖLÜK, SÜREBÖLÜM, ÜÇEŞBÖLÜM, YEDİBÖLÜK
BÖLÜMSEL, BÖLÜNMEK, BÖLÜNMEZ, BÖLÜŞMEK, ALTBÖLÜK, ALTBÖLÜM, BEŞBÖLÜK, BÖLÜKBAŞ, BÖLÜKÇAM, BÖLÜKDEŞ, BÖLÜKOVA, BÖLÜMLÜK, BÖLÜTSÜZ, İŞBÖLÜMÜ, YANBÖLÜM, YERBÖLÜM
BÖLÜNEN, BÖLÜNGÜ, BÖLÜNME, BÖLÜNTÜ, BÖLÜNÜŞ, BÖLÜŞME, BÖLÜŞÜM, BÖLÜTLÜ, BÖLÜCEK, BÖLÜCÜK, BÖLÜKLÜ, BÖLÜMCE, BÖLÜMLÜ, BÖLÜNÜM, BÖLÜŞÜK, EŞBÖLÜM, ÜÇBÖLÜK
BÖLÜCÜ
BÖLÜK, BÖLÜM, BÖLÜŞ, BÖLÜT, BÖLÜÇ, BÖLÜG, BÖLÜN
BÖLÜ
BÖLÜ
Bölme işlemini gösteren "/" veya ":" işaretlerinin okunuşu, taksim. Bir bayağı kesrin gösterilişinde pay ile payda arasına konulan yatay çizginin okunuşu. Böyle.
BÖLÜŞTÜRÜVERME
Bölüştürüvermek işi.
BÖLÜŞTÜRÜLEBİLMEK
Bölüştürülebilme imkânı veya olasılığı bulunmak.
BÖLÜMLENDİRİLME
Bölümlendirilmek işi.
BÖLÜŞTÜRÜVERMEK
Çabucak bölüştürmek.
BÖLÜMLENDİRİLMEK
Bölümlendirme işi yapılmak.
BÖLÜŞTÜREBİLME
Bölüştürebilmek işi.
ALAPLIBÖLÜCEK
Zonguldak ilinde, Alaplı belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
BÖLÜMLENDİRİLİŞ
Bölümlendirilme işi.
BÖLÜMLENDİRME
Bölümlendirmek işi, sınıflandırma.
BÖLÜMLENDİRMEK
Bir şeyi bölümlere ayırmak, sınıflandırmak.
BÖLÜŞTÜRÜLEBİLME
Bölüştürülebilmek işi.
BÖLÜŞTÜREBİLMEK
Bölüştürme imkânı veya olasılığı bulunmak.
BÖLÜŞÜLEBİLMEK
Bölüşülme imkânı veya olasılığı bulunmak.
YUKARIBÖLÜKLER
Kapıkulu süvarilerinden sipah ve silahtar bölüklerinin adı.
BÖLÜŞTÜRÜLMEK
Bölüştürme işi yapılmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde BÖLÜ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AN
Zamanın bölünemeyecek kadar kısa olan parçası, lahza, dakika. Zihin. İki tarla arasındaki sınır.
ALMANCA
Hint-Avrupa dillerinin Cermence kolundan, Almanya, Avusturya ile İsviçre'nin bir bölümünde kullanılan dil. Bu dille yazılmış olan.
AKROMATİK
Beyaz ışığı çözümlemeden geçiren, renksemez. Hücrede boyayı kabul etmeyen (bölüm).
ALTIPATLAR
Fişek koymaya yarayan bölümü silindir biçiminde ve namlu gerisinde olan, tek parçadan oluşmuş, altı tane fişek alan tabanca, revolver.
ALIN
Yüzün, kaşlarla saçlar arasındaki bölümü. Bir ocakta her türlü ayak, galeri, baca, kuyu ve yolun ilerletilmekte olan yüzeyi. Karşı. Bazı şeylerin önü, ön yüzü.
AĞIZLIK
Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Kuyu bileziği. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılmış olan kapak. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm. Huni. Bir şeyin başladığı yer. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer.
AKSİYON
Bir kuvvetin, maddi bir etkenin, bir düşüncenin ortaya çıkması. Bir oyuncunun sahne üzerindeki hareketi. Oyunun temasını geliştiren başlıca olay, hikâye, gelişim. Sermayenin belirli bir bölümü. Hisse senedi. Hareket, iş. İnsan etkinliğinin veya iradesinin açığa çıkması.
AMİTOZ
Amip, akyuvar ve bazı bakterilerde hücre bölünmesi yoluyla olan çoğalma.
AKROMATİN
Hücre çekirdeği içindeki ince iplikçiklerden yapılmış, kromatin ile boyanmamış kromozomları oluşturan bölüm.
AKCİĞER
Göğüs kafesinin büyük bir bölümünü içten kaplayan, kanı temizleyen, sağlı sollu iki parçadan oluşan solunum organı. Bronşçukların son bölümü.
ANA
Anne. Temel, asıl, esas. Alacağın veya borcun, faizin dışında olan bölümü. Yaşlı kadınlara saygılı bir seslenme sözü. Yavrusu olan dişi hayvan. Çizgilerden herhangi birini anlatan kelimeye sıfat olarak geldiğinde o çizginin, belirli bir kural altında hareket ederek bir yüzey oluşturmaya yaradığını anlatan bir söz. Velinimet. Dinî bakımdan aziz tanınan bazı kadınlara verilen saygı unvanı.
AMELİYATHANE
Hastanelerde hastaların ameliyat edildiği özel bölüm.
ADA
Deniz veya göl suları ile çevrilmiş küçük kara parçası, cezire. Tali yoldan ana yola güvenli çıkışı sağlamak için tali yolun sağ tarafına yapılan, çizgilerle ayrılmış bölüm. Çevresi yollarla belirlenmiş olan arsa ve böyle bir arsayı kaplayan yapılar topluluğu. Kavşaklarda trafiği düzenleyici, yönlendirici veya ayırıcı olmak üzere bordürle sınırlandırılmış veya yer çizgileriyle belirlenmiş alan.
ADIM
Yürümek için yapılmış olan ayak atışlarının her biri. Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap. Ayakta, esas duruşta, bir ayağın türlü yönlerde iki ayak boyu kadar yer değiştirmesi. Girişim, hamle. Bir ayak atışıyla alınan ve uzunluğu yaklaşık 75 santimetre olan mesafe. Bir gösterge ucunun eş olarak ayrılmış yaylardan biri boyunca aldığı yol. İki diş arasındaki aralık.
ALT
Bir şeyin yere bakan yanı, zir, üst karşıtı. Birkaç şeyden aşağıda olan. Bir şeyin yere yakın bölümü. Birine göre daha aşağı mevkide olan kimse, madun. Sınıflamalarda ikinci derecede olan. Bir nesnenin tabanı. Oturulurken uyluk kemiklerinin yere gelen bölümü.
AĞIZ
Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.
ALVEOL
Torba biçiminde küçük boşluk veya genişlemiş kısım. Akciğerde bronşçukların bittiği bölümde oksijen karbondioksit taşınmasını sağlayan minik kese biçimindeki boşlukların son ucu.
AKI
Herhangi bir kuvvet alanında, belli bir düzlemin belli bir bölümünden geçtiği varsayılan güç çizgileri, seyelan.
AÇIT
Bir duvarda kapı, pencere, kemerleme vb. bölümler için bırakılmış açıklık.
AKLİYE
Akıl hastalıkları ile ilgili hekimlik kolu. Akılcılık. Akıl hastalıkları ile ilgili hastane bölümü.