Kelimeler arşivi içinde; başında "boylan" olan, toplam 8 adet kelime bulunmaktadır. boylan ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu boylan ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde boylan olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
BOYLANABİLMEK, BOYLANIVERMEK
BOYLANABİLME, BOYLANIVERME
BOYLANMAK
BOYLANIŞ, BOYLANMA
BOYLAN
BOYLAN
Kibirli. Kibirli, mağrur.
BOYLANIVERMEK
Çabucak boylanmak.
BOYLANMA
Boylanmak işi.
BOYLANABİLME
Boylanabilmek işi.
BOYLANIVERME
Boylanıvermek işi.
BOYLANIŞ
Boylanma işi.
BOYLANMAK
Boyu uzamak.
BOYLANABİLMEK
Boylanma imkânı veya olasılığı bulunmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde BOYLAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ESENMEK
İrileşmek, serpilmek, boylanmak, yetişmek, büyümek. Esnemek, yaylanmak.
AKBALDIR
Tarlada yetişen ve yenen bir çeşit ot. Zambakgiller (Liliaceae) familyasından, beyaz çiçekli, soğanlı, 80 cm kadar boylanabilen otsu bir bitki. Tükrük otu.
TORAMANLIK
Otları çok gelişmiş, boylanmış yerler.
GEBEZ
Yağmurların zamanında yağmamasından ekinlerin boylanamayarak kartlaşması. Zayıf, cılız.
YAPILDAK
Yalın ayak, yaya (yayan sözcüğüyle birlikte kullanılır). Dökülmüş yaprak. Boylanıp gelişmekte olan ekin. Sıcak, bataklık yerde yetişen, enli ve çok yapraklı bir çeşit kamış. Bir çeşit çayır. Yalnız. Yalnayak (yayanla birlikte kullanılır). Çıplak, teçhizatsız. Çanakkale ilinde, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge. Edirne şehri, İpsala ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Eskişehir şehrinde, Kırka nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
ÜMÜRTLEK
Soluk borusu, gırtlak. Soğanın tohuma kaçmış sapı. Boylanmış ekin. Yaprak damarı. Gırtlak, boğaz.
KELEZLENMEK
Bitki, ağaç, sürgün vermek, boylanmak.
KESTANE
Kayıngillerden, ılıman iklimlerde yetişen, 25-30 metre kadar boylanabilen, kerestesi doğramacılıkta kullanılan bir orman ağacı (Castanea sativa). Kestane rengi. Bu ağacın yenebilen kabuklu meyvesi.
ESELMEK
İrileşmek, serpilmek, boylanmak, yetişmek, büyümek. Esnemek, yaylanmak.
BAYINMAK
Bayılmak: Akşam bizim çocuk bayındı. Uyumak. Kendini bir şeye vermek, dalmak. Hasta kendinden geçmek. Tahammül etmek: Burası çok sıcak hiç bayınamıyorum. Vermek, ödemek (argo): Bu tabancaya 250 lira bayındım. Büyümek, boylanmak. Bayılmak.