Kelimeler arşivi içinde; başında "burdan" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. burdan ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu burdan ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde burdan olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
BURDAN
BURDAN
Buradan. Bu yerden.
Bu bölümde tanımı içerisinde BURDAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ELENTİ
Arpa, buğday vb.nin kalburdan geçirilmiş bölümü.
DERİNTÜ
Surdan burdan toplanmış (eşya, şey, insan).
ELEMÜK
Arpa, buğday ve benzerlerinin kalburdan geçirilmiş kısmı.
GÖZERMEK
Buğday toprak ve benzerleri şeyleri iri gözlü kalburdan elemek. Görünmek.
GÖZERLEMEK
Buğday toprak ve benzerleri şeyleri iri gözlü kalburdan elemek. İri gözlü kalburdan geçirmek.
CIBA
Tüyü kırkılmış keçi ve koyun. Kel, saçsız. Kağnı ve boyundurukta kullanılan ağaç çivi. Zayıf, ince ve küçük. Bozkır, verimsiz toprak. Tepe, yüksek yer. Bol gübreli yumuşak toprak. Kalburdan geçirilerek temizlenmiş pirinç. Salyangoz. Domuz yavrusu. Yelken bezi. Süslü çocuk giyeceği. Yeni doğan çocuklara giydirilen gömlek. Dağınık. Yaramaz çocuk. Piç. Bebeklikten çıkmış çocuk. Çıplak. Tandır karıştırmaya yarayan ucu demirli değnek. Çocuk. Tüyü yeni kırkılmış keçi yavrusu. Erkek çocuk (Yemişli köyü), çocuk (Gediz). Kırkılmış keçi (Çayağzı). Domuz yavrusu, çocuk (kızgınlıkla).
ELENİK
Arpa, buğday ve benzerlerinin kalburdan geçirilmiş kısmı.
GÖZERLENMEK
İri gözlü kalburdan geçirilmek.
DAŞİRİLMEK
Değiştirilmek, tayin olmak: Muallim burdan dâşirilmiş.
GALINTI
Öğütülmüş bulgurun kalburdan geçmesiyle kalan kepek ve bulgur parçaları. Evlenmemiş kız.
DİBLİK
Dere kenarındaki bahçe, tarla. Kalburdan geçen tahılın döküntüsü. Yün ve pamuğun kırıntısı. Hayvanları bağlamaya yarayan zincir.
GÖZELLEMEK
Buğday toprak ve benzerleri şeyleri iri gözlü kalburdan elemek.
ELENTÜ
Arpa, buğday ve benzerlerinin kalburdan geçirilmiş kısmı.
ÇALKALAMAK
Sulu bir şeyi sarsarak veya çırparak karıştırmak. İçinde bir şey bulunan bir nesneyi sarsarak sallamak. Bir şeyi içinden su çarparak geçirmek yolu ile temizlemek. Vücudun göbek, kalça vb. yerini sürekli oynatmak. Sağlığının bozulmasına yol açmak. Tahılı sarsarak kalburdan geçirmek, elemek. Kuluçka yumurtalarını çevirmek.
KALBURLAMAK
Kalburdan geçirmek.
GOTGOZERİ
Savrularak samanından ayrılan buğdayın kalburdan geçirildiği zaman geriye kalan çöpleri.
KALBURLATMAK
Kalburdan geçirtmek.
KALBURCU
Kalbur yapan veya satan kimse. İşi, bir şeyi kalburdan geçirmek olan kimse.
ÇİNEBAŞI
İri gözlü kalburdan geçen buğday taneleriyle taş toprak karışık olarak harmanda kalan küçük yığın.
KALBURLANMAK
Kalburdan geçirilmek.