Kelimeler arşivi içinde; başında "buy" olan, toplam 73 adet kelime bulunmaktadır. buy ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu buy ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde buy olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
BUYURGANLAŞMAK
BUYRUĞINLAYIN, BUYURGANLAŞMA
BUYURABİLMEK
BUYURGANLIK, BUYURABİLME, BUYRUKÇULUK, BUYURUCULUK
BUYURULMAK, BUYURGANCA
BUYRUKHAN, BUYRULMAK, BUYURULTU, BUYURANSU, BUYRUKBAY, BUYDURMAK, BUYRUKATA, BUYRUKALP, BUYURETTİ
BUYRUNTU, BUYRUMCU, BUYUHMAH, BUYRULTU, BUYURDUM, BUYRUKÇU, BUYRULDU, BUYRULMA, BUYALACI, BUYNUZLU, BUYURGAN, BUYIRMAK, BUYDURMA, BUYURMAK, BUYURUCU
BUYURMA, BUYUŞUK, BUYANNİ, BUYURUK, BUYURTU, BUYUMAK, BUYUMAH
BUYURU, BUYYON, BUYULU, BUYRUK, BUYDAL, BUYDAR, BUYDAY, BUYDEY, BUYDİY, BUYİDE, BUYMAK, BUYNAZ, BUYNUZ, BUYRAK
BUYOL, BUYUZ, BUYAN, BUYAZ, BUYDA, BUYUK, BUYRU, BUYDE, BUYUM, BUYDU, BUYIK, BUYOT, BUYLE, BUYLU, BUYMA
BUYU, BUYA
BUY
BUY
Vay gibi, şaşma, alay bildirir ünlem. Endişe ve şaşma ifade eden ünlem; oy!.
BUYURULMAK
Emir almak, emredilmek.
BUYRUKHAN
Buyruk veren hükümdar.
BUYURGANCA
Buyurgana yakışır bir biçimde.
BUYURGANLAŞMA
Buyurganlaşmak işi.
BUYURABİLME
Buyurabilmek işi.
BUYURGANLIK
Buyurgan olma durumu.
BUYRUKÇULUK
Buyrukçu olma durumu.
BUYURUCULUK
Bir kişinin ya da küçük bir kümenin herhangi bir toplumsal sınıf yararına, devlet erkini kullanarak bütün toplumsal kurumları, toplum üyelerini tam ve gönlünce bir denetim altında bulundurduğu siyasal örgütleniş biçimi.
BUYRULMAK
Buyurma işi yapılmak.
BUYURULTU
Belge. Davetiye.
BUYRUKBAY
Buyruk veren zengin.
BUYRUĞINLAYIN
Buyruğuna göre, emri üzere.
BUYURABİLMEK
Buyurma imkânı veya olasılığı bulunmak.
BUYURANSU
Diyarbakır ilinde, Ovabağ nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
BUYURGANLAŞMAK
Buyurgan duruma gelmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde BUY geçen kelimeler listesi verilmiştir.
APORT
Avın veya kendisine gösterilen şeyin üzerine atılıp getirmesi için köpeğe verilen buyruk sözü.
BUYRULTU
Sadrazam, vezir, beylerbeyi vb. yüksek devlet görevlileri tarafından yazılan buyruk.
BERAT
Bir buluştan, bir haktan yararlanmak için devletçe verilen belge, patent. Osmanlı Devleti'nde bir göreve atanan, aylık bağlanan, san, nişan veya ayrıcalık verilen kimseler için çıkarılan padişah buyruğu.
BUYURU
Buyruk.
AMEL
Yapılan iş, edim, fiil. İshal. Bir kimsenin dinin buyruklarını yerine getirmek için yaptıkları.
BUYRUK
Belirli bir davranışta bulunmaya zorlayıcı söz, buyuru, emir, ferman. Egemenlik.
BUYURGAN
Sık sık buyruk veren, buyruk verir gibi konuşan. Kesin hüküm bildiren.
ANAÇ
Şefkatli, anne gibi davranan. Yemiş verecek durumdaki ağaç. Yavru yetiştirecek duruma gelmiş olan hayvan. Kurnaz. Başına buyruk. İri, kart. Deneyimli, bilgili.
CÜNÜP
Dinin buyurduğu biçimde henüz yıkanmadığı için temiz sayılmayan (kimse), cenabet.
BUYRULMA
Buyrulmak işi.
BUYURMA
Buyurmak işi.
DİKTA
Hiçbir şart olmaksızın körü körüne uyulması gereken buyruk.
AMA
Çelişkili ve tutarsız iki cümleyi birbirine bağlamaya yarayan bir söz, amma, lakin, velakin. Uyarma veya şartlı bir ifade niteliğinde olan bir cümleyi, başka bir cümleye bağlamaya yarayan bir söz. Bir yargıyı veya bir buyruğu pekiştirmek için de kullanılan bir söz. Beklenmeyen bir sonucu anlatan iki cümleyi onun sebebi durumunda olan cümleye bağlayan bir söz. Bazen dikkati çekmek için cümlenin sonuna getirilen bir söz.
ÇAVUŞ
Bir işin veya işçilerin başında bulunan ve onları yöneten sorumlu kimse. Osmanlı ordusunda üst komutanların buyruklarını ast komutanlara ulaştıran görevli. Askerî okullarda sınıf başkanı. Osmanlı Devleti teşkilatında çeşitli hizmetler yapan görevli. Onbaşıdan sonra gelen ve görevi manga komutanlığı olan erbaş.
AZRAİL
Tanrı buyruğu ile insanların canını almakla görevlendirilen melek, alıcı, can alıcı.
BUYMA
Buymak işi.
AMBARGO
Bir malın serbest sürümünü engellemek için konulan yasak, engelleyim. Bir ülkenin dış dünyayla ilişkilerini engelleme, engelleyim. Bir kişinin başka kişilerle ilişkilerini engelleme, engelleyim. Bir devletin, gemilerin kendi limanlarından ayrılmasını yasaklama buyruğu, engelleyim.
AMİR
Bir işte emir verme yetkisi bulunan kimse, mir. Buyuran, buyurucu. Satıcı veya ihracatçının gönderdiği malların bedelini almak üzere gerekli belgeleri göstererek bankaya başvuran kimse.
AST
Alt. Birine göre alt aşamada olan kimse, madun. Rütbe veya kıdemce küçük olan asker. Birinin buyruğu altında olan görevli, madun.
BUYRUKÇU
Buyuran, emreden kimse.