Kelimeler arşivi içinde; başında "bunlu" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. bunlu ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu bunlu ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde bunlu olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
BUNLU
Sıkıntılı.
BUNLUK
Bunalım, sıkıntı.
Bu bölümde tanımı içerisinde BUNLU geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ARAV
Yan kirli, sabunlu çamaşır suyu: Bu aravı tenekeye dök. Çökertilen ayrandan geriye kalan su. Yemek artığı. Sebep, yol, uğur: Ben de senin aravına yandım.
EPRİK
Çamaşır yıkandıktan sonra geriye kalan az kirli ve köpüklü su. Sabunlu su: Çamaşırı epriğe bas.
ÇİRK
Kilim yerine kullanılan keçe. Gübre: Yarın tarlaya çirk çekeceğim. Sıkıntı, cefa. Tütün zifiri. Bitkilerin leke yapıcı suyu: Ceviz çirki hiç çıkmaz. Üzüm posası. Cevizin dışındaki meyva olgunlaşınca düşen yeşil kabuğu. Küçük toz parçaları. Pis su. Saman karıştırılmış sulu çamur. Sigara izmariti. (Yukarıkaşıkara Yalvaç Isparta). Killi ve sabunlu çamaşır suyu. (İnönü Eskişehir).
SABINDIRIK
Kağnı arabalarında mazının yanmasını önlemek için sürülen bezir yağının, sabun suyunun konduğu teneke ya da boynuzdan kap. Kağnı arabalarında mazıya sürülmesi için kullanılan sabunlu suyun konulduğu boynuzdan kap. Kağnılarda kullanılmak amacıyla öküz ya da manda boynuzundan yapılma yağdanlık. (Gülâbi Pınarbaşı Kayseri).
BUHRAN
Bunalım, bunluk, kriz.
SINIKLIK
Kırıklık, hüzün. Bozgunluk, inhizam. Zayıflık, zebunluk.
SABINNIH
Sabunluk; kağnı arabasının 'mazı'sını yağlamak için bezir yağı veya 'tort' konulan kap; pis temiz gözetmeden herşeyi yiyebilen kimsenin miğdesi.
BUNALIM
Doğal bir süreçte birdenbire oluşan aykırılık, bunluk, buhran, kriz. Tehlikeli sonuç doğurabilecek gerginlik, buhran, kriz. Uyaranlara karşı duyarlığın, iş yapabilme gücünün, kendine güvenin azalarak karamsarlığın, umutsuzluğun güçlenmesiyle ortaya çıkan ruhsal bozukluk, ruhsal çöküntü, depresyon. Bir hastalıkta iyileşme veya ölümle sonuçlanan, birdenbire ortaya çıkan fizyolojik değişiklik, kriz. Çöküntü.