Sonu BOYLAN ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "boylan" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu boylan ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında boylan olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde boylan olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

BOYLAN

Kibirli. Kibirli, mağrur.

  -   -   -  

Anlamında BOYLAN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BOYLAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BOYLANIŞ

Boylanma işi.

BOYLANABİLMEK

Boylanma imkânı veya olasılığı bulunmak.

BOYLANABİLME

Boylanabilmek işi.

KESTANE

Kayıngillerden, ılıman iklimlerde yetişen, 25-30 metre kadar boylanabilen, kerestesi doğramacılıkta kullanılan bir orman ağacı (Castanea sativa). Kestane rengi. Bu ağacın yenebilen kabuklu meyvesi.

GEBEZ

Yağmurların zamanında yağmamasından ekinlerin boylanamayarak kartlaşması. Zayıf, cılız.

ESENMEK

İrileşmek, serpilmek, boylanmak, yetişmek, büyümek. Esnemek, yaylanmak.

ÜMÜRTLEK

Soluk borusu, gırtlak. Soğanın tohuma kaçmış sapı. Boylanmış ekin. Yaprak damarı. Gırtlak, boğaz.

AKBALDIR

Tarlada yetişen ve yenen bir çeşit ot. Zambakgiller (Liliaceae) familyasından, beyaz çiçekli, soğanlı, 80 cm kadar boylanabilen otsu bir bitki. Tükrük otu.

YAPILDAK

Yalın ayak, yaya (yayan sözcüğüyle birlikte kullanılır). Dökülmüş yaprak. Boylanıp gelişmekte olan ekin. Sıcak, bataklık yerde yetişen, enli ve çok yapraklı bir çeşit kamış. Bir çeşit çayır. Yalnız. Yalnayak (yayanla birlikte kullanılır). Çıplak, teçhizatsız. Çanakkale ilinde, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge. Edirne şehri, İpsala ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Eskişehir şehrinde, Kırka nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

BAYINMAK

Bayılmak: Akşam bizim çocuk bayındı. Uyumak. Kendini bir şeye vermek, dalmak. Hasta kendinden geçmek. Tahammül etmek: Burası çok sıcak hiç bayınamıyorum. Vermek, ödemek (argo): Bu tabancaya 250 lira bayındım. Büyümek, boylanmak. Bayılmak.

BOYLANMA

Boylanmak işi.

KELEZLENMEK

Bitki, ağaç, sürgün vermek, boylanmak.

ESELMEK

İrileşmek, serpilmek, boylanmak, yetişmek, büyümek. Esnemek, yaylanmak.

BOYLANIVERMEK

Çabucak boylanmak.

TORAMANLIK

Otları çok gelişmiş, boylanmış yerler.

BOYLANIVERME

Boylanıvermek işi.