Kelimeler arşivi içinde; sonunda "bunlu" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. Sonu bunlu ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında bunlu olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde bunlu olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
BUNLU
Sıkıntılı.
SABUNLU
İçinde sabun eritilmiş. Sabun sürülmüş fakat durulanmamış.
KUŞBUNLU
Yabangülü, kuşburnu.
Bu bölümde tanımı içerisinde BUNLU geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇİRK
Kilim yerine kullanılan keçe. Gübre: Yarın tarlaya çirk çekeceğim. Sıkıntı, cefa. Tütün zifiri. Bitkilerin leke yapıcı suyu: Ceviz çirki hiç çıkmaz. Üzüm posası. Cevizin dışındaki meyva olgunlaşınca düşen yeşil kabuğu. Küçük toz parçaları. Pis su. Saman karıştırılmış sulu çamur. Sigara izmariti. (Yukarıkaşıkara Yalvaç Isparta). Killi ve sabunlu çamaşır suyu. (İnönü Eskişehir).
BUNALIM
Doğal bir süreçte birdenbire oluşan aykırılık, bunluk, buhran, kriz. Tehlikeli sonuç doğurabilecek gerginlik, buhran, kriz. Uyaranlara karşı duyarlığın, iş yapabilme gücünün, kendine güvenin azalarak karamsarlığın, umutsuzluğun güçlenmesiyle ortaya çıkan ruhsal bozukluk, ruhsal çöküntü, depresyon. Bir hastalıkta iyileşme veya ölümle sonuçlanan, birdenbire ortaya çıkan fizyolojik değişiklik, kriz. Çöküntü.
BUHRAN
Bunalım, bunluk, kriz.
SABINNIH
Sabunluk; kağnı arabasının 'mazı'sını yağlamak için bezir yağı veya 'tort' konulan kap; pis temiz gözetmeden herşeyi yiyebilen kimsenin miğdesi.
SABINDIRIK
Kağnı arabalarında mazının yanmasını önlemek için sürülen bezir yağının, sabun suyunun konduğu teneke ya da boynuzdan kap. Kağnı arabalarında mazıya sürülmesi için kullanılan sabunlu suyun konulduğu boynuzdan kap. Kağnılarda kullanılmak amacıyla öküz ya da manda boynuzundan yapılma yağdanlık. (Gülâbi Pınarbaşı Kayseri).
SINIKLIK
Kırıklık, hüzün. Bozgunluk, inhizam. Zayıflık, zebunluk.
ARAV
Yan kirli, sabunlu çamaşır suyu: Bu aravı tenekeye dök. Çökertilen ayrandan geriye kalan su. Yemek artığı. Sebep, yol, uğur: Ben de senin aravına yandım.
EPRİK
Çamaşır yıkandıktan sonra geriye kalan az kirli ve köpüklü su. Sabunlu su: Çamaşırı epriğe bas.