Kelimeler arşivi içinde; başında "bula" olan, toplam 93 adet kelime bulunmaktadır. bula ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu bula ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde bula olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
BULANDIRILABİLMEK, BULANIKLAŞTIRILMA
BULANDIRILABİLME, BULANIKLAŞTIRMAK
BULANDIRIVERMEK, BULANDIRABİLMEK, BULAŞTIRABİLMEK, BULANIKLIKÖLÇÜM, BULAŞTIRIVERMEK, BULANIKLAŞTIRMA, BULANIKLIKÖLÇER
BULAMKLAŞTIRMA, BULANDIRABİLME, BULAŞTIRIVERME, BULAŞTIRABİLME, BULANDIRIVERME
BULAŞTIRILMAK, BULANIKLAŞTIR, BULANDIRILMAK, BULANIKLAŞMAK
BULANIVERMEK, BULAŞIKÇILIK, BULAYABİLMEK, BULARCILAYIN, BULAŞABİLMEK, BULANIKLAŞMA, BULAŞIVERMEK, BULAŞTIRILMA, BULANDIRILMA, BULANABİLMEK
BULAŞIVERME, BULAŞIKHANE, BULAŞTIRMAK, BULANIVERME, BULAŞTIRICI, BULAŞKANLIK, BULAYABİLME, BULANABİLME, BULAŞABİLME, BULANDIRMAK, BULAŞICILIK
BULAŞTIRMA, BULARUNÇÜN, BULAŞLAMAK, BULAŞILMAK, BULANIKLIK, BULAŞIKLIK, BULANDIRMA
BULAMAMAK, BULANIKSI, BULATALIK, BULAŞIKÇI, BULAŞILMA, BULANIKÇA
BULAŞKAN, BULAŞICI, BULAŞMAK, BULANMAK, BULANDAÇ, BULANCAK, BULAMBAÇ, BULATMAK
BULAŞMA, BULAŞOH, BULAŞUH, BULATMA, BULAVUT, BULAŞIK, BULAYRI, BULAYKİ, BULAYGA, BULAMAÇ, BULAMAK, BULAMAŞ, BULAMEÇ, BULAMUK, BULANIH, BULANIK, BULANIŞ, BULANMA, BULANTI, BULANUK, BULARCA, BULAŞIH, BULAŞIM
BULADA, BULARA, BULAMA
BULAV, BULAY, BULAR, BULAK
BULA
BULA
Yenge, amca ya da dayı karısı.
BULANDIRILABİLMEK
Bulandırılma imkânı veya olasılığı bulunmak.
BULANIKLIKÖLÇÜM
Bir sıvıda, asılı bulunan taneciklerin niteliğini, ışık geçiriminin sıvıdaki katıların niceliğiyle değişmesine dayanarak belirleme.
BULANIKLAŞTIRMA
Bulanıklaştırmak işi.
BULANIKLAŞTIRMAK
Bulanık duruma getirmek.
BULAŞTIRABİLME
Bulaştırabilmek işi.
BULANDIRABİLME
Bulandırabilmek işi.
BULAŞTIRIVERME
Bulaştırıvermek işi.
BULANDIRIVERMEK
Çabucak bulandırmak.
BULAMKLAŞTIRMA
Konunun odak dışı kılınmasıyla görüntüye bulanık bir görünüş sağlama.
BULANDIRABİLMEK
Bulandırma imkânı veya olasılığı bulunmak.
BULANIKLIKÖLÇER
Katı asıltı dizgelerinde, bağıl ışık geçirimini ölçerek asıltı derişimini ya da yüzey alanını belirleyen aygıt.
BULANDIRILABİLME
Bulandırılabilmek işi.
BULAŞTIRIVERMEK
Çabucak bulaştırmak.
BULANIKLAŞTIRILMA
Bulanıklaştırılmak işi.
BULAŞTIRABİLMEK
Bulaştırma imkânı veya olasılığı bulunmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde BULA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AĞRIMA
Ağrımak işi. Memeli hayvanlarda görülen ara konakçı kenelerin bulaştırdığı ağrıma asalaklarından ileri gelen hastalık.
BULANCAK
Genellikle bulanık akan su. Giresun iline bağlı ilçelerden biri.
BELENMEK
Kundaklanmak. Bulanmak, bulaşmak.
BULANIKLAŞMA
Bulanıklaşmak işi.
BOĞMACA
Genellikle çocuklarda öksürük nöbetleriyle kendisini gösteren bulaşıcı bir hastalık.
BALLANMAK
Bal bulaşmak, bal sürülmek. Tatlılaşmak, tatlanmak, olgunlaşmak.
BELEMEK
Çocuğu kundaklamak. Beşiğe yatırıp bağlamak. Bulamak, bulaştırmak.
BULANIKÇA
Biraz bulanık olan, çok duru olmayan.
AÇ
Yemek yemesi gereken, tok karşıtı. Karnı doymamış olarak. Yiyecek bulamayan. Çok istekli, hevesli. Gözü doymaz, haris.
AKILCILIK
Akla dayanan, doğruluğun ölçütünü duyularda değil, düşünmede ve tümdengelimli çıkarmalarda bulan öğretilerin genel adı, usçuluk, akliye, rasyonalizm, deneycilik karşıtı. Akla ve akıl yolu ile varılan yargıya inanma, akla aykırı veya akıl dışı hiçbir şeyi tanımama davranışı ve tutumu, akliye, rasyonalizm. Bilginin evrensellik ve zorunluluğunun deneyden ve deneye dayanan genellemeden değil, yalnızca akıldan çıkartılabileceğini savunan öğreti, rasyonalizm.
BULANDIRMAK
Bulanmasına yol açmak, bulanmasını sağlamak. İki veya daha çok şeyi birbirlerinden fark edilmeyecek bir biçimde karıştırmak.
ARIZ
Sonradan ortaya çıkan. Bulaşmış, musallat olmuş.
BENZİNLEMEK
Benzin dökerek yakmak. Bir nesneyi benzine bulamak.
BULANDIRILMAK
Bulandırma işi yapılmak.
BAYMAK
Yiyecek baygınlık vermek, mideyi bulandırmak, midede ezinti yapmak. Can sıkıntısı vermek, sıkmak, bunaltmak. Aldatmak, kandırmak, etki altında bırakmak.
BULANIK
Bulanmış olan, duru olmayan. Açık seçik görünmeyen, net olmayan. Muş iline bağlı ilçelerden biri. Donuk, anlamsız, fersiz (bakış). Niteliği tam anlaşılmayan. Bulutlu, kapalı (hava). Bulanmış, duru olmayan bir biçimde.
AĞDALANMAK
Ağda durumuna gelmek, ağdalaşmaya başlamak. Ağda bulaşmak.
BALDIRSOKAN
Çift kanatlıların sinekgiller familyasından, karasineğe çok benzeyen, kan emen, hastalık bulaştıran, hayvan sağlığı yönünden zararlı bir tür sinek (Stomaxys calcitrans).
BARINMAK
Doğa etkilerinden korunmak için kapalı bir yere sığınmak. Bir yerde yatarak geceyi geçirmek. Yerleşmek, yaşamak için uygun şartlar bularak oturmak. Çevresiyle uyumlu, dirlik içinde yaşamak. Soyut kavram bir yerde etkili olmak, gelişecek ortamı bulmak.
BULAMA
Bulamak işi. Genellikle üzüm şırasının kaynatılması ile yapılmış olan koyu pekmez.