Kelimeler arşivi içinde; başında "but" olan, toplam 20 adet kelime bulunmaktadır. but ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu but ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde but olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
BUTAFORCULUK
BUTİKÇİLİK
BUTAFORCU, BUTURAMAK, BUTRAŞMAK
BUTURLUK, BUTURGAÇ
BUTİKÇİ, BUTURAK, BUTAFOR
BUTLAN, BUTSUZ, BUTTUK, BUTTUM
BUTLU, BUTON, BUTUM, BUTUR, BUTİK
BUT
BUT
İnsan vücudunun kalça ile diz arasındaki bölümü. Hayvanların, arka bacaklarının gövdeye bitişik olan dolgun, etli bölümü.
BUTRAŞMAK
Çok kuvvetlenip azgınlaşmak.
BUTURGAÇ
Haşarı, yaramaz, eğlence, gezme düşkünü, azgın.
BUTİKÇİLİK
Butikçinin yaptığı iş.
BUTLAN
Batıl olma durumu. Geçersizlik, hükümsüzlük. Yanlışlık, haksızlık.
BUTURAK
Ekinler içinde biten, yapışkan dikenli bir ot. Kilimde, heybede, çulda olan bir motif.
BUTTUK
Kısa don.
BUTAFORCULUK
Butaforcunun yaptığı iş.
BUTURAMAK
Yaramazlık, taşkınlık yapmak, kabına sığamamak.
BUTTUM
Yabani fındık.
BUTSUZ
Budu olmayan.
BUTAFOR
Oyun için gerekli sahne eşyası.
BUTAFORCU
Oyun için gerekli sahne eşyasını yapan uzman.
BUTİKÇİ
Butik işleten kimse.
BUTURLUK
Haşarlık, zıpırlık.
BUTLU
Budu olan.
Bu bölümde tanımı içerisinde BUT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
EĞRİCE
Az eğri olan. Sığır sineği. Buttan yapılmış olan pastırma.
BAGET
Bateri çalmaya yarayan ince, kısa çubuk. Tavuk, piliç vb. kanatlılarda but ile paça arasında kalan etli bölüm. Çorabı gergin tutmak ve düşmesini engellemek için kullanılan sert lastik. Tıraşlanmış, dikdörtgen biçiminde değerli taş. Düşük gramajlı ince, uzun ekmek.
İLİŞKİN
İlgisi, ilişiği olan, bağlı, ilgili, ait, merbut, müteallik.
SAL
Birçok kalın direk yan yana bağlanarak yapılan, düz ve korkuluksuz deniz veya ırmak taşıtı. Tabut.
APIŞ
Butların iç tarafı.
TENEŞİRLİK
Cami avlularında teneşir ve tabut konulan yer. Teneşir yapmaya yarayan tahta. Ölmek üzere olan (hasta). Kötü huyunu ölünceye kadar sürdüren (kimse).
MURABIT
Savaşçı derviş. Marabut.
SANDUKA
Mezarın üzerine yerleştirilmiş, tabut büyüklüğünde tahta veya mermer sandık.
KATAFALK
Önünden geçilerek kendisine saygı gösterilmek istenen ölünün tabutunun konulması için yapılmış yüksek yer.
BARBUTÇU
Barbut oynayan kimse.
KEYLOGGER
Bilgisayarda basılan tuşların kaydını tutan program. Keylogger programının kaydettiği bilgiler, keylogger yazılımını bilgisayara kuran casus kişiye bir şekilde iletilecek şekilde tasarlanmıştır. Aslen ingilizce bir kelime olan keylogger, key ve logger kelimelerinin birleşiminden meydana gelir. Key, anahtar veya tuş (buton,düğme) anlamına gelir. Log ise tutulan kayıt anlamında kullanılan bir sözcüktür. Log kelimesine türeyen logger ise, kayıt tutucu anlamında kullanılır. Key ve Logger bir araya geldiğinde, anlaşılacağı üzere, tuşların kaydını tutan program akla gelir.
BİTİRİMCİ
Barbut oynatan kimse.
ŞAHİN
Kartalgillerden, Avrupa ve Asya'nın dağ, orman ve çalılıklarında yaşayan, 50-55 santimetre uzunluğunda yırtıcı bir kuş (Buteo buteo).
KIÇ
Kuyruk sokumu bölgesi, kaba et, kaba but, popo, makat. Bacak, ayak. Deniz teknelerinde art taraf. Arka bölümde olan.
TABUTLUK
Camide boş tabutların konulduğu yer. Ancak bir kişinin hareket etmeden ayakta durabileceği özel işkence bölmesi.
CENAZE
Kefenlenip tabuta konmuş, gömülmeye hazırlanmış insan ölüsü. Cenaze töreni. Ölü, ölmüş kimse.
İLİŞİK
İliştirilmiş, eklenmiş, bağlanmış, merbut. Ek. İlgi, bağlılık, ilişki, münasebet. Bir şeyle ilgili, ilişkin, ait.
BAĞLILIK
Bağlı olma durumu, merbutiyet. Bağlılaşım. Birine karşı, sevgi, saygı ile yakınlık duyma ve gösterme, sadakat.
İMAMKAYIĞI
Tabut.
ABULLABUTLUK
Abullabut olma durumu.