Sonu BURDAN ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "burdan" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu burdan ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında burdan olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde burdan olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

BURDAN

Buradan. Bu yerden.

  -   -   -  

Anlamında BURDAN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BURDAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

GÖZELLEMEK

Buğday toprak ve benzerleri şeyleri iri gözlü kalburdan elemek.

ELENİK

Arpa, buğday ve benzerlerinin kalburdan geçirilmiş kısmı.

DAŞİRİLMEK

Değiştirilmek, tayin olmak: Muallim burdan dâşirilmiş.

ELENTİ

Arpa, buğday vb.nin kalburdan geçirilmiş bölümü.

GALINTI

Öğütülmüş bulgurun kalburdan geçmesiyle kalan kepek ve bulgur parçaları. Evlenmemiş kız.

KALBURLATMAK

Kalburdan geçirtmek.

ELENTÜ

Arpa, buğday ve benzerlerinin kalburdan geçirilmiş kısmı.

GÖZERMEK

Buğday toprak ve benzerleri şeyleri iri gözlü kalburdan elemek. Görünmek.

ELEMÜK

Arpa, buğday ve benzerlerinin kalburdan geçirilmiş kısmı.

GÖZERLEMEK

Buğday toprak ve benzerleri şeyleri iri gözlü kalburdan elemek. İri gözlü kalburdan geçirmek.

KALBURLANMAK

Kalburdan geçirilmek.

DERİNTÜ

Surdan burdan toplanmış (eşya, şey, insan).

ÇALKALAMAK

Sulu bir şeyi sarsarak veya çırparak karıştırmak. İçinde bir şey bulunan bir nesneyi sarsarak sallamak. Bir şeyi içinden su çarparak geçirmek yolu ile temizlemek. Vücudun göbek, kalça vb. yerini sürekli oynatmak. Sağlığının bozulmasına yol açmak. Tahılı sarsarak kalburdan geçirmek, elemek. Kuluçka yumurtalarını çevirmek.

CIBA

Tüyü kırkılmış keçi ve koyun. Kel, saçsız. Kağnı ve boyundurukta kullanılan ağaç çivi. Zayıf, ince ve küçük. Bozkır, verimsiz toprak. Tepe, yüksek yer. Bol gübreli yumuşak toprak. Kalburdan geçirilerek temizlenmiş pirinç. Salyangoz. Domuz yavrusu. Yelken bezi. Süslü çocuk giyeceği. Yeni doğan çocuklara giydirilen gömlek. Dağınık. Yaramaz çocuk. Piç. Bebeklikten çıkmış çocuk. Çıplak. Tandır karıştırmaya yarayan ucu demirli değnek. Çocuk. Tüyü yeni kırkılmış keçi yavrusu. Erkek çocuk (Yemişli köyü), çocuk (Gediz). Kırkılmış keçi (Çayağzı). Domuz yavrusu, çocuk (kızgınlıkla).

KALBURCU

Kalbur yapan veya satan kimse. İşi, bir şeyi kalburdan geçirmek olan kimse.

GOTGOZERİ

Savrularak samanından ayrılan buğdayın kalburdan geçirildiği zaman geriye kalan çöpleri.

GÖZERLENMEK

İri gözlü kalburdan geçirilmek.

DİBLİK

Dere kenarındaki bahçe, tarla. Kalburdan geçen tahılın döküntüsü. Yün ve pamuğun kırıntısı. Hayvanları bağlamaya yarayan zincir.

KALBURLAMAK

Kalburdan geçirmek.

ÇİNEBAŞI

İri gözlü kalburdan geçen buğday taneleriyle taş toprak karışık olarak harmanda kalan küçük yığın.