Kelimeler arşivi içinde; başında "boyla" olan, toplam 18 adet kelime bulunmaktadır. boyla ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu boyla ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde boyla olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
BOYLAYABİLMEK, BOYLANIVERMEK, BOYLANABİLMEK
BOYLANIVERME, BOYLAYABİLME, BOYLANABİLME
BOYLAMASINA
BOYLANMAK, BOYLAŞMAK, BOYLATMAK
BOYLANIŞ, BOYLAMAK, BOYLANMA, BOYLATMA
BOYLAMA
BOYLAN, BOYLAM
BOYLA
BOYLA
Değirmen çarkını döndüren suyun çıktığı delik. Değirmen oluğu.
BOYLANIŞ
Boylanma işi.
BOYLAMASINA
Boyu doğrultusunda.
BOYLAMA
Boylamak işi.
BOYLAYABİLME
Boylayabilmek işi.
BOYLAYABİLMEK
Boylama imkânı veya olasılığı bulunmak.
BOYLANMAK
Boyu uzamak.
BOYLANABİLMEK
Boylanma imkânı veya olasılığı bulunmak.
BOYLANIVERME
Boylanıvermek işi.
BOYLATMAK
Boylama işini yaptırmak.
BOYLANMA
Boylanmak işi.
BOYLATMA
Boylatmak işi.
BOYLAMAK
İstemeyerek bir yere gitme durumunda kalmak. Düşmek. Boy ve hacmine göre ayırmak. Yükselmek, çıkmak.
BOYLAŞMAK
Boy ölçüşmek.
BOYLANIVERMEK
Çabucak boylanmak.
BOYLANABİLME
Boylanabilmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde BOYLA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
MERİDYEN
Boylam.
HAYTA
Osmanlıların ilk dönemlerinde eyalet askerlerinin uç boylarında görevli sınıflarından biri. Toroslarda yaşayan bir Yörük aşireti. Başıboş, bir baltaya sap olamamış, apaş, serseri.
MİKRODALGA
Boyları 1 milimetre ile 1 metre arasında değişen elektromanyetik dalga.
TANELİ
Tanelerden oluşmuş. Çeşitli boylarda tanesi olan.
KARLUK
Eski Türk boylarından biri.
TUL
Boylam. Uzunluk.
BRİK
İki direkli, seren yelkenli, birkaç top taşıyan gemi. Önde çok yüksek bir oturma yeri, arkada da boylamasına yerleştirilmiş oturacak yerleri bulunan dört tekerlekli, yaylı at arabası.
KONUM
Bir kimsenin veya bir şeyin bir yerdeki durumu veya duruş biçimi, pozisyon. Bir şehrin uzak ve yakın çevresiyle her türlü ilişkisini sağlayan ve şehrin gelişmesini etkileyen coğrafi şartlarının bütünü. Yeryüzünde bir noktanın, enlem ve boylamların yardımıyla bulunan yeri, konuş.
KESTANE
Kayıngillerden, ılıman iklimlerde yetişen, 25-30 metre kadar boylanabilen, kerestesi doğramacılıkta kullanılan bir orman ağacı (Castanea sativa). Kestane rengi. Bu ağacın yenebilen kabuklu meyvesi.
ÇİĞİL
Eski Türk boylarından biri.
MORÖTESİ
Gözle görülmeyen, dalga boyları yaklaşık 4000 angströmle 200 angström arasında olan, mor ışının ötesinde yer alan, yapay olarak da elde edilip tıpta kullanılan bir ışınım, ultraviyole.
UÇ
Genellikle uzun bir nesnenin incelerek biten son ve sivri noktası. Dış kenar, periferi. Bir şeyin kenarı. Kurşun kalemlerde yazmayı sağlayan kömürden yapılmış olan madde. Bir şeye gereğinden çok fazla bağlanan, önem veren, ekstrem. Bir şeyin başı, tepesi. Türk devletlerinde genellikle sınır boylarındaki eyalet ve sancak. Bir uzaklığın son noktası. Bir şeyin baş veya son noktası.
BOY
Bir şeyin tabanı ile en yüksek noktası arasındaki uzaklık. "Özlü, güzel sözler söyledi" anlamında kullanılan boy boyladı, soy soyladı özlü sözünde geçen bir söz. Ortak bir atadan türediklerine inanılan toplumsal ve ekonomik ilişkilerinde anaerkil, ataerkil anlayışı uygulayan geleneksel topluluk, kabile, klan. Bir yüzeyde, en sayılan iki kenar arasındaki uzaklık, en, genişlik karşıtı. Kumaş için ölçü. Uzunluk.
BIÇKIEVİ
Tomruklardan kalas, kalaslardan daha ince tahtalar kesen, boylarını ve kenarlarını düzgün ve eşit olarak düzelten iş yeri.
IŞINIMÖLÇER
Bir kaynağın bütün dalga boylarındaki toplam ışınımını ölçen araç, bolometre.
SAÇMA
Saçmak işi. Yersiz, akla aykırı, tutarsız söz. Böyle söz söyleyen veya iş yapan. Bir tür balık ağı, serpme ağ. Akla uygun olmayan, pestenkerani, absürt. Avda kullanılan fişeklerin içine konulan, türlü boylardaki küçük ve yuvarlak kurşun tanesi. Yersiz bulunan.
KESİT
Bir şey enlemesine veya boylamasına kesildiğinde ortaya çıkan yüzey. Bir toplumun bölümü, kesim. Bir cisim düz olarak kesildiğinde ortaya çıkan düzlemin biçimi, makta. Ayırıcı özellikleriyle belirlenen süreç.
SEKBAN
Osmanlılarda, sınır boylarında görev yapan bir asker sınıfı. Eyalet paşaları ve sancak beylerine bağlı olarak görev yapan bir asker sınıfı.
KAVANOZ
Plastik, cam vb. maddelerden yapılmış ağzı geniş, çeşitli boylarda kap.
DALGALI
Dalgası olan. Kıvrımlı (saç). Belli dalga boylarını alabilen, alternatif. Açıklı koyulu (renk). Dalga dalga görünen.