BUT ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "but" olan, toplam 20 adet kelime bulunmaktadır. but ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu but ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde but olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

BUTAFORCULUK

10 harfli kelimeler

BUTİKÇİLİK

9 harfli kelimeler

BUTAFORCU, BUTURAMAK, BUTRAŞMAK

8 harfli kelimeler

BUTURLUK, BUTURGAÇ

7 harfli kelimeler

BUTİKÇİ, BUTURAK, BUTAFOR

6 harfli kelimeler

BUTLAN, BUTSUZ, BUTTUK, BUTTUM

5 harfli kelimeler

BUTLU, BUTON, BUTUM, BUTUR, BUTİK

3 harfli kelimeler

BUT

Bazı kelimelerin anlamları

BUT

İnsan vücudunun kalça ile diz arasındaki bölümü. Hayvanların, arka bacaklarının gövdeye bitişik olan dolgun, etli bölümü.

BUTURLUK

Haşarlık, zıpırlık.

BUTURGAÇ

Haşarı, yaramaz, eğlence, gezme düşkünü, azgın.

BUTLAN

Batıl olma durumu. Geçersizlik, hükümsüzlük. Yanlışlık, haksızlık.

BUTLU

Budu olan.

BUTRAŞMAK

Çok kuvvetlenip azgınlaşmak.

BUTİKÇİ

Butik işleten kimse.

BUTAFORCULUK

Butaforcunun yaptığı iş.

BUTTUK

Kısa don.

BUTURAMAK

Yaramazlık, taşkınlık yapmak, kabına sığamamak.

BUTAFOR

Oyun için gerekli sahne eşyası.

BUTSUZ

Budu olmayan.

BUTAFORCU

Oyun için gerekli sahne eşyasını yapan uzman.

BUTURAK

Ekinler içinde biten, yapışkan dikenli bir ot. Kilimde, heybede, çulda olan bir motif.

BUTİKÇİLİK

Butikçinin yaptığı iş.

BUTTUM

Yabani fındık.

  -   -   -  

Anlamında BUT bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BUT geçen kelimeler listesi verilmiştir.

MURABIT

Savaşçı derviş. Marabut.

EĞRİCE

Az eğri olan. Sığır sineği. Buttan yapılmış olan pastırma.

İMAMKAYIĞI

Tabut.

İLİŞİK

İliştirilmiş, eklenmiş, bağlanmış, merbut. Ek. İlgi, bağlılık, ilişki, münasebet. Bir şeyle ilgili, ilişkin, ait.

SANDUKA

Mezarın üzerine yerleştirilmiş, tabut büyüklüğünde tahta veya mermer sandık.

SAL

Birçok kalın direk yan yana bağlanarak yapılan, düz ve korkuluksuz deniz veya ırmak taşıtı. Tabut.

BAGET

Bateri çalmaya yarayan ince, kısa çubuk. Tavuk, piliç vb. kanatlılarda but ile paça arasında kalan etli bölüm. Çorabı gergin tutmak ve düşmesini engellemek için kullanılan sert lastik. Tıraşlanmış, dikdörtgen biçiminde değerli taş. Düşük gramajlı ince, uzun ekmek.

APIŞ

Butların iç tarafı.

KEYLOGGER

Bilgisayarda basılan tuşların kaydını tutan program. Keylogger programının kaydettiği bilgiler, keylogger yazılımını bilgisayara kuran casus kişiye bir şekilde iletilecek şekilde tasarlanmıştır. Aslen ingilizce bir kelime olan keylogger, key ve logger kelimelerinin birleşiminden meydana gelir. Key, anahtar veya tuş (buton,düğme) anlamına gelir. Log ise tutulan kayıt anlamında kullanılan bir sözcüktür. Log kelimesine türeyen logger ise, kayıt tutucu anlamında kullanılır. Key ve Logger bir araya geldiğinde, anlaşılacağı üzere, tuşların kaydını tutan program akla gelir.

BARBUTÇU

Barbut oynayan kimse.

BAĞLILIK

Bağlı olma durumu, merbutiyet. Bağlılaşım. Birine karşı, sevgi, saygı ile yakınlık duyma ve gösterme, sadakat.

ŞAHİN

Kartalgillerden, Avrupa ve Asya'nın dağ, orman ve çalılıklarında yaşayan, 50-55 santimetre uzunluğunda yırtıcı bir kuş (Buteo buteo).

KIÇ

Kuyruk sokumu bölgesi, kaba et, kaba but, popo, makat. Bacak, ayak. Deniz teknelerinde art taraf. Arka bölümde olan.

BİTİRİMCİ

Barbut oynatan kimse.

TABUTLUK

Camide boş tabutların konulduğu yer. Ancak bir kişinin hareket etmeden ayakta durabileceği özel işkence bölmesi.

KATAFALK

Önünden geçilerek kendisine saygı gösterilmek istenen ölünün tabutunun konulması için yapılmış yüksek yer.

TENEŞİRLİK

Cami avlularında teneşir ve tabut konulan yer. Teneşir yapmaya yarayan tahta. Ölmek üzere olan (hasta). Kötü huyunu ölünceye kadar sürdüren (kimse).

ABULLABUTLUK

Abullabut olma durumu.

İLİŞKİN

İlgisi, ilişiği olan, bağlı, ilgili, ait, merbut, müteallik.

CENAZE

Kefenlenip tabuta konmuş, gömülmeye hazırlanmış insan ölüsü. Cenaze töreni. Ölü, ölmüş kimse.