Kelimeler arşivi içinde; sonunda "bulaşık" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu bulaşık ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında bulaşık olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde bulaşık olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
BULAŞIK
BULAŞIK
Yiyecek veya içecekle kirletilmiş mutfak eşyası veya kap kacak. Kirli. İz, etki, kalıntı. Yapışkan, sulu. Düzensiz, karışık.
Bu bölümde tanımı içerisinde BULAŞIK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇALHANTU
Yıkanan buğdayın eleğin altında kalan kısmı, elenti. Sulandırılmış yoğurt, ayran. Bulaşık suyu.
BULAŞIKÇILIK
Bulaşıkçının yaptığı iş.
BULEŞTİK
Bulaşık taşı.
APDASTLIK
Evlerde el, yüz ve bulaşık yıkanan yer.
ABTASLIK
Evlerde el, yüz ve bulaşık yıkanan yer.
ÇEPEL
Kir, bulaşık, çamur, pislik. Bozuk, kapalı (hava). Ürüne karışmış yabancı madde. Çalı çırpı.
EVİYE
Mutfakta musluk altında bulaşık yıkamaya yarayan tekne.
ABDESLİK
Evlerde el, yüz ve bulaşık yıkanan yer. Banyo.
TEMİZ
Kirli, lekeli, pis, bulaşık olmayan, arı, pak, münezzeh, hijyen, hijyenik. Kirli, lekeli, bulaşık olmayan bir biçimde. Sabıkasız. Ahlakça lekesiz, necip, nezih. Özenle yapılmış. Çok az kullanılmış veya hiç kullanılmamış olan, özrü olmayan.
BULAŞIKHANE
Kışla, okul, otel vb. yerlerde bulaşık yıkamaya ayrılan özel bölüm.
ALAT
Acele, ivedi, çabuk. İpek böceklerinin koza yapmalarından bir hafta, on gün önce, çok yaprak yeme devresi. Bez dokuma tezgâhı. Sarıya veya kırmızıya boyanmış yün iplik. Elbise. Azgın, tehlikeli köpek. Bir çeşit çam ağacı. Karanfil, zencefil, tarçın gibi baharların karışımı. Düğünlerde pilâvın üzerine konulan söğüş et. Bulaşık. Uykudan uyanan ipek böceğinin yaprağa saldırması, evecen yemesi. Acele, çabuk. Bir tür çam ağacı.
APDASLIK
Evlerde el, yüz ve bulaşık yıkanan yer.
TABAKÇI
Tabak yapan veya satan kimse. Lokanta vb. yerlerde bulaşık yıkayan kimse.
DAMLALIK
Bir sıvıyı damla damla akıtmak için bir ucuna kauçuktan yapılmış başlık geçirilmiş, öbür ucu sivri, cam veya plastikten araç. Bir yapıda çörtenleri ve dam oluklarını taşıyan yan duvar. Bulaşık teknesinin yanına konulan ve yıkanmış kap kacağın sularını tekneye akıtan oluklu bölüm.
BULAŞOH
Bulaşık kap. Sarkıntı kimse.
BULAŞIH
Bulaşık.
BULAŞIKLIK
Bulaşık olma durumu.
BULAŞIM
Bulaşık bir duruma gelme olayı.
ÇAÇAN
Sığır kuyruğu tüyünden dokunan lif. Bulaşık yıkamakta kullanılan, ıslatılarak yumuşatılmış üzüm ağacı kabuğu.
LAVABO
Üzerinde su muslukları bulunan, porselen, emaye, sac vb.nden yapılmış, el, yüz, bulaşık yıkamaya yarar, çukur yer veya eşya. Lokanta, gar vb. yerlerde bu düzenin bulunduğu yer. Tuvalet.